Suudi Kralı'na çatma meselesi

Azardan muaf mı kral hazretleri ya da Erdoğan'dan torpilli mi? Başbakan'ın iltimas ve kayırmalarına ne cihetle mazhar olduğu böylece tartışılıyor.
Suudi Kralı'na çatma meselesi

Efkârı umumiyemizde büyük bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı’na da çattı mı çatmadı mı?
Başbakan, Mısır darbecilerine arka çıkanlara demediğini bırakmadı. Aktif veya pasif destekçilerden kimseyi pas geçmedi. Amerika’dan Avrupa’ya, oradan Körfez’e ve İslam dünyasına herkes bu giderden nasibini aldı. Tek biri müstesna, o da Suudi Kralı deniyor.
Sisi ve adamlarına ayni, nakdi her türlü kol kanat gerdi. Alenen beyanat verip arkalarında durmaya da devam ediyor. Ama Erdoğan, Kral Abdullah’ın yaramazlıklarını görmezden gelircesine beddualarında adını anmıyor.
Azardan muaf mı kral hazretleri ya da Erdoğan’dan torpilli mi? Başbakan’ın iltimas ve kayırmalarına ne cihetle mazhar olduğu böylece tartışılıyor.
Bu konudaki belirsizlik, Hürriyet yazarlarından Mehmet Yılmaz’ın da hayretini mucip.
Dün kendi çapında bu belirsizliği gidermeye çalışıyordu. Ancak pek muvaffak olduğu söylenemez.
Başbakan Erdoğan’ın namı hesabına, onun açığını kapatmak gayretkeşliğiyle şöyle sesleniyordu köşesinden:
“Ey Suudi Kralı! Sen nasıl bir kral ve Müslümansın ki Mısır’daki vahşete sesini çıkarmıyorsun? Sesini çıkarmadığın gibi, bir de darbecilere milyar dolarlar yağdırıyorsun!
Bakma Başbakanımızın şimdilik sessiz kaldığına. Vallahi durgun sudan korkacaksın!”
Cüssesine aldırmadan ona buna kafa tutmakla şöhret bulmuş ya Başbakan... Ne hikmetse sıra Suudilere gelince gık bile diyemediği yorumlarına içerliyor (!) Mehmet Yılmaz.
Başbakan yerine güya o gıkını çıkarıyor, Suudi Kralı’na söyleyemediklerini onun yerine takır takır saydırıyor.
Aynı gün aynı gazetede, tam karşı köşede Sedat Ergin’in yazacaklarından haberi olsa böyle bir hisse kapılmayacaktı oysa. Haybeye Başbakan’a vekâlet edip çenesini yormayacaktı.
Ergin, Başbakan’ın ismen olmasa bile cismen tarif ederek kral hazretlerinin hissesine düşen selam ile kelamı da yolladığı görüşünde.
Hatta “Erdoğan Suudilerle köprüleri atıyor” sonucuna varmış olmalı ki bu hükmü başlığa dahi çekmiş.
Kral Abdullah’la Başbakan Erdoğan’ın isim zikretmeden atışmalarını yakalamış çünkü, gün gün deşifre ediyor.
Kral, darbeye direnenlere ‘terörist’ deyip terörle mücadelesinde Sisi’ye tam destek çıkmıştı hani!
Başbakan anında cevabı yapıştırmış: “Batı’ya, Körfez’e, İslam dünyasına sesleniyorum. Şu anda oradaki şehitleri terörist ilan edenler var...”
Kral, “Mısır’ın içişlerine karışarak fitneyi ateşleyenlerin karşısındayız” sözleriyle bize de çıkışmıştı hani!
Erdoğan, altında kalmamış onun da: “16 milyar dolar desteği verenler, darbecilerin suç ortağıdır... Mısır’daki devlet terörünü alkışlayanlar onlarla aynı izi sürecektir... Türkiye’nin Mısır’la ilgilenmesinden rahatsız olanlar var. Türkiye de sussun, katliamı görmesin, darbeyi görmesin istiyorlar...”
Kafamız karışıyor.
Aynı gazeteden iki yazar. Biri öyle diyor, biri böyle. Aralarında konuşup anlaşamazlar mı?