Demokrasi yüzsüzlerini tanıyalım

Türkiye'ye, Brezilya'ya karşı aslan kesilenler, mangalda kül bırakmayan demokrasi şampiyonları, Mısır'a gelince hep birden kayıplara karıştılar.
Demokrasi yüzsüzlerini tanıyalım

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt Twitter’da buyuruyor ki Avrupa Birliği, demokratik değerlerin savunulması konusunda Afrika Birliği’nden bile geride kaldı.

En azından Mısır’ın üyeliğini askıya aldılar. Ya AB? Adını dahi koyamadı, darbeye darbe bile diyemedi.

Can Dündar, olay mahallinden Milliyet’e yazdı ki Kahire’de bir gösterici gözlerinin önünde vuruldu.

Vurulanlardan biri de BBC muhabiriydi.

Gazeteler, TV’ler kapatıldı.

Gazeteciler ve göstericiler tutuklandı.

Canlı yayında kamerasına el konulanlar arasında CNN ekibi de vardı.

Dünkü son katliamla birlikte ölü sayısı 100’leri geçti, yaralı binlerle.

Türkiye ile Brezilya’daki gösterilerde ilk gün ortaya çıkan demokrasi kahramanları, hani nerede şimdi?

Uluslararası Af Örgütü, düz haber olarak geçiyor insan hakları ihlallerini.

Gazetecileri Koruma Komitesi, basın hürriyeti konusunda Türkiye ve Brezilya’yla birlikte anıyor hâlâ Mısır’ı. Orada olanları burayla bir tutuyor.
Darbe lafını ağzına alan yok tabii.

Twitter’da #Direngezi kampanyasına katılan, ‘İstanbul karanlıkta’ sloganıyla yaygarayı basan, Gezi işgaline destek için üst üste acil eylem çağrıları yapan Af Örgütü, Mısır’ı istatistiksel dökümlerle geçiştiriyor.

Obama’dan, Afrika ziyaretinde yerel liderlere insan hakları fırçası çekmesini isterken “Mısır’daki şu eli kanlı darbecilerin kulağını da bir büküversen” diyemiyor.

Mısır’a bir tane ihtar vermiş Af Örgütü, o da Şiilere yönelik şiddet olaylarını durdurması için Mursi’ye.

Askere karşı alttan almayan tek satır açıklama, kırık dökük bir kınama bile yok.

Üzerinden bir hafta geçti, daha ağızlarını doldurarak darbe diyemediler.

Lamı cimi var mı, dürüst değiller. Pişkinlikte sınır tanımıyorlar, yüzsüzlük had safhada.

Kabul, hiçbir devletin bu çağda kapısını dünyaya kapatıp içerde kafasına göre takılma lüksü olamaz.

Tam bağımsızlık, bir safsata.

Karşılıklı bağımlılık esas.

Herkes, herkesin içişlerine burnunu sokma hakkına sahip.

Zaten bizimkine burunlarını sokmakla kalmıyor, haydi haydi manipülasyon da yapıyorlar.

Mesele değil de Mısır’ın içişlerine karışmamak konusunda gösterdikleri bu hassasiyet nedendir?

Asker darbe yaptı, kan gövdeyi götürüyor.

Üzerinden bir hafta geçti, darbecilere saygılarından darbe bile diyemiyorlar adına.

Türkiye’ye, Brezilya’ya karşı aslan kesilenler, mangalda kül bırakmayan demokrasi şampiyonları,

Mısır’a gelince hep birden kayıplara karıştılar.

Siz anladınız mı meselenin ne olduğunu?