Mağdurdan mağlup çıkarmak

Askeri savcılığın açıklaması, bakın bizi, kaç parçaya böldü: l Altın fırsatla müjdelenenler: Gözleri, çakmak çakmaktır.

Askeri savcılığın açıklaması, bakın bizi, kaç parçaya böldü:
* Altın fırsatla müjdelenenler:
Gözleri, çakmak çakmaktır.
Burun delikleri geniş...
Öfke solurken ateş çıkardıkları da vakidir.
Ayakları üzerinde yay gibi gerilirler.
Gün, onların günü.
Tünemiş, bu fırsatı bekliyorlardı.
Bundan sonra en çok, onların sesini duyacaksınız.
Bakın işte, ‘Her şey bir yalanmış’ diyorlar.
Etraflarında daralan çemberi yarmak için, ‘huruç harekâtı’ başlatıyorlar.
En büyük püskürtme silahları, malum ‘fasa fiso’ edebiyatı...
Müjdeli haber almış gibi çığlık çığlığa koşuştururken görürsünüz onları.
Çevik ve ataktırlar ki, hücuma kalktıklarında önlerinde durulmaz.
Kelli felli mağdurlardan, derbeder mağluplar çıkarmakta üstlerine yoktur.
Diyorlar ki;
(Hedef olduğu bir suçtan şikâyetçi olduğu için) AK Parti, kaybetmiştir.
(Hedef olduğu bir suçu bertaraf etmeyi yargıya bıraktı diye) Genelkurmay da kaybetmiştir.
Tek kazanan onlar.
Her hal ve şartta, kazanan tarafta yer alırlar.
İtikadlarınca, onların kaderi budur.
Hâlâ tanımadıysanız biliniz ki, ‘Ergenekon taifesi’ tabir olunurlar.
***
* Fotokopiciler grubu:
‘Fotokopi ile amel edilmez.
Bize aslı gerek, aslı’ diyenlerdir.
Fakat hiçbir zaman, plan okumaya ihiyaçları olmaz.
Eylem değil, amel insanıdırlar.
Zanlarınca, evvel emirde niyetleri sahihtir.
Plan belgelerinin sıhhatini neylesinler.
Ezberleri pek kuvvetlidir.
Maşaallah, Hafız Burhan kadar varlar.
Hemen hükmettiler ki; o belgenin düzmece olduğu kesinleşti.
Komploculara ve köstebeklere hesap sorulsun, istiyorlar.
Meğer onlar da, bu haberi bekleyenlerdenmiş.
Zembereklerinden boşanmış gibi hücuma geçtiler.
Komplonun kimleri hedef aldığına dair şek ve şüpheleri yoktur;
Birinci hedef, TSK...
İkincisi de, hükümetle askeri birbirine düşürmek.
Bu grubun mensupları, yelpazenin her iki tarafında da bulunur.
***
* İhtiyat cephesi:
Hemen üstüne atlamayanlar, bu cephede toplanır.
Çıkrıkçılar Yokuşu esnafı kadar sağlamcıdırlar.
Tefeci sabrına sahiptirler.
Sıfır riskle çalışır, olur olmaz sürprizlere açmazlar kendilerini.
Heveslerinin kursakta kalmasından korkarlar.
Bekliyorlar ki, üzerinden en az bir 24 saat geçsin.
Başbakan konuştu... Baykal konuştu... Hele bir Genelkurmay Başkanı da konuşsun...
Yakındır, onlar da piyasaya düşerler.
İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Marifetname’sine göre, bu sınıfa girenlerin alametleri:
Alnı açık, kaşları yayık, boyları, burunları ve parmakları orta karar olanlardır.
Muhitlerinde akl-ı selimci bilinirler.
Her daim itidal telkin ederler.
Şimdilerde, şöyle konuşurken görürsünüz:
‘Beyler, durun bir dakika!...
Böyle bir cunta faaliyeti belgesi asılsız çıkarsa, buna kim sevinmez?
Hepimiz kazanan taraf oluruz.
Mağluplar yaratma hevesiniz boşuna!
Koyun, kurt ile gezerdi;
Tabi niyetiniz başka başka olmasa...’
***
* Abesle iştigal edenler:
Safiyane, bu dosyanın kapanmasını bekleyenlerdir.
Kalplerinde zerre miskal kötülük yoktur.
Sadece, kötülerin yanına kar kalmasın, isterler.
İnançları odur ki; sivil savcılar ne yapıp, ne edip o belgenin aslını bir gün bulacak.
Sahte de olsa, gerçek te... Amiyane tabirle yazı da gelse, tura da...
Madem ki ortada bir suç var, mutlaka failleri de olmak durumunda.
Behemal bulunup, derdest edilecekler.
Suç, cezasız kalmayacak.
Huzurumuz, asayişimiz ebed müddet berkemal olacak.
***
* Bana gelince;
Bu dosya kapanmaz, açık kalır.
Faili meçhuller katına çıkartılır; orada itina ile bir rafa yerleştirilir.
Arada müstahdemler, raftan indirip tozunu alır.
Canı sıkılan açar, okur okur, tekrar yerine kor.