Âkil çözüm mücahitlerine öğütler

Vamık Volkan'ın müthiş birikimi, kolay anlaşılır Türkçe çevirisiyle tüm âkil ve âkile namzetlerinin hizmetinde. Adı, Divandaki Düşmanlar.

Teşekkül safhasındaki akil insanlar heyetini bekleyen ilk gündem maddesi şu: Çözüm nasıl sevdirilir?

Malum, birinci görevleri toplumun dirençli kesimlerine çözüm sevgisi aşılamak. İşte bu idealle yola koyulacak her âkil ve akilede bulunması gereken bir elkitabı yazıldı. Dünya çapındaki politik psikoloji uzmanımız Vamık Volkan imzalı.

Çalışma, bir bilenden çözüm mücahidi âkil insanlara öğütler mahiyetinde. Çözüm süreçlerinin kiritik anlarını, anahtar kavramlarını, bütün inceliklerini ve yüzde yüz garantili sonuç alma tekniklerini anlatıyor. Mart ayında Alfa Yayınları’ndan çıktı.

İlk okumada tespit ettiğim bazı hususları, benim de âkillere mütevazı bir katkım olsun diye paylaşmak niyetindeyim.

Çatışma çözümünde, tarafların kalbine dokunmak paha biçilemez bir etken. Bilhassa da ana aktörlerin kişisel hislerini müspet yönde harekete geçirecek dokunuşlar çok mühim. Tecrübeyle sabit ki bu yöntemle tarihin akışını bile değiştirmek mümkün. Bakınız; Başkan Jimmy Carter’ın anlatımıyla Enver Sedat ve Menahem Begin arasındaki Arap-İsrail barış müzakereleri. Camp David’in son gününde yaşanan öfke, kahkaha ve ağlamalarla karışık duygusallaşmalar. Menahem Begin’in barıştan dönen kalbi, son dakikada çeliniyor. Dramatik anlar bahsine hassaten dikkat. Zira dönüm noktası, torunlara imzalanmış bir hatıra fotoğrafının canlandırdığı duygulardır.

Endişeli 300 aydının Türklük bildirisindeki hallerine benzer karmaşık duygu durumlarının teskini ve ruh sağlığı bakımından analizi, kitle psikolojisinin iniş ve çıkışları, dalgalanmaların yatıştırılması, düşmanla ilk karşılaşmada anksiyeteyi kabul etmenin zorlukları, Büyük Grup gerilemesi denilen illet, kimlik acılarının dindirilmesi, psikolojik genlerimizin çözümlenmesi, politik semboller belası, bastırılmış huzursuzlukların uyandırılması ve psikanalitik yorumu, seçilmiş travmalarla baş etmenin sırları, kurbanlaştırılmış egolarla mücadele, kimlik için adam öldürmenin bilinmeyen yönleri, psikolojik duvar musibeti ve yas tutmanın neden iyileştirici bir ihtiyaç olduğu ile arınma ritüellerinin toplumsal bilinç yaralarının sağaltımına etkileri ve daha fazlası. Hepsi bu kitapta.

Okumaya ve okutmaya değer bir eser var önümüzde. Yeryüzünün farklı çatışma bölgelerinde uzun yıllara dayalı gözlem ve tecrübelerin bir hülasası. Son bölüm ise doğrudan Kürt meselesine tahsis edilmiş.

Vamık Volkan’ın müthiş birikimi, kolay anlaşılır Türkçe çevirisiyle tüm âkil ve âkile namzetlerinin hizmetinde. Adı, Divandaki Düşmanlar. Yollarına ışık tutsun.

Ahmet Hakan’ın sinsi Deki’liği

 

Cezalı çocuklara has bir hırçınlık içinde. Cezası, aynı sözcükleri döne döne yeniden yazmak. ‘Abanıyor’ kelimesine abandıkça abanıyor mesela. Ha babam geçiriyor kutucukların birinde.

Bazen de kişiliksizleştirme ameliyesi sırasında zorla marş ezberletilen 12 Eylül’ün cezaevi sakinlerine özeniyor. Bazı isimlere takık mesela, kafasına kazırcasına tekrar ediyor. Benim adım da onlardan biri.

Zoru ne belli değil ama Bay Deki’lik nişanını en az Emin Çölaşan gibi takıntılı kalemler kadar hak ettiği aşikâr. Tencereler, tavalar çalsın, bizim Ahmet kutucuk üstüne kutucuk yazsın.