Gladyo bir yalan mıymış?

Genelkurmay aklı olana ispat etti ki 'Kontrgerilla' dedikleri yalandır, dolandır.

Genelkurmay Başkanlığı, Gladyo efsanesini 16 maddede çürüttü. Aklı olana ispat etti ki ‘Kontrgerilla’ dedikleri yalandır, dolandır.
Bunun tarihsel olarak 3 evresi vardır. Bilinen ilk formu, Seferberlik Tetkik Dairesi’dir. Sonra Özel Harp Dairesi olmuştur. Bilahare Özel Kuvvetler Komutanlığı adını almıştır ki Soğuk Savaş’ın bittiğine delalet eder.

Anılan 3 dönemde de yapıp ettikleri meşrudur, legaldir. Karıştığı suç eylemi yoktur.

Ayrıca komünizm tehlikesi geçse bile özel savaş sistemi, NATO ülkelerinde varlığını sürdürmektedir. Zira günün birinde düşman saldırısı veya işgaline uğrama tehlikesi hâlâ olasıdır.

Kabul diyelim, “Özel Harp Dairesi gizli ve illegal bir yapılanma olmadığı gibi faaliyetleri de illegal değildir”.

Özel Harp Dairesi suç örgütü değil

Gayrinizami bir teşkilat olması, onu baştan gayrikanuni yapmaz. Gayrimeşru âlemde faaliyet gösterdiği manasına da gelmez.

“Özel Harp Dairesi, bir suç örgütü değildir.” Bu da kabul.

Fakat deniyor ki yerin üstündeki kısmı kadar yerin altında da uzantısı var bu teşkilatın.

Görevi, Soğuk Savaş şartlarında komünizmin yayılma ve işgal tehdidine karşı koymaktır. NATO ülkelerinde CIA eliyle vücuda getirilmiştir. Gizli bir Kontrgerilla örgütüdür.

İtalya’daki kod adı Gladyo’dur mesela; işlediği suçlar ortaya çıkarılmış ve tasfiye edilmiştir.

Kanun içinde kurulduğu doğrudur yani. Ama kanunla kurulmuş bir yeraltı örgütü olduğu söylenmektedir. Milis güçlerle karanlıkta faaliyet gösterdiği için operasyonlarının denetlenemediği de filan...

Genelkurmay’a göre bir Gladyo değil

Genelkurmay bize, “Bir Gladyo söylentisi vardı ya, işte o aslında yok, unutun onu” diyor.

Ben de doğrulanamamış bir şayia gibi aklımdan çıkarmaya hazırım bu fikri. Fakat şeytan dürtmesin mi?

Özel Harpçi Sabri Yirmibeşoğlu’nun 2010’daki ifşaatı kulaklarımdan gitmiyor:

“Eğer bir yerde halkı galeyana getirmek isterseniz sizin saygın değerlerinize düşmanın küçültücü hareket yaptığını gösterirsiniz. Özel Harp’te bir kural vardır; halkın mukavemetini arttırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs’ta cami yaktık biz. Cami yakılır mesela.”

Tarihin kayıtlarına göre o camileri Rumlar yakmış, kutsallarına saldırılan Türkler de ayağa kalkmıştır.

Aynı general, 6-7 Eylül olaylarının da ‘muhteşem bir Özel Harp işi olduğunu ve amacına ulaştığını’ faş etmemiş miydi daha önce?

Peki o zaman nedir bu Özel Harp Dairesi?

Şeytan bu, ifsat malzemesi bulunca rahat durmuyor ki; veriyor vesveseyi.

Emekli komutan, boş bulunup ağzından kaçırmamışsa hayal mi görüyordu?

Genelkurmay bunları da çürütürse yerin üstündeki kadar yerin altındaki faaliyetler de temize çıkacak.

Şu 3 soru cevaplanmayı bekliyor:

Bahsi geçen kirli tezgâhlar, sabotaj ve provokasyonlar teşkilatın kanuni görevleri arasında mıdır, bir? Zikredilen türden özel savaş yöntemleri meşru ve legal midir, iki? Başka hangi olaylarda benzer kışkırtma eylemleri uygulanmış, kimlerin üstüne yıkılmıştır, üç?