Bu zenginler neden gizleniyor?

Neden hâlâ vergi rekortmenleri listesinde adının açıklanmasını istemeyenler var?

En çok vergi verenler arasına girmenin utanılacak bir yanı var mı?

Yok. Hatta münasebetsiz bir soru.

Öyleyse neden vergi rekortmenleri listesinde adının açıklanmasını istemeyenler var?

Yeni bir davranış biçimi değil aslında. Her sene oluyor.

Yeni olan, gizli zenginlerin sayısında bu yıl patlama yaşanması.

Maliye Bakanlığı, 2012’de en fazla gelir vergisi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı. Liste başını, 5 ferdiyle Koç ailesi çekiyor.

Tanıdık, bildik simaların yanı sıra sürpriz isimler de sıralanıyor listede.

Fakat asıl sürpriz, yüzünü gizleyenlerin bu sefer 35 kişiye çıkmış olması. Son 10 yılın en yüksek rakamına ulaşmış sayıları.

Helalinden kazanıp üste vergisini de vermek, bir kimseyi ancak gururlandırır.

Ama en çok kazananlardan 35 kişi, yüz kızartacak bir iş yapmışlar gibi kendilerini saklıyor.

Neden?

İktisat psikolojisi açısından meseleyi irdelemek bana düşmez. Orası, başlı başına bir uzmanlık sahası.

Ben yalnızca, yeni zenginler tartışmasını ilgilendiren bir boyutu olup olmadığına bakıyorum.

Siyasi iktidar eliyle palazlandırılan devrin ikbal sahipleri midir o yüzlerini kapatanlar?

Yeni zenginler türedi de ayıplanırız, kınanırız korkusuyla mı tanınmak istemiyorlar?

Oysa vergi kaçırmadılar. Kazançlarını vergi dairesinden de saklamadılar.

Vergi yüzsüzü olmadıklarına göre çekinecek hiçbir açıkları yok.

Şu halde neden göğüslerini gere gere ortaya çıkmıyorlar?

Geldikleri kültür itibariyle gösterişten kaçıyor olabilirler. Muhtemelen bir bölümü öyledir.

Tevazudan da olabilir, gelirlerinin konuşulmasından utanıp sıkılıyor olabilir. Varsayalım ki en az bir kısmı için geçerlidir bu durum.

Paranın çekeceği eş, dost, akrabadan kaçmak da makul bir gerekçedir. Ciddi rahatsızlık verebilirler.

Hakeza, kokusunu alıp üşüşecek kalabalıklar kadar zorla musallat olacak tiplerden korunmak da bir neden olabilir.

Ancak mafya sokaklardan temizlendi.

Gösterişten uzak yaşama kültürü deseniz dün de vardı, bugün oluşmadı.

Kem nazarlardan sakınmak, haset ve kıskançlık çekmemek ise bir tercih değil. Her zengin için geçerli.

Diğer sosyal ve ekonomik faktörlerde de kayda değer bir değişiklik gözlenmiyor.

Hal böyleyken zenginliğini gizleyenlerin sayısı azalmıyor, artıyor.

Yeni bir toplumsal durum söz konusu olmadığına göre, geriye şöyle bir ihtimal kalıyor:

Yılda 5-10 milyon lira gelir vergisini açıktan verip kimliğini saklı tutanlar, ekseriya yeni zenginlerdir.

Malum Deki’ler sahnede



Maltepe Esenkent’te, bazı Alevi vatandaşların evlerine kırmızı boyayla çarpı işareti konmuş.

Daha evvel Okmeydanı’nda da benzer hadiseler yaşanmıştı. Fail zanlıları, sol bir terör örgütünün üyeleri çıkmıştı.

Anlaşılmıştı ki malum örgüt, sahte bir Sünni tehdidi yaratarak Alevi gençlerini kandırıp örgüt saflarına katmaya çalışıyor.

Bu filmi kaçıncı izleyişimiz.

Esenkent Mahallesi’ndeki tedirginlikten istifadeyle hâlâ Alevileri Sünnilere karşı kışkırtanlar, o örgütün dediğini diyenlerdir.

Ve onlar, gözlerini kan bürümüş Deki’lerdir. Veyl olsun!

Yeni oldukları için de sosyal veya siyasi sebeplerle göze batmak istememektedirler.