Twitter'ın ağzına biber sürülsün mü?

Ne yeni yasaklara ihtiyaç var ne de yalanları yüzünden Twitter'ı komple baskı altına almaya.

İnfial yaratan Twitter yalanlarına bir çare aranıyor.

Ağzına biber sürmek çare mi peki?

Cevaba geçmeden evvel, birkaç sorum daha var.

Toplumsal barışı tehdit edecek kadar organize bir yalancılığa yataklık ediyor mu Twitter?

Cevap hayır ise bir gazeteye yazılması suç olan şeyler Twitter’a külliyen serbest mi olmalı?

Yoksa yazılı basına yasak olan her şey, dijital medyaya da kanunla yasaklanmalı mı?

Nur topu gibi bir tartışma konumuz daha oldu.

Hükümet cephesinden gelen açıklamalar ortada.

Başta Twitter ve Facebook olmak üzere, sosyal medyaya yönelik genel bir yasal düzenleme hazırlığını haber veriyorlar.

Bana da kalırsa bir düzenlemeye ihtiyaç var.

Nedeni, pek çetrefilli değil.

1955’te keşfedilmiş olsaydı, “Ata’nın Selanik’teki evi bombalandı” tahriki, İstanbul Ekspres gazetesinden önce Twitter’da dolaşıma sokulurdu.

6-7 Eylül’de Rumlara karşı girişilen utanç verici linç, yağma ve talan olayları da böylece sosyal medya üzerinden organize olurdu.

Kıbrıs’ta Rumların cami yaktığına dair kışkırtıcı haberler, gazetelere gerek kalmadan dijital mecralardan akardı yine.

Yalan haberlerle halkı dolduruşa getirenler, medyada bir ayakları olmadan başaramazlardı.

Tertipçiler, daima provokasyon yöntemlerinden güç aldı.

Yönlendirici yalanlar üretip yaymaktan.

Örgütlü yalancılığın dere yatağı ise her devirde aynıydı: Medya.

Dün radyo ve gazetelerdi, bugün televizyon ve internet daha elverişli.

Ben söylemiyorum, Özel Harpçi Sabri Yirmibeşoğlu’nun 2010’daki ifşaatı söylüyor:

“Eğer bir yerde halkı galeyana getirmek isterseniz sizin saygın değerlerinize düşmanın küçültücü hareket yaptığını gösterirsiniz.

Özel Harp’te bir kural vardır. Halkın mukavemetini arttırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs’ta cami yaktık biz mesela.”

Tarihin kayıtlarına göre o camileri Rumlar yakmış, kutsallarına saldırılan Türkler de ayağa kalkmıştı.

Aynı general, 6-7 Eylül olaylarının da ‘muhteşem bir Özel Harp işi olduğunu ve amacına ulaştığını’ faş etmemiş miydi?

Sadede geliyorum.

Nefret suçu, yalan haber yaymak, karalama ve iftira kampanyaları, şiddete teşvik, tehdit ve hakaret gazetelerde nasıl kanuni takibata uğruyorsa Twitter’da da cezasız kalmamalı.

Mevcut yasalarda zaten tanımlanıyor basın yoluyla işlenebilecek suçlar.

Sosyal medyaya da uygulanmaları sağlansa yetecek.

İlave tedbire gerek yok.

Ne yeni yasaklara ihtiyaç var ne de yalanları yüzünden Twitter’ı komple baskı altına almaya.

Pratikte karşılaşılan sorunları gidermekle sınırlı kalacak bir düzenleme kâfidir.