Hak sokakta, iktidar sandıkta!

Baştaki amaca, katlanılan onca fedakarlığa, kazanılan sempatiye, vicdanlarda bulunan karşılığa yazık ediyorlar.

Sözüm, sokakta iktidar arayanlara.

Gezi Parkı’ndaki kalabalığa onlar da karıştı.

Hak ve hürriyet davası güdenlerin arkasına saklanmış, fırsat kolluyorlar.

Yanlış yerde dolaşıyorlar. Çünkü, iktidar sokakta değil sandıkta aranır.

Farkındayım, bunun hatırlatılmasından hoşlanmayacaklar.

Kimsenin hayalleriyle oynamak ya da rahatını kaçırmak değil niyetim.

Yine de tekrarda yarar görüyorum.

Gezi eylemlerinden maksat hasıl olduğu halde, olaylar sonlandırılmıyor.

Baştaki amaca, katlanılan onca fedakarlığa, kazanılan sempatiye, vicdanlarda bulunan karşılığa yazık ediyorlar.

Daha haklıyken, tamamen yanlış bir zemine kaymamışken, asıl niyet korsanlar tarafından kaçırılmamışken, ilk kez sokağa inenler yan yana yürüdüklerinden ürküp evlerine kaçmamışken bırakmak var.

Ama sokağın ateşi düşmüyor. Alttan alta odun atmaya devam ediyor bazıları.

Ne umuyorlar? Tahrir mi çıkacak Taksim’den, bahar mı gelecek, devrim mi olacak?

Romantik arkadaşlar, anlamamakta ısrar ediyor.

Hak aramak başka, iktidar devirmek başka.

Aynı şeymiş gibi, sandığı işaret edenlere tepki gösteriyorlar.

Hakkın, sadece sandıkta aranamayacağını söylüyorlar.

Ama aradıkları şey sadece hak ve hürriyet değil ki, aynı zamanda iktidar!

Ya ne istediklerini bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar.

Hak, yalnızca sandıkta aranmaz, bu kesinlikle doğru.

Fakat orada değiştirilebildiği sürece iktidar, yalnız ve yalnızca sandıkta aranacak bir şeydir.

Hatta, gelin mottosunu da birlikte yazalım: Hakkı sokakta, iktidarı sandıkta arayacaksın!

Türkiye, iktidarların hala hür ve serbest seçimlerle el değiştirebildiği bir ülke.

Seçimle gelen seçimle gidiyor.

Yani özgür iradenle istediğini getirip, istediğini götürebilirsin.

Fakat sandıkta umduğunu bulamadın diye sokağı karıştırmaya hakkın yok.

Bakın, önümüzde arka arkaya 3 seçim var.

Dostane söyleyeceğim şudur.

İktidar talebinizi tutturana kadar herkes gibi siz de deneyin.

Tercihinizi dilediğiniz şekilde kullanın, aradığınızı buluncaya kadar oyunuzun takipçisi olun.

Yeter ki sokağı, samimiyetle hakkını, hukukunu arayanlara terk edin. Onların temiz hak taleplerini kirletmeyin.

Yeter ki ortalığı bulandırıp sokağın meşru mücadelesine gölge düşürmeyin.

Dün, sokakla kavga edilmez dedim.

Doğrudur, sokağa kabadayılık taslanmaz. Sökmez de zaten.

Ancak, sokağın da demokratik bir sokak olduğunu bilmesi kaydıyla.

Siyasete, zaman zaman ayar verebilir sokak.

Gün gelir, sokak dalgalanmadan durulmayabilir de.

Ama nasıl ki siyaset, sokağı kaba kuvvetle zapt edemez, zaptiyelerini protestoların üstüne salamaz. Sokağın da siyaseti cebir ve şiddet olaylarıyla rehin almaya hakkı yok.

İkisinin de birbiri üzerinde cebren hakimiyet kuramayacağı bir düzendir demokrasi.

‘Sokak da sokakmış ha’ dedirten her protestoyu alkışlayalım.

Ve fakat sokağın da sandık kaçkınlarının gazına, maceracı arkadaşların ayartmalarına gelmemesi şartıyla.

Karl Popper’in ‘açık toplum’unu ve onun düşmanlarını bilirsiniz.

En iyi rejim, yönetimin halk tarafından zor kullanmadan değiştirilebildiği rejimdir.

Bu rejime, demokrasi diyoruz.

Sandıkla sokağın yerini karıştıranlar, yanlış adreste.

Neyi, nerede arayacaklarını bilmiyorlar. Ya da belki, bilmek işlerine gelmiyor.

Kısacası, bundan sonrası fazla. 7 gündür verilen mücadeleye fayda değil zarar getirir.