Türkiye kimlerin değildir?

Türkiye kimlerindir, onu biliyoruz. Peki Türkiye, kimlerin değildir?

Türkiye kimlerindir, onu biliyoruz.
Peki Türkiye, kimlerin değildir?
Bu soruya cevap vermeye hazır mısınız?
***
Anayasa’dan Türk milleti lafını çıkaracaklarmış.
Deniz Baykal, böyle diyor.
Cevabı da açık; “Hadi canım sende!...”
Dönüp dolaşıp, aynı yere geliyoruz.
Türk kimdir, Kürt kimdir?
Türk milleti, kime denir?
Bu kadar basit bir soru yüzünden, bütün bir dersten çakıyoruz.
Çünkü bu soruya, ille de Anayasa düzeyinde cevap vermeye çalışıyoruz.
Bedelini canla ödediğimiz bir meselede, buraya takılıp kalmamızı, alıyor mu aklınız?
Ayrımcılığın ezeli mağluplarından Hintli bir şair gibi, romantik sözlerle isyan edebiliriz.
‘Hangimizi ısıtmaz güneş?
Yağmur, hangi birimizi ıslatmaz?
Hangimizi yakmaz ateş?
Toprak, hangi birimizi kabul etmez?
Hepimiz biriz, hepimiz insan!...’
Ama bu yalın gerçeği, nedense hep aşağı kastlardan, yeryüzünün lanetlilerinden dinliyoruz.
‘Beyaz adam’ların hissiyatına hakim olamıyor, aynı anlayış.
Onun için gelin, minik bir zihin egzersizi yapalım.
Efendi soyluların duygularına hitap edemiyoruz madem, belki akıllarını etkileriz.
***
Önce, başlangıç sorularımızı değiştirelim.
Anayasalar, ‘Kim, kimdir?’ kitapçığı olmadığına göre, abesle iştigal etmeyelim boşuna.
Herkes, kendisidir; kendini nasıl tarif ediyorsa, o kimsedir.
Bu, bir anayasa bile olsa...
Kimsenin bize kimlik dayatmaya, aslında kim olduğumuzu söylemeye hakkı yok.
Gelelim asıl meseleye...
Kürtler, ne istiyor?
Çözümün imkânlarını tartışan herkesin mecburi kalkış noktası, bu sorudur.
Ne istiyorlar?
On yıllarca inkar edilen kimliklerinin resmen tanınmasını, onurlarının iadesini...
Katıldığım bir TV tartışmasında, konuklardan biri, bu sebeple 66. maddenin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
O madde, şöyle diyor:
‘Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür.’
Bu madde, vatandaşlığı mı tanımlıyor, yoksa Türklüğü mü?
***
İsterseniz, şöyle bir mantıksal sıra izleyelim.
Türkiye kimlerindir?
Türkiye, Türklerindir.
Türkler kimdir?
Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkestir.
Bu tanıma göre, Türkiye kimlerin değildir?
Türk olmayanların değildir.
Burada başa sarıyoruz;
Türk kime denir?
Anayasa’nın 66. Maddesi’nde tarif edilendir.
Gördünüz mü?
Hüküm cümlesinin gramatik dizilişinden yola çıkarsanız, varacağınız sonuçlar, aşağı yukarı böyle.
Anayasa’nın 66. Maddesi, vatandaşlığı tanımlıyor zannedilir.
Oysa aslında, Türklüğe tanım getiren bir maddedir.
Çünkü maddenin dili, ‘Türk kimdir, kime denir?’ sorusuna cevap verecek şekilde kurgulanmış.
Buradaki Türklüğün, ırk ya da kan esasına bağlı bir tanım olmadığı da açık.
Geçmişte böyle yorumlanıp, uygulanmış olabilir.
Bugün kimse öyle demiyor.
Yine de, o maddenin hangi ihtiyaçtan doğdu sorusu, hâlâ havada...
En azından dili, düzeltilebilir.
Mutlaka gerekiyorsa, ‘Vatandaş kimdir’, sorusuna cevap olacak bir şekil verilebilir.
O kadarı bile, 66. Madde’yi bence sorun olmaktan çıkarmaya yeter.
Asıl önemli olan, aynı soruları tersinden de sorup, doğru cevabı bulmaktır.
Yani yazılı metinler yerine, evvela kafaları düzeltmektir.
Türkiye kimlerin değildir?
Bu soruya doğru cevabı verdiğimizde, Anayasa’nın 66. Maddesi’ni tartışmamıza gerek kalmaz.