Gazi Paşa ve kapımızdaki savaş

Milletler Cemiyeti de tek müşterek çatı. Beynelmilel sulhun muhafazasında kendini ispat etmelidir.

Mecburiyet Köftecisi var bizim orada. Atatürk büstünün arkasındaki girişin hemen üst tarafında. Nizamiye kapısından yukarı doğru önce sol, sonra sağa döndünüz mü tamamdır.

Nizamiye kapısı demişken hafiften kışlavari bir havası da var sitemizin. Asker milletiz ya, geçen 30 Ağustos sabahı, anıtın önünde, Büyük Zafer Bayramımız kutlandı. Bütün site, törenle idrak ettik sene-i devriyesini.
Yönetim sağ olsun, kısa mesaj ve duyurularla yerli-yabancı demeden cümle sakinlerimizi davet etti. Seyahatte olduğum için ben yoktum yalnız.

Büste gelince.. İki yanında sağlı sollu bayrak direkleri uzanıyor. Kaidesinde ise malum vecize yazılı: Yurtta sulh, cihanda sulh!
Gazi Paşa’nın, yabancı basın mülakatlarında, dünya milletlerini apartman komşularına benzettiği malumlarınızdır. Birinde çıkan yangın zamanında söndürülmezse diğer katlara da sıçrayacaktır.

Gazi Paşa’nın bağımsızlık idraki, ulusalcı Kemalistler’den biraz değişiktir binaenaleyh. Gerek yan komşular arasında gerekse katlar arası ilişkilerde tam bağımsızlık iddia etmek, öyle evin iç işlerine karıştırmamak falan söz konusu bile değil.
Bir egemen devlet, icabı halinde ötekine bal gibi karışır.

“Milletler Cemiyeti de tek müşterek çatı. Beynelmilel sulhun muhafazasında kendini ispat etmelidir.”

Ya alevler büyümeden söndürülemezse? İşte o zaman ateş her yanı sarmaya başlar ve dünya yeni bir harbin eşiğine gelir.
Gazi Paşa’nın görmeye ömrü vefa etmez ama öngörüleri tutmuş ve birincisinden alınan derslerle ikincisi önlenemediği için yeni bir dünya savaşı çıkmıştır.

Birinci harpten sonra dünya barışının teminatı olarak kurulmuş güya. İkinci Dünya Savaşı’nı durdurmaya muvaffak olamayınca Milletler Cemiyeti de yıkılıp gitmiştir.

Sonrasında, dünya barışının koruyucusu olarak bu kez Birleşmiş Milletler kurulmuş.

BM’den bahis açılmışken ABD Daimi Temsilcisi Samantha Power, dün açıkladı. Rusya tarafından esir alındığı için BM Güvenlik Konseyi’ni Suriye krizinde devre dışı bırakacaklarmış.

Savaş yine kapımızda. Alevler giderek yükseliyor. Ne vaktinde ve doğru müdahale edilebiliyor ne de dünya barışının sigortaları devrede.
BM sistemi, Ruslar tarafından kilitlendiği için çalıştırılamıyor.

Kaç 10 yıldır “Reform şart” deniyordu. Bıçak kemiğe dayanmadan reforme edilseydi bugün iş düştüğünde sistem çökmeyecekti.
Fakat artık çok geç. Bırakın Amerika’nın illallah etmesini, Fransa bile umudunu kesti, tavan çatırdıyor.

Amerikalı kadın gazeteci Gladis Baker’e verdiği mülakatta ne diyordu Gazi Paşa:
“Harp çıktığı takdirde Amerika, bitaraflık siyasetini muhafaza edemez, imkânı yok. Coğrafi vaziyetleri ne olursa olsun milletler birbirine birçok rabıtalarla bağlıdırlar...”

Sene 1935. Gazi Paşa’nın âlem tasavvurunda, “Amerika’nın, dünyanın her yeriyle alakası var” kesemez.
Gelelim 2013’e.. Dünyanın öbür ucundayken Amerika dahi tarafsız kalamıyorsa yanı başındaki Türkiye bu yangına nasıl seyirci kalsın?