Bir Türkiye, bir İsrail, bir de İran

ABD ile diyalog İran için tabuydu. İlk Hatemi yıktı. El altından Clinton'la mektuplaştı. Şimdi de Ruhani, Obama'ya yazıyor.

Sağ olsun İzel, evlilik meraklısı genç kızlar için meseleyi bir çırpıda çözüvermişti: “Mutluluğun formülü çok açık; bir sen, bir ben, bir de bebek.”
Samanlıkları seyran etmeye yetmese de işe yarıyor. Çünkü gerçekçi; yüzük yoksa mutluluk da yok.
Mutluluk, mutsuz olmama halidir.
Mutsuzluksa beklentilerle gerçeklerin örtüşmemesi.
Yani denilen o ki Türkiye için de mutluluğun formülü çok açık: Reelpolitiğe geri dönüş. Dış politikada beklentilerin düşürülüp basit gerçeklerin hizasına çekilmesi.
Ortadoğu’da ihtilaflı bütün taraflarla konuşabilen tek ülke bizdik.
Suriye’yle de Amerika’yla da aynı anda iletişimimiz vardı.
Filistin’le de İsrail’le de temas halindeydik.
İsrail’le İran’a birlikte açıktı kapılarımız.
Şimdi ikisiyle de tersiz.
Biriyle aramıza Suriye girdi, diğeriyle Mavi Marmara katliamı.
Haklı olmak, gerçeğimizi değiştirmiyor.
Tabiri mazur görsünler, ‘haydut devlet’le ‘büyük şeytan’ mektup alıp veriyor.
Şunun şurasında 2-3 yıl evveline kadar umumi bölge postanesi gibi çalışmıyor muyduk?
Bizden habersiz kuş uçardı belki ama mektup asla. Gidip gelen her zarfın üstüne Türkiye’nin pulu basılır, damgası vurulurdu.
O mektuplar bugün pulsuz ve damgasız olarak elden alınıp veriliyor.
Amerika’yla diyalog, İran için büyük tabuydu; ilkin Hatemi yıktı. Clinton’la el altından mektuplaştı.
Şimdi de yeni Cumhurbaşkanı Ruhani, Obama’ya yazıyor. Obama da cevaben ona. İhtimal, BM açılışı marjında haftaya yüz yüze de gelecekler.
Acem siyaseti pragmatist. Dünyayla araları açık olur ama kendi gerçekleriyle kavga ettikleri daha görülmedi.
Başları mı sıkıştı! Bir bakmışsınız pat diye gerçeklerle masaya oturmuşlar.
Hizbullah, can düşmanı İsrail’le aracılar üstünden mesajlaşır, ruhunuz bile duymaz.
Dara düştüklerinde şeytanla müzakere, feraha çıktıklarında Siyonizmle mücadele ederler.
Holokast realitesini Ahmedinejad’la inkâr edip Ruhani’yle tanıyan aynı İran değil mi! Daha dün Ahmedinejad, harita üzerinden silmeye ahdetmemiş miydi Siyonist İsrail’i!
E Anti-Siyonizm başka, Yahudi soykırımı gerçekleriyle barışmak başka şey. Bu ikisini ne zaman ayrıştıracaklarını iyi bilirler.
Zıt kutuplar Rusya ile Amerika, kontrollü çatışıyor, bir yere kadar.
Amerika, Rusya vasıtasıyla Suriye’yle konuşmakta beis görmüyor.
Süper güçler bile beklentilerine ayar yaparken komplekssiz, gerçeklikle ters düştükleri vaki değil.
Türkiye için de realist bir mutluluk reçetesi mümkün. Hattın bir ucuna Tahran’ı, bir ucuna Tel Aviv’i alıp ortada durmak gibi...
‘Haydut devlet’in ‘büyük şeytan’la dans ettiği, aralarına kara kedi değil al kan girmiş hasımların birbiriyle konuştuğu yerde bizim telefonların fişi niye çekik kalsın?
Gerçekleri revize edemiyorsak bari beklentilerimizi de mi revize etmeyelim?