Hizbullah'la İsrail aynı safta!

Hizbullah, Esad rejimini korumak için muhaliflerle bilfiil savaşıyor. 'Varlık sebebi olan İsrail cephesini boş bırakır mı' diye meraklanmayın.

Necip Fazıl’ın “Baba katiliyle baban bir safta” dizesindekinden daha garip. En zıtlar aynı hizaya gelmiş.
“Bunu da gördük ya, artık hiçbir şey şaşırtmaz bizi” demeyin. Özellikle de bu iddialı lafı size söyleten, CHP’nin Şii-Nusayri direniş eksenine kayması ise.
“CHP’li Kılıçdaroğlu’yla Suriyeli Esad, onunla Iraklı Maliki, Maliki’yle İranlı mollalar, onların hepsiyle de Lübnanlı Hizbullah aynı safta” cümlesinden daha şaşırtıcı ne olabilir ki mi?
Benim favorim, “Lübnanlı Hizbullah ile İsrail aynı safta” cümlesi! Şaşırtma katsayısına tavan yaptıracak cümle budur herhalde.
40 yıl düşünülse akla gelmeyecek bir ihtimal. Ama gerçek olmuş.
Hizbullah, Esad rejimini korumak için muhaliflerle bilfiil savaşıyor. “Varlık sebebi olan İsrail cephesini boş bırakır mı” diye meraklanmayın.
Suriye’de giriştiği agresyonu üstüne alınmaması için İsrail’e önden teminat dahi vermiştir.
“Suriye’de Sünni teröristler var, İsrail’e de tehditler, Esad giderse El Kaide gelir, siz de istemezsiniz bunu, hepimizin iyiliği için onlara karşı savaşıyoruz, biraz anlayış lütfen” demiştir.
Acem aklı bu, gücünü böler mi? Bölmez. Üçüncü bir ülke üzerinden İsrail’e gizlice ateşkes teklif eder.
Kulaklarınıza inanamayacaksınız ama evet, etmiş de. Dünyanın karanlık yüzünde herkes bunu konuşuyormuş.
Şok haberin mantıklı bir sağlaması da var...
Liderleri Nasrallah, geçenlerde Suriye’de 5 bin savaşçıları olduğunu, bu sayıyı 10 bine çıkarmaya hazır olduklarını, gerekirse kendisinin de bizzat savaşmaya gideceğini haykırmamış mıydı?
Meydan okuyordu, “Gücümüz bu savaşı sürdürmeye de düşmanı alt etmeye de yeter evelallah” diye.
İsrail’den yana arkasını sağlama almamış bir Hizbullah’ın gücü yeter miydi bu kadarına? Yani 10 bin savaşçıyla, başlarında bizzat ruhani lider, bütün kuvvetini hiç dağıtmadan Esad için seferber olacak!
Hizbullah, anti-Siyonist bir Şii direniş örgütü. Mazlum Filistin halkının gururu, koruyucusu, kahramanı hesapta. Bütün popülaritesini İsrail’e karşı askeri başarılarından alıyor.
Varlığı, İsrail nefreti ve düşmanlığı üzerine kuruluyken İsrail’e gizlice “Aramızda kalsın, birbirimizi idare edelim” diyebilme noktasına nasıl gelir? Aynı anda iki cephede birden savaşmamak için tabii.
Demek ki birinden birini tercih etmesi gerekirse Hizbullah’ın gözü kapalı tercihi, Filistin yerine öncelikle Esad’ın Nusayri rejimini korumak olacakmış.
“Beşşar Esad’ın hatırı ve onun Nusayri rejiminin bekası için ne eksenler kayıyor ya Rab!” gibi bir dize yazılsa ancak kurtarır vaziyeti.
Şam’ın sallanmasıyla bölgedeki bütün mihverler yer değiştirdi sanki.
Bir Esad uğruna ne eksenler kayıyor ya Rab!
Nusayri rejimi nelere kadirmiş. CHP’nin eksenini kaydırmakla kalmadı, sayesinde Hizbullah’ın ekseni de şaştı.
Strateji teorileri, şimdi mihver dayandıramıyor Ortadoğu’ya, yamulan yamulana.
Hazım için birkaç gün müsaade bana.