Twitter'ı boykota var mısınız?

İngilizler 4 Ağustos'ta Twitter'ı boykota hazırlanıyormuş. Var mısınız siz de!

Twitter devriminin ‘Vahşi Batı’ günleri için son saymaya başlayabilirsiniz.
Hesapta olmayan bir karşıdevrim rüzgârı çıktı, batıdan doğuya esiyor.
Başbakan Erdoğan ‘baş belası’ dediğinde, Twitter’dan birbirlerine göz kırpıp hınzır hınzır gülenler olmuştu.
“Elâleme rezil oluyoruz, bu çağda bu kafa, edilecek laf mı yahu” diyenler de vardı.
Meğer Twitter devriminin içine doğduğu dünya, Erdoğan’dan çok önce dijital haydutlara karşı dolmuş.
Biz daha ‘bela mı değil mi’ diye lafa tutuşurken onlar bu belayı baştan def etmek için çoktandır fırsat kolluyormuş.
Tam da o günlerde Obama, ‘siber güvenlik’ gerekçesiyle internetin devlet tarafından izlenmesini resmen ve alenen savunmasın mı!
Merkel de kalkıp zapturapta alınmasına dahi destek vermesin mi!

Bir de Merkel’in, sosyal medyayı yeni keşfedilen başıboş topraklara benzetmesi var ki hâlâ dillerde.
Amerika’larda, Almanya’larda günün alay konusu olacağız diye ciddi ciddi dertlenenler boşuna hayıflanmış.
Alın size sosyal medyanın polis tarafından gözetlendiği Amerika’dan 2 ayrı vaka.

Facebook kullanıcısı 2 gencin, New York’tan Remel Newson ile Teksas’tan Justin Carter’ın başına gelenlere bakın.
Bu afacanlar, evlerinde oturmuş tatlı tatlı mavra çevirirken klavyelerinden tehditkâr sözcükler çıktığı için tutuklandılar.
Tek suçları yanlış kelimeler kullanmış olmalarıydı, başka da bir yaramazlıklarını duyan, gören yoktu.

Kapılarına polis dayandı. “Kimseye bir şey yapmadık, öylesine atıp tutuyorduk” demeleri, yakayı kurtarmalarına yetmedi.
Bu haylazlardan biri henüz sabiydi, Teksaslı olanı. Arkadaşıyla kendi halinde absürd absürd şakalaşıyordu. 6 ay hapis yatıp 500 bin dolar kefaletle salıverildi. Sempatikliği, şeker çocuk oluşu beş para etmedi.

Twitter’ın, Facebook’un artık şakası yok, kanunsuzluğun hüküm sürdüğü günler sona eriyor.
En son İngiltere’de müthiş bir toz kalktı. Twitter patlamasıymış, fenalık gelmiş İngilizlere de. Bir dokun bin ah işit!
Caroline Criado-Perez adlı bir feministin, kâğıt paralara kadın resmi basılmasını isteyen kampanyasıyla başlamış orada karşıdevrim.
Çünkü kadına demediklerini bırakmamış Twitter’ın haylaz çocukları. Küfür, tehdit, gözdağı almış yürümüş.
Polis en ağzıbozuklarını yakalamış, gözaltına da almış ancak frenler patlamış bir kere, orada kalmıyor.
İngiliz kullanıcılar, Twitter’ı ‘baş belaları’na müdahalede geç kalmakla suçluyorlar.

Şikâyetlerin tek tuşla daha hızlı bildirilebilmesi için yeni mekanizma kurmuş Twitter. Tepki dinmemiş yine de.
Bir karma komisyon oluşturmuşlar parlamentoda, Twitter’a muzır tweet’lerle mücadelede yetersiz kaldığı için hesap soracaklar.
Bu İngilizler, kişilik hakları söz konusu olduğunda ‘ifade özgürlüğü’, ‘şirket politikası’ falan gibi cafcaflı laflardan anlamıyor kesin.
Yalnız karşıdevrim ateşi, hızını alamayıp Türkiye’ye de sıçrarsa şaşırmayın.

Hatta tarih bile veriyorlar. 4 Ağustos’ta İngilizler Twitter’ı boykota hazırlanıyormuş. Var mısınız siz de!