U2'nun siyasi ambargosu

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın söylediklerinden anladım ki... Meşhur bir müzik grubunun siyasi ambargosu altındaymışız meğer.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın söylediklerinden anladım ki...
Meşhur bir müzik grubunun siyasi ambargosu altındaymışız meğer.
Nihayet bu ambargoyu delmeyi başarmışız, bir yıla kadar bize konser vermeye gelecekmiş Bono.
Müziğin gücünü hafife aldığımdan değil, sakın yanlış anlamayın.
Muhalif müziğin neye tekabül ettiğini de bilirim.
Fakat bir müzik grubunun, nasıl dünya çapında etkili bir siyasi aktöre dönüştüğünü görmek, beni şaşırtıyor.
U2’yu alın mesela... İnsan hakları konusunda otorite muamelesi görüyor.
Ne Human Rights Watch’ın, ne de Uluslararası Af Örgütü’nün raporları, rock müziğinin bu efsane grubu kadar tesirli.
Solistleri Bono’nun muhtemel Türkiye ziyaretine yüklenen anlam, Hillary Clinton’ınkinden daha büyük.
ABD Dışişleri Bakanlığı, her yıl, ülkelerin insan hakları sicilini tutan raporlar yayımlar.
Gelin görün ki, U2’dan alacağınız orta halli bir sicil notu, ABD’nin vereceği eksi puanları silebiliyor.
Küresel ölçekte daha muteber bir onay makamı, siyasi güçlerden daha yukarıda bir sicil amiri olmuş U2.
Müziğinin kalitesi, kitleler üzerindeki okültist büyüsü, sürükleyici tınısı bir yana...
Hepsi hepsi rakiplerinden hallice müzik yapan İrlanda’lı bir rock grubu, hayranlarından gördüğü ilgiyi, eşsiz bir siyasi kudrete tahvil edebilmiş.
Teşkilatsız, seçimsiz ve sandıksız, tek başına küresel bir muhalefet partisi olmuş.
Müziğinin muhalif mesajından, tepkisel içeriğinden söz etmiyorum.
Siyasi nüfuz icra ediyor, tavır koyuyor, kampanyalar yürütüyor.
Türkiye’de konser verecek olmaları, bir yıl öncesinden olay haline geliyor.
***
Dünkü Vatan Gazetesi’nde Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın mülakatı vardı.
İstanbul’un 2010 Yılı Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında, U2’nun davet edildiğini söylüyordu.
Seneye geleceklermiş...
Biletleri şimdiden satışa çıkmış.
Bu konser için U2’ya, ayrıca 1 milyon TL ödenecekmiş.
Bono’yu ağırlamanın maliyeti pek hafif sayılmaz yani.
Ama Bakan Yazıcı, buna neden değeceğini gerekçeleriyle anlatıyor...
İnsan hakları ihlalleri yüzünden, daha önce Türkiye’ye gelmeyi reddediyorlarmış.
Bono’nun vetosunu, U2’nun ambargosunu kırmış oluyoruz bu durumda.
İstanbul ve Türkiye’nin dış imajı için büyük bir tanıtım fırsatı olacakmış.
Bahsettiğim şey, buydu işte!...
***
Bir müzik grubu, Türkiye gibi bir ülkeye siyasi ambargo koyuyor, kredi notunu düşürüyor ve en az ABD ambargosu kadar etkili oluyor.
Yeni bir dünya bu, eskisine hiç benzemiyor.
Küresel bir mali buhran yaşanırken...
Küreselleşme karşıtları sanki buharlaştı, sesleri daha cılız çıkıyor.
Blair-Clinton ikilisi tarafından, küreselleşmenin zararlı yan etkilerine cevap olarak sunulan Üçüncü Yol siyaseti, çoktan pes etmiş gibi.
Onların boşluğunu, dünyada U2 dolduruyor.
Türkiye’de de underground müzik grupları...
Yerli rap, özellikle gençler arasında giderek kitleselleşiyor.
Yeraltı müziğine çekiliyorlar...
Dünyada Bono, Türkiye’de Ceza yükseliyor.
Velakin; sol partiler, onların hayran kitlelerini meydanlarda toplayamıyor.
O kitle, oy verecek adres bulamıyorsa; şarkıcılar, bu boşluktan siyasi güç devşiriyorsa, varın gerisini siz düşünün.
Hiç lamı, cimi yok; sol muhalefetin fena halde çuvalladığının resmidir.
Yeni bir muhalif duruş lazım.
Tabi eğer sol siyaset, bu tablodan kendi payına ders çıkarabilirse...