İşkence altında kendi sesimiz

Öyle günlerden geçiyoruz ki, olmaz denilenler oluyor. PKK'lı ilk kafile dağdan iniyor. Ana muhalefet lideri, MGK'ya çağrılıyor.

Öyle günlerden geçiyoruz ki, olmaz denilenler oluyor.
PKK’lı ilk kafile dağdan iniyor.
Ana muhalefet lideri, MGK’ya çağrılıyor.
Bunlar bize vaka-i adiye gibi geliyor da, sıradan işlere şaşıp kalıyoruz.
CHP lideri Baykal’ın Cumhurbaşkanı Gül’e cevabı, daha çarpıcı...
DTP’li Ahmet Türk’ün dağdan gelenlere ön hazırlık konuşması, daha cay-ı dikkat...
Olayların kendisinden çok yankıları, geri dönüşleri çok daha fevkalade görünüyor.
‘Neden?’ diye bakarken, birden fark ettim.
Çünkü Baykal da, Türk de sadece başkalarına hitaben konuşuyor.
Söylediklerini aynı zamanda kendileri dinlemiyor.
Sözlerinin kulağa nasıl geldiği hakkında hiçbir fikirleri yok.
Merak dahi etmiyorlar.
Ağır kaçar, onun için ‘Ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor’ demiyorum.
Ama gerçek şu ki; kürsüde kendileri varken, hayalen dinleyici sıralarında oturmaya asla tenezzül etmiyorlar.
Seslerinin ‘aks-i seda’sından tümüyle bihaberler.
***
Hadi, hemcinslerine sağır kaldı, diyelim...
İnsan, kendi sesine de sağır kalabilir mi?
Farklı canlı türleri arasında mukayeseli duyarlılık deneyleri yapıldığını okumuştum.
Deneklerin, hemcinsleri işkence ve kötü muameleye tabi tutulurken verdikleri tepkiler ölçülüyor.
Acı içinde inlemeler, ızdırap dolu feryatlar, çaresiz yardım çığlıkları kayda alınıp, dinletiliyor önce.
O sırada ve sonrasındaki davranışları gözleniyor.
Önlerine sevdikleri yiyecekler konuyor; iştahlarının kesilip kesilmediğine bakılıyor mesela.
Görülüyor ki, insandan daha duyarlı canlı türleri var.
Hemcinslerinin başlarına gelenlerden, insana kıyasla daha çok etkileniyorlar.
Deneyi yapanların vardığı sonuç şu:
Şempanzelerde empati duygusu, insana göre daha gelişmiş.
İnsan, denenen diğer tüm canlılar içinde en bencil olanı.
Son kertede kendi akıbetiyle meşgul, en çok kendini düşünen varlık, insan.
Şempanzeler açlıkla imtihan ediliyor, ödüllerle baştan çıkarılıyorlar...
Ama hemcinslerine yapılan işkenceye ortak olmaları sağlanamıyor.
Oysa insan deneklerden gönüllüler çıkabiliyor; bir şekilde razı oluyor, mecbur kalıyor, kandırılıyorlar.
Şempanzelerin empati duygusu, hemcinslerini çok düşündüklerinden değil...
Daha erdemli, daha müşfik olmalarından da kaynaklanmıyor.
Sadece, aynı akıbete uğrama korkuyorlar.
Korku, zalimleşmelerine engel...
Kendilerini kurtarmak için başkalarını satmaya, akılları da ermiyor belki.
İnsanlardaysa bencillik, sıranın kendine de geleceği korkusundan bile daha baskın çıkıyor.
Çare, insana bizzat kendi sesini dinletmek o zaman.
***
Bu yargılardan yola çıkarak bir öneride bulunuyorum.
Cumhurbaşkanı’nın MGK’ya katılması teklifine cevaben;
‘Bu ne laubaliliktir, biz enayi miyiz?’ şeklindeki sözlerini, Baykal’ın kulağına verelim.
Parti olarak dağdan inişleri siyasi gösteriye çevirirken, bunu hoş karşılamayan siyasilere tepki gösterip;
“Bunu siyasete alet edenler, açılım sürecini sabote ediyorlar” diyen sesini de, Ahmet Türk’e dinletelim.
Kaç desibel basmalı, kaç kez dinletmeli kısmına siz karar verin.