Türk'sün Türk kal arkadaş!

Kürtlere hak ve talepleri verilecek diye Türklerin elinden bir şey alınmıyor çünkü. Türklükten istifa dilekçesi de buna dahil.

Demiştim ki beyaz Türklüğün özeleştirisi en çok Ertuğrul Özkök’e yakışır ama Kadir İnanır’dan geldi. Demez olaydım.

Özkök bundan fena halde alınmış. Türklükten de beyaz Türklükten de tek elde istifaya karar vermiş.

Gerçi hangi mercie vereceğini o da bilememiş, istifa dilekçesi duruyor öylece elinde.

Fakat ne kabule ne redde mezunum ben de. Çok istesem de kendisine yardımcı olamıyorum.

Şayet yetkili merci olsaydım bile, hiç düşünmeden “İstifan kabul edilmedi” derdim.

“Var mı kavgayı başlatıp sıvışmak” inadıyla değil elbet.

“O dilekçeyi çabuk cebine sokup yallah beyaz Türklük başına, meseleye Fransız kalma” der ve geri çevirirdim.

Hem inkâr ve asimilasyon politikalarından gelmedi mi memleketin başına ne bela geldiyse?

Bilmezmiş gibi davranıyor Özkök. Kendi Türklükten ayrılmakla kalmayıp bir Kürt’ü de Kürtlükten ayıracak aklı sıra.

Derdi yalnız gitmemek, yanında bir Kürt’ü de götürmek.

Olacak şey mi? Furyaya dönüşmeden bu istifa hamlesinin önüne geçmeliyim.

Rica minnet de olsa Özkök’ü kararından caydırmak, tarihi bir görev haline geliyor.

Yalnız, onu devirerek çözümün önündeki son engeli de kaldırdığımızı söylerken Eyüp Can’la beni mi abartıyor, kendini mi anlayamadım.

Keşke Kürt sorunu dedikleri sorun da Özkök’ü bizim kadar önemseyip mübalağa etseydi. Sorunu aşmak, Kadir İnanır’ın göndereceği bir şişe şaraba bakardı, istifa mistifa lakırdıları da yanımıza kâr kalırdı.

Ben de seslenir, bir delilik yapmadan önce bu fevri kararından döndürmeye çalışırdım onu.

Ama nerede? Sorun ciddi mi ciddi, bana mısın demiyor.

Kürtlere hak ve talepleri verilecek diye Türklerin elinden bir şey alınmıyor çünkü. Türklükten istifa dilekçesi de buna dahil.

Kürt kimliğinin tanınmasını, Türk kimliğinin ret ve inkârı şartına bağlayan yok. Niye beyaz ve hassas Türklerden izin istenecek?

Ayrıca bu kimlik tek nüsha mıdır ki Kürt’e verilebilmesi için önce Türk’ten alınması gereksin?

Çok rica ediyorum, Türk’sün madem, Türk kal arkadaş. Türkçülüğü bırak yeter. Bilhassa da şu beyaz olanını.

Hiçbir Kürt’ü de Kürtlüğünden etmeye çalışma. Kürtçülük yapmaması yetsin de artsın sana.

Bilmez misin bu dava neyin davasıdır ki Türklük ve Kürtlükten istifa fikrini ortaya atıyorsun. Kalkmış inkâr ve asimilasyonun rızaya dayalı, gönüllü bir versiyonunu teklif ediyorsun.

İmzasız kâğıtla oynuyorsun, şeytan doldurur. Gelir miyim sandın bu oyuna?

Gel sen istifayı unut arkadaş. Yol yakınken vazgeç bu naz ile cazdan.

Hem bak, sen aradan çekilince çözümün önü de açılmış olmuyor. Çıkar bu kahramanca fikri aklından. Kendini feda edeceksin diye boşu boşuna gitme sonra.

Dağların sırtına vursan altında kalacakları bir mesuliyet. Sense çözümün sorumluluğunu bütün ağırlığıyla cılız omuzlarımıza yükleyip gidiyorsun.

Bir daha düşün arkadaş. Sen omuz vermezsen bu yükü nasıl taşır zavallı Türkler ile Kürtler!