Gezi, CHP'den de mi büyük?

Spontane bir tepkiden kalıcı bir maraza çıkaran Dayanışma, Gezi Parkı'nı sistematik bir şekilde terörize ediyor.
Gezi, CHP'den de mi büyük?

Mahkeme kararını elden tebliğ etmeye ve Gezi Parkı’nı polis işgalinden kurtarıp halka açmaya gidiyoruz” diyorlar eylem çağrılarında.

İlber Ortaylı’nın kulakları çınlasın, ‘Bu ne salahiyet!’

Yayalaştırma projesini iptal eden mahkeme kararını öğrenip de 3 hafta gizleyenler söylüyor bir de bunları.

Birçok can boş yere yanmayabilirdi. Ama eylemler hız kesmesin diye bile bile gizlendi iptal kararı.

Her neyse, Taksim Dayanışması irili ufaklı 118 bileşenden oluşuyor. Aralarında CHP de var.

CHP’den daha büyük bir platform olmalı ki onu da kapsıyor.

Fakat diline bakıyorsunuz, devrimci örgüt jargonu hâkim. Devrimi yapmış da yutmuş bir sol fraksiyon marşı gibi her açıklaması.

CHP içindeki küçük hiziplerden birini bile temsil etmiyor. Daha dar bir ufuk var bildirilerinde.

Nasıl oluyor da bileşenleri, platforma hâkim olan bu militan dile itiraz etmiyorlar! Orasını anlamıyorum.

Cephede çatlak yaratmamak, ‘düşman’a açık vermemek için muhtemelen.

Hayır, yani legal partilerin en uçtaki hizbi dahi bilir ki Taksim, Taksim Dayanışması’na mülk değil. Milletin müşterek malı.

Bir park üzerindeki idari bir tasarrufa itiraz etmek başka, o park üzerinde özel hak iddia etmek başkadır.

İkincisini yapmaya başladığı andan itibaren bütün sempatisini ve hatta meşruiyet zeminini kaybedecekti Taksim Dayanışması. Etti de!

Mahkeme, Dayanışma’nın da şikâyetçi olduğu bir ihtilafı karara bağladı.

Yoksa tutup da Taksim’i, sırf adına binaen Taksim Dayanışması’na bağışlamadı. Her türlü sahiplik hakkını kamudan alıp onlara vermedi.

Teslim almak için Gezi Parkı’nın kapısına dayanma hakkı elde etmediler bu kararla.

Varlık amacını kaybetmiş, gerekçeleri elinden alınmış, ayağının altındaki halı çekilmiş bir yapı var ortada. Bir tek sloganları kaldı.
Almanya’da, duran adam eylemine katılanlara dahi izinsiz gösteriden soruşturma açılıyor.

Kanada, yasadışı gösterilerde yüzünü tanınmayacak şekilde kapatan eylemcilere 10 yıla kadar hapis cezası veriyor.

Bizde ise durum ortada. “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Taksim bizim, İstanbul bizim” diyenler kafasına göre esip gürlüyor. Her şey onlara hak.

Serbest seçimlerin yapıldığı bir ülkede, iktidarın sokakta el değiştirmeyeceğini dünkü çocuklar dahi bilir.

Öyleyse ahlaki meşruiyetini yitirmiş gösterilerde ısrar etmek niye?

Spontane bir tepkiden kalıcı bir maraza çıkaran Dayanışma, Gezi Parkı’nı sistematik bir şekilde terörize ediyor.

Taksim Dayanışması’na kim el koydu, bilmiyorum.

Ama her kimse, Gezi Parkı üzerinden memleket idaresine de el koyacağını düşünüyor.

CHP ise küçük bileşen olarak ses etmiyor bu duruma.

Ne bu absürdlüğe dur diyor ne de Taksim Dayanışması’na kimin el koyduğu umurunda.

Memleketin ana muhalefeti CHP mi oluyor şu halde, Taksim Dayanışması mı?

Bence hangisi daha büyükse o. Sizce?