Rüyada paşa görmek neye alamet?

Sizi bilmem ama ben merak edip tabirlere baktım. Rüyada paşa görmek, hayra mı, şerre mi alamet diye?

Sizi bilmem ama ben merak edip tabirlere baktım.
Rüyada paşa görmek, hayra mı, şerre mi alamet diye?
Gördüm ki tabirciler, paşalı rüyaları aşağı yukarı benzer şekilde yorumluyorlar.
Tabii bu rüyaların çeşitli versiyonları var. Her birine ayrı bir yorum getiriyorlar.
Yorumlar, rüyada görülen paşanın kim olduğuna göre değişiyor. Hangi hal üzere görüldüğünün ise yorum açısından pek bir değeri yok.
Yalnız karıştırmayın; rüya tabirlerinde paşanın kimliğini belirleyen ismi değil. Kimliğinden kasıt, rüyayı gören mi, görülen mi; üniformalı mı, sivil mi olduğu.
Rüya sahibi kendini paşa olarak görürse farklı, bir başkasını paşa olarak görürse farklı anlamlara geliyor. Ayrıca, paşanın sivil ya da üniformalı olması, emekli ya da muvazzaf olması da rüyanın tabirini etkiliyor.
Sırtında üniforması, omuzlarında yıldızları, göğsünde nişanları yoksa, kimlik teşhisinde bize hangi işaretler yol gösterecek? Rüyada görülen paşanın alamet-i farikası, ayırt
edici özelliği nedir?
Bunu nasıl anlayacağız diye, boş yere endişelenmenizi istemem. Öyle ya, üniforması üzerinde değilse gördüğünüz kişinin bırakın emekli mi, muvazzaf mı olduğunu, paşa olup olmadığını bile nereden, nasıl bileceksiniz?
Rüya sahibinin bizzat kendisi söz konusu olduğunda mesele çok daha çetrefilli bir hal alıyor.
Hangi rüyanızda paşa olup, hangisinde olmadığınızı nereden çıkaracaksınız?
Eğer açık işaretlerden bir sonuca varamıyorsanız, paşayı teşhis etmenin kolay bir yolu var.
Herkesin kendi başına uygulayabileceği basit bir yöntem bu. Başkaca bir alamet, işaret ya da sembol yoksa rüyanızda kime paşa olarak hitap edildiğine bakın, doğru sonucu bulursunuz.
İşin ehline göre, kendinizden şüphe ediyor olsanız bile durum değişmiyor. Ne kadar öyle hissederseniz hissedin, siz olduğunuza kanaat getirmek için birilerinin size ‘paşa’ hitabıyla seslenmesi şart.
Sonuçta rüyada kime söylenirse paşa unvanına o sahip oluyor.
Benim gibi meraklılar için hemen söyleyeyim; teferruatta ihtilafa düşseler de tabircilerin üzerinde ittifak sağladıkları yorum şu:
Kim olursa ve hangi halde görülürse görülsün rüyada paşa görmek, hayra alamet.
Rüya sahibi kendini görürse, uzun olmayan bir vadede sıkıntılarından kurtulacağına delalet ediyor.
Yok eğer bir başka paşa rüyasını şereflendirirse, yakın zamanda iyi haberler alacağına,?daha yüksek mevkilere terfi edeceğine, şan ve şöhret kazanacağına yoruluyor.
Bu merak da nereden çıktı şimdi diye düşünüyorsanız, onu da açıklığa kavuşturalım.
Hayır, bugünlerde rüyadan paşa olarak hiç uyanmadım.
Hayır, niyetim, rüyasında paşa görenlerin içine su serpmek, Ergenekon davasından dolayı
kâbus korkusu yaşamalarına mani olmak da değil.
Benimkisi Freudyen bir merak. Bilinç altımıza kapı araladığı doğruysa diye, rüyalarımızda paşa ünvanının bizim için ifade ettiği anlamı arıyorum.
İtiraf ediyorum, rüya aleminde sorularıma tatmin edici bir cevap bulamadım.
Aynı merakla bu kez, paşa kelimesinin etimolojik kökenlerine baktım.
Araştırmalarım yine sonuç vermedi.
Kelimenin nereden geldiği, dilimize nasıl girdiği konusunda kesin bir bilgiye ulaşamadım.
Bu konuda farklı rivayetler var.
Günümüzde paşa, general rütbesine karşılık gelen askeri bir unvan. Oysa Osmanlı devrinde sivillere de paşa dendiğini, İngilizlerin ‘sir’ unvanı gibi siyasi ve içtimai hayattan bazı mühim zevata da bu payenin bahş edildiğini biliyoruz.
O sebeple, bana göre en makul izah şu olmalı: Paşa kelimesi köken itibarıyla, baş-ağa’dan geliyor. Baş-ağa kelimesi zamanla fonetik evrim geçirerek hançeremizle daha uyumlu seslere dönüştü, paşa şeklini aldı.
Bu izah, en azından rüya tabircilerinin bilinçaltı hakkında yeterince ikna edici geldi bana. Neden rüyada ‘paşa zuhurunu’ izzet ve ikbale yorduklarını şimdi daha iyi anlıyorum.
Demek ki, kelimenin etimolojik evrim macerasından haberleri olmasa bile tabircilerin aklına, paşa denince baş-ağa geliyor. 

Bir paşa neler yapamaz?
Rüya tabircileri, başağa zannedebilir ama paşa olmak bana göre
ağır bir yük.
Askerlikte bir rütbeye karşılık gelse de, paşa olmak bundan fazlasıdır.
Bakın bir paşa neler yapamaz?
- Bir isimle hitap edilmek, etten ve kemikten olanlara, sıradan fanilere mahsustur.
Paşa, bir eşit gibi adıyla çağrılamaz.
- Generaller emekli olur ama paşa olamaz. İstifa da edemez. Görevde kayd-ı hayat şartı bile bir paşa için geçersizdir.
-Paşalık, ne sigortalı bir iş, ne bir meslek, ne rütbe, ne de sadece dünyevi bir unvandır. Oraya çıkış var ama iniş yoktur.
Bu kuralların bugüne kadar iki istisnası görülmüştür. Biri, Atatürk’dür, diğeri de Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ.
Atatürk, 1934’te bir kanunla efendi, bey, paşa gibi lakap ve ünvanları kaldırmıştır. Ağa da buna dahildir.
Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ ise, tepeye çıktığı ilk günden, ‘paşa’ unvanını terk etmiştir.
Rüya tabircileri bu işe üzülmesin; lakap ve unvanların kaldırılmasına dair kanunun birinci maddesine göre, ‘erkek ve kadın vatandaşlar, kanun karşısında ve ve
resmi belgelerde yalnız adlarıyla anılırlar’.
Yani kanunda, rüyalar için bir yasak getirilmiyor.
Ne diyelim, yaşasın eşitlik!