Kılıçdaroğlu 'Şii İttifakı'nda ne arıyor?

Şam'a gidip gelen CHP'liler, Beşşar Esad'a biraz nefes aldırmıştı. Bağdat ziyaretleri de Nuri al-Maliki'nin kâbuslarını bir nebze olsun dindirebilir belki.
Kılıçdaroğlu 'Şii İttifakı'nda ne arıyor?

Kılıçdaroğlu ve heyeti, bugün Bağdat yolcusu. CHP, dış politikada emin adımlarla ilerliyor. İstikamet, Şii siyasetinin aile fotoğrafında kendine sağlam bir yer edinmek.

Şam’a gidip gelen CHP’liler, Beşşar Esad’a biraz nefes aldırmıştı. Bağdat ziyaretleri de Nuri al-Maliki’nin kâbuslarını bir nebze olsun dindirebilir belki.

Sünniler geliyor korkusundan geceleri uyku tutmuyor adamı. “İstanbul’a geldiler” diyor, “Şam’a ha geldi, ha gelecekler”, “Bağdat üzerine sefer eylemeleri an meselesidir”...

Çember her geçen gün biraz daha daralıyor Maliki’nin kafasında. Bir bir düşüyor Şii siyasetinin payitahtları, sıra onun malikâneye doğru geliyor.

Maliki’nin kâbusları herkesin dilinde. Irak dosyası çalışan Amerikalı uzmanlar, teneffüs arası biraz da gülelim sadedinde anlatıyorlar.
Geceleri uyku girmiyormuş gözüne, hayalinde giderek büyüyen Sünni tehdidini nasıl bertaraf edeceğini düşünüyormuş kara kara.
O uzun uykusuz gecelerin birinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin başını nasıl yiyeceğini tasarlamış. Bir başka gece, Bağdat içlerine kadar sokulan bir başka potansiyel tehditle uğraşmış vesaire...

Maliki’nin zihin dünyasında, Sünni-Şii çatışmasına çıkıyor her olay. AK Parti, Osmanlı’nın hortlamasıdır mesela. Yeni Osmanlılar’ın başa gelişiyle Türkiye kaybedilmiştir.

Hakeza, Şam’ın Arap Alevileri de iktidarlarını Yeni Emevilere kaptırmamak için direniyor. Neylersiniz ki tehlike yakın ve azim, eli kulağında.
Yeni Abbasiler ise Bağdat’ı tekrar ele geçirmek için Maliki’nin bir gaflet anını kolluyor. Gözkapakları boş bulunmayagörsün...

Tek gözü açık uyuyor Maliki, ileri derecede paranoya illetine yakalanmış.

Onun, Kılıçdaroğlu’na kucak açması anlaşılabilir. Sünni öcüler yaklaşıyor çünkü.

Fakat Kılıçdaroğlu’nun Maliki’yle dayanışmasına ne demek lazım? Önce Esad, sonra Maliki...

Nedir bu yakınlaşmanın sırrı, Kılıçdaroğlu cephesine de tuhaf bir hortlak mı yaklaşıyor acep?

Maliki dediğiniz, Amerika’ya rağmen İran’ın, Irak hava sahası üzerinden Esad’a silah sevkıyatı yapmasına göz yuman zat.

İran, Nusayri rejiminin ileri karakolu olarak görüyor. Ana ikmal üssü. Şam düşerse Hizbullah’ın lojistik takviye hattı kesilir.
Esad, mollaların eli kolu ise Maliki de bir başka uzantısı. İkisi de aynı fidanın güller açan dalı, aynı gövdenin iki ayrı uzvu.
Birbirlerine arka çıkmalarının bir mantığı, paranoyalarının kendilerince izah edilir bir yanı olabilir. Peki de, Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi bu fotoğrafa iliştirmesinin bir mantığı var mı?

Türkiye’den ana muhalefet liderini kollarına takarak Türk dış politikasına karşı mahallede fink atacaklar. Anlaşılabilir dedim ya.
Kılıçdaroğlu da Türk dış politikasına nispet olsun diye mi İran destekli Esad’la Maliki’nin kollarına girmiş olacak? Onu anlayamadım.