Köstebek, Arınç'ın kapı komşusu mu?

Artık aleniyet kazandığına göre, açık açık yazalım; Subaylardan birinin üzerinden '1424 C, Feza A' yazılı bir not çıkıyor. Nottaki adres, Bülent Arınç'ın apartmanına ait.

Artık aleniyet kazandığına göre, açık açık yazalım;
Subaylardan birinin üzerinden ‘1424 C, Feza A’ yazılı bir not çıkıyor.
Nottaki adres, Bülent Arınç’ın apartmanına ait.
Sabah erkenden bir arkadaşım uyarmak için aradı...
Dedi ki; “Genelkurmay’a itirazlarını okudum, yaptıkları açıklamayı elekten geçirmişsin ama, hiç düşünmedin mi onların da sana itiraz edebileceğini?”
Ne yalan söyleyeyim, beklemediğim bir tepkiydi.
“Yazımda açık mı yakaladın yoksa?” dedim, başladı anlatmaya...
Dinledikten sonra, onun itirazına, ben de itirazlar ekledim.
***
Arkadaşımın, Genelkurmay adına bana itiraz ettiği nokta, şuydu:
Tamam, subaylardan birinde adres notu çıktığı bilgisi, tutanağa geçirilmiş olabilir...
O zaptı tanzim eden bir savcı, imza koyanlar da Merkez Komutanlığı’nın rütbeli personeli ile polisler olabilir...
Savcı nezaretinde, asker ve polisin müşterek şehadetinde kayıt altına alınmış olması, bu adres notunun sadece varlığını doğrulamaya yeter.
Öyleyse, notun içeriğinden nasıl emin olabiliyorsun sen?
İşte cevabım;
Birincisi, duyduklarını bana aktaran kulağı delik arkadaşım, içeriğinin de zapta geçirildiğini söylüyor.
Yani elde, bir olay yeri savcılık tutanağı var.
O tutanakta, araç ve üst aramalarının şekli şemali ile birlikte adres notunda ne yazdığı da yer alıyor.
İkincisi, kendimi Genelkurmay’ın yerine koyup, yaratıcılıkta daha ileri gittiğimi farz edelim.
Adres bilgisi doğruysa bile, takip edilen şüpheli asker, Arınç’ın apartman komşusu olamaz mıydı?
Sordum, soruşturdum; “Hayır, olamaz!” diyorum.
Feza Apartmanı’nda toplam 35 daire var, içinde bir tane bile asker kişi oturmuyor.
Muvazzafını bırakın, emeklisi dahi yok.
***
Gelin, ‘İhtimal ki’ diyerek, bir adım daha öteye geçelim...
Resmi görevle izlendiği söylenen köstebek, o apartmana düzenli ziyaretçi olarak  giriyor olmasın?
Diyorum ki;
Olay günü, Bülent Arınç şehir dışında bulunduğuna göre, ona misafir geliyor olamaz.
Başka bir apartman sakinine uğramış olması da muhtemel görünmüyor.
Çünkü, Genelkurmay’ı çok rahatlatırdı bu durum.
Köstebek takibini ifşa ettikten sonra, bu bilgiyi neden saklasınlar ki?
Açıklamada, takip altındaki personelin o civarda oturduğunu söyleyeceklerine, ‘Arınç’ın apartman komşusu’ deyip, çıkarlardı işin içinden.
Biz de, boşu boşuna uğraşıp durmazdık ne olduğunu anlamak için.
Ama kazın ayağı pek öyle değil...
Özel Kuvvetler ilişkisi sebebiyle, subayların aslında gizli bir tatbikat için orada olduğunu yazanlar da çıkıyor.
Halen davası süren ‘Atabeyler’ operasyonunda askeri mühimmat ve Başbakan’ın güzergah krokisi bulununca, benzer bir gerekçe kullanılmış...
‘Çete faaliyeti değil, eğitim tatbikatı’ denmişti.
İş, akıl yürütmeye kaldığında... Kılıf uydurmanın da, hayali senaryoların da sonu gelmez.
***
Geriye son bir ihtimal kalıyor, o da şudur:
Birileri, Genelkurmay Başkanı’nı yanıltmış olabilir mi?
Açıklamanın neden dört gün gecikmeli yapıldığını, Arınç’ın neden telefonla dahi olsa baştan bilgilendirilmediğini...Ve nihayet, yapılan açıklamayı izah etmenin başka bir yolunu düşünemiyorum.
Eğer açıklanan bilgilerden emin olunsa, daha olay dallanıp budaklanmadan Arınç’ı tatmin edecek, kamuoyunu teskin edecek adımlar atılmaz mıydı?