Turizm burada bakan nerede?

Ah ah, bu Ömer Çelik yok mu? Kaç ay oldu geleli, daha bir düzelme yok rakamlarda. Yine çulsuz turist geliyor bize, yine çulsuz.
Turizm burada bakan nerede?

Hncal Uluç’un seriye bağlanmış turizm yazılarıyla girdik bayrama. Ben şahsen çok feyz aldım. Bayram bitti, bereketi hâlâ üstümde.
Olumlu bir etkisi de şu oldu: Kendimi fahri turizm müfettişi gibi hissetmeye başladım.
Ayrıca konu sıkıntısına da iyi geliyormuş.
Hem çiçeği burnunda Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e sallamanın bir maliyeti yok. Bütün sorunları onun üstüne yıkar, hükümeti hırpalamanızı bekleyen okur kısmına da bilvesile göz kırparsınız. ‘Nurun alâ nur’, kar üstüne kar.
Sizin işiniz görülsün, yazı sıranızı savmış olun, sair zamanlarda talepleri karşılanamayan aykırı okur da tatmin bulsun. Bundan âlâ çifte vurgun mu olur!
Hıncal Usta bu, kaçın kurrası, bir taşla tek kuş vurduğu görülmemiş.
Usta’nın sırrına eren ben, sıkıştıkça turizm mevzularına sardırmaz mıyım gayri? Tefrika halindeki dizi yazılarımın ilki sayın bunu.
Kısa tatilimde vazife bilip şöyle bir bakındım etrafa ne var ne yok diye... Marmaris’te her şey tastamamdı; göğün mavisi, denizin laciverti, doğanın yeşili, Akdeniz’in iklimi, Akdeniz’in akşamları...
Ustanın tabiriyle Tanrı cömert davranmış, hiçbir şeyini eksik bırakmamış. Bu güzelim ülkeye her şeyi vermiş de bir turizm bakanını esirgemiş, etrafta bir tek onu göremiyorsunuz.
Bir umut karşı komşuya kadar gittim, yok işte, Rodos’ta da yok, yine yok, yine yok. Yok oğlu yok. Sanki yer yarıldı da içine girdi.
Erinmedim, Kekova açıklarına varıp baktım, batıklarda onu aradım. Hayır, deniz de yutmamış.
Koca turizm sezonu geldi geçiyor, bir gören olmuş mu bu civarlarda, hâşâ!
Kaş-Kalkan sahillerine hiç uğramamış bütün yaz. Bir fincan Türk kahvesi içmeye, külahta bir top kaymaklı dondurma yemeğe gelmez mi turizm bakanı? Gelmemiş, gelmeyi akıl etmemiş.
Tekerleme gibi tekrarlayıp duruyor Hıncal Usta, “Turizm vizyon işidir, vizyon” diye. O da rahmetli Özal’da vardı.
Bugünkü hükümette ancak bölünmüş yollar, köprüler, tüneller, metrolar, Marmaray’lar, hanlar, hamamlar yapacak vizyon var. İmar ve inşaya akılları eriyor da turizme gelince tıs!
Bu arada turist sayısı patlamış, 35 milyonla dünya sıralamasına girmişiz. Oteller, marinalar, havaalanları almış yürümüş. Dünyadan sadece turist değil kıskançlık bile çekmeye başlamışız. Fakat bizi hâlâ Yunan adaları çekiyor. Gözümüzü Fransız ve İtalyan beldelerinden alamıyoruz. Bu da kompleksimizden değil vizyonsuzluğumuzdanmış.
Baksanıza, turist başına harcattığımız para New York’takinin yarısı kadar. Neyimiz eksik?
Allah var, bundan 20 yıl önce de turizm gelirlerimizi Paris’le, Roma’yla kıyaslardı Hıncal Usta. Hep kafaya yarıştık malum.
Ah ah, bu Ömer Çelik yok mu? Kaç ay oldu geleli, daha bir düzelme yok rakamlarda. Yine çulsuz turist geliyor bize, yine çulsuz.
Ne olacak bu ‘her şey dahil’ ucuzculuğunun hali? O da artık yarına!