TSK'nın görmediği görüntüler

TSK belki görmüyor, belki ısrarla görmezden geliyor, belki görmek bile istemiyor. Yahut belki de memleketin iyiliği için görmemesi gerek.
TSK'nın görmediği görüntüler

Genelkurmay açıklamak zorunda kaldı ki “Teröristlerin sınır ötesine çekildiğine dair ellerinde herhangi bir bilgi ya da görüntü yoktur.”
Olasılıklar muhtelif.
Bir ihtimal, “Her şey de bizden habersiz yapılıyor kardeşim, sonradan öğreniyoruz bunları” diye serzenişte bulunuyorlardır.
Resmen pozisyon alıp “Görmedik, duymadık, bilmiyoruz” siperine de yatmış olabilirler.
“Bize çaktırılmadan olup bitsin hepsi” mealindeki kriptolu bir mesaj olması da muhtemeldir.
“Bakın görmezden geliyoruz, görürsek sizin için de bizim için de iyi olmaz, ayaklarınızı çabuk tutun” mesajı yolluyor olmaları da mümkün haliyle.
Basitçe yasak savmak, bela def etmek için de yapmış olabilirler o açıklamayı.
Komuta kademesinin resmi tutumunu, bir belgeyle savcıya, hâkime karşı kayda geçirme mahiyetinde.
Yarın gelebilecek bir ‘görevi ihmal’ soruşturmasını, bugünden komutanların başından savuşturmak için yani.
“Sakın yanlış anlamayın, biz yasal görevlerimizi aynen yerine getiriyoruz ha” diyerek yargının yanında muhalefete de şifreli mesaj göndermeleri olasıdır.
Her halükârda muhatap Kandil’dir, yargıdır ya da siyasettir.
Ama ne hikmetse medyamız üzerine alınıyor.
TSK belki görmüyor, belki ısrarla görmezden geliyor, belki görmek bile istemiyor. Yahut belki de memleketin iyiliği için görmemesi gerek.
Hayır, medya o görüntüleri göstere göstere basıyor.
PKK’lıların sigara molası, sırt çantalarıyla dönüp dağlara vurması, dereden atlaması, çaydan geçmesi, ormanda piknikçilerle rastlaşması, sınırın diğer tarafında merasimle karşılanması vesaire. Foto-roman tadında kare kare işliyorlar.
Ne olur ne olmaz, gözlerden kaçmasın diye, üstüne “TSK’nın görmediği görüntüler” başlığı atmayı da ihmal etmiyorlar.
Olasılıklar yine muhtelif.
Ya ‘barış için demokrasi’yi çok şiddetle savunuyorlar -ki tüm bu çabalar, alttan alta nasıl hararetle desteklediklerinin bir göstergesidir- ya “Aman savcı beyler Bahçeli’ye uyup harekete falan geçmesin, süreci baltalamasın, memleket için çok fena olur sonra” demek istiyorlar.
Ya dertleri, komutanları gammazlamak değil. Aşırı dostane uyarıyorlar, “Sen görmüyorsun paşam ama bak neler oluyor, savcılar görür mörürse başın belaya girmesin” demeye getiriyorlar.
Ya da yalnızlık korkusundandır. “Bak toplanmış gidiyorlar, biz burada iç düşmansız sıkılmayalım sonra, TSK’ya açık adres verelim de hepsi bir aradayken tepelerinde uçsun, bakarsın geri gelirler” gibisinden bir iyi niyet işi de olabilir.
Genelkurmay’ı dürtmek, taciz ede ede uyandırıp çekilmekte olan PKK’lıların üzerine saldırtmak gayretleri de olasılık dahilinde.
Fakat bana göre çok zayıf bir olasılıktır. Çözüm sürecini canı gönülden desteklerken böyle bir kötülüğü çağırmak, akıllarının en ücra köşesinden bile geçmez.
Sizce hangi ihtimal daha doğrudur? Niye o fotoğrafları inatla TSK’nın gözüne sokmaya çalışıyorlar? Amaçları ne olabilir?
Bilene, bir hafta dağ bayır geze geze bedava Kandil gezisi var.