Tencere-tavanın kökenleri

Tencere-tava işi, bayağı eski bir Frenk âdetiymiş meğer. Tarihçesi, 28 Şubat'tan çok daha gerilere gidiyormuş
Tencere-tavanın kökenleri

Bizde hepi topu 15 yıllık mazisi olan bir protesto modası, tencere-tava çalmak.

Fakat yaygın kanaatin aksine, bir ‘çılgın zekâ’ icadı değilmiş.

Tencere-tava işi, bayağı eski bir Frenk âdetiymiş meğer.

Tarihçesi, 28 Şubat’tan çok daha gerilere gidiyormuş.

Frenk mukallitliğine indirgemek istemiyorum meseleyi.

Medeniyet, neticede insanlığın ortak malıdır.

Bizim ecnebilerden aldıklarımız gibi ecnebilerin de bizden aldığı âdetler vardır.

Hasbehas yerli olmayışı, şiddet içermeyen barışçıl bir eylem olduğu gerçeğini de değiştirmez.

Ancak demokratik yaşamı geliştirmek bir kültür, bilinç ve farkındalık düzeyi yakalamakla mümkün ise işin rengi biraz değişir.

Öyle Batı’da gördüğümüz her eylem kalıbını kopyalayıp burada uygulamakla, mahiyetini anlamadan ezbere almakla olmaz.

Taklit bile olsa bilmek lazımmış ki tencere-tava çalmak, ‘mahalle baskısı’nın, ‘alaycı şamata’nın, ‘gürültülü protesto’nun Fransızcası olan ‘Charivari’ kelimesinden geliyor.

‘Şarivari’ şeklinde Osmanlı Türkçesi’ne de girmiş bir kavram.

İstanbul’da çıkan bir mizah dergisine isim dahi olmuş vaktiyle.

Prof. Hasan Nuri Yaşar’ın gönderdiği bilgi notunu okuyana dek ben de habersizdim bu durumdan.

Kendisi, Frenk kültür ve lisanına vâkıf hukukçularımızdandır.

Dolayısıyla neden bahsettiğimizi bilerek konuşalım diye o notu aynen aktarıyorum.

Hayırlara gitsin temennisiyle, buyrun:

“Bir operasyon olarak şarivari, mahalle baskısı ve Ortaçağ...

Şarivari, 1875-1877 arasında ancak beş sayı çıkabilen bir Osmanlı mizah dergisi.

III. Napolyon yasaklayana kadar Belçika’da çıkan bir derginin adı olduğu için, Fransız Büyükelçiliği’nin başvurusuyla kapatılmış.

Şarivari dergisinin başlangıç yazısında, anlamı ‘yuh çekmek’ olarak verildikten sonra şöyle tanımlanıyor: ‘Saadetimize musallat olmuş kişilerin haneleri önünde teşhir şamatası eylemek.’

Batı’daki anlam ve fonksiyonuna gelince.. Şarivari (charivari/İngilizce shivaree) Fransızca kökenli bir sözcük.

Anlamı, bir ortaçağ âdeti olarak kırsal yerlerde ya da küçük mahalle sokaklarında tencere ve tava çalarak aşırı ve alaycı gürültü yapmak.

Fonksiyonu ise bu suretle ‘mahallede’  istenmeyen kişiler üzerinde mahalle baskısı (a form of social coercion) yapmak, mahalle sansürü (a form of community censure) uygulamak ve sosyal dışlama (a forms of social ostracism) gerçekleştirmek.

Organizasyonu şöyle: Kadın ve çocukların yoğun biçimde yer alması sağlandıktan sonra eylem, üst gelir grupları tarafından başlatılıyor. Kenarda, bir şeyin parçası olmak için fırsat bekleyen alt sınıfların katılımıyla da genişleyip sürdürülüyor.

Diğer yandan ‘çılgınlık’ ya da üzerine taktığı değerli metalleri şakırdatarak görgüsüzce dolaşmak veya ‘gürültülü müzik’ anlamlarında kullanıldığı da oluyor.”

Bilgi ve takdirlerinize...