Müsaadenizle kendimize alkış

Kıbrıs'ta görüşmelerin 2. turu başlıyor. Ermenistan'la yeni bir başlangıca hazırlanıyoruz.

Kıbrıs’ta görüşmelerin 2.  turu başlıyor.
Ermenistan’la yeni bir başlangıca hazırlanıyoruz.
Azınlık cemaatlerini sırtımızda kambur değil, nimet olarak görmeyi  öğrendik.
Kürt meselesinde, en azından kahir çoğunluğumuz çözüm istiyor.
Terörle yaşamayı, kader olarak benimsemedik.
Çünkü biliyoruz ki, daha iyisi mümkün.
Ve biz, kötü giden şeyleri değiştirebiliriz.
Bunca yıldan, yorgunluktan, acıdan sonra hala teslim olmamışız.
Ama, birlikte yaşadığımız tüm bu sorunları çözüp, atamamışız da.
Kendimize ne kadar çok haksızlık yapmışız...
Yaralarımızın her biri tek başına, güçlü bir ülkeyi yatağa düşürecek kadar eski, derin ve karmaşık...
Şimdi kalkmış, hepsini birden halletmeye çalışıyoruz.
Hiç de fena gitmiyor fakat, iyi kötü yol alıyoruz.
Sizce de, alkışı hak etmiyor muyuz?
***
Hepimiz, kendi tecrübelerimizden biliyoruz.
Hiçbir hesap, sonsuza dek açık kalmaz.
Biz yapmasak, yapamasak da... Hayat, bir bir hepsini kapatır bizim yerimize.
Bütün sorunlarımızı tasfiye eder.
Tek fark, dünya gözüyle görür ya da görmeyiz.
Ben görmeyi yeğlerim.
Her şey, biz yaşarken olsun.
Direnmek, mukadder sonu değiştirmez, sadece geciktirir çünkü.
O da belki...
Ne kadar acı verirse versin, hastalığı kabullenmekten başka çare kalmamışsa...
Ameliyat masasına zorla değil, kendi irademizle yatalım, diyorum.
Ermenistan’la ilişkilerin normalleşmesinden tutun da, terörle mücadeleye, azınlıklar meselesine kadar...
Bütün açık yaralarımızı kapatmak için, narkozsuz bir cerrahi operasyondan geçmemiz gerekiyor.
Er ya da geç, başa gelecek...
İhtiyacımız olan şey, biraz daha cesaret...
***
Maazallah, en kötüsünü düşünün...
Her gün her gün ölmekten, bu ezayı, bu cefayı çekmektense...
Ki, ölümün kendisi zannedilir, oysa korkusudur kötü olan...
Bir defa da ölmek, çok daha iyi değil midir?
Kaldı ki, sonunda ayağa kalkmak, sağlıklı bir yapıyla yürüyüp gitmek de var.
Bu ameliyat şansını, neden elimizin tersiyle geri çevirelim?
Görmezden gelmek, yok saymak çözüm getirmedi.
Bizi, o sorunlardan kurtarmadı.
Daha ne bekliyoruz?
Hem, önümüzde parlak bir gelecek duruyor.
Hem de, bir gün mutlaka
kendimizi neşter altında
yatarken bulacağız.
Bari erkeklik bizde kalsın.