Vaat edilmiş füze isimleri

İran'la İsrail arasındaki atışmalara, sataşmalara alışığız. Neredeyse, gündelik hayatımızın olağan parçası haline geldi.

İran’la İsrail arasındaki atışmalara, sataşmalara alışığız.
Neredeyse, gündelik hayatımızın olağan parçası haline geldi.
Propaganda savaşı yürüttüklerini biliyoruz ya, tehditkâr sözlerine pek değer vermiyoruz.
Onlar da, propagandalarının tesirini artırmak için zaman zaman bize silahlarını gösteriyorlar.
Ciddi ve kararlı olduklarına inandırmak için, füze denemelerine girişiyorlar.
Bu yüzden dün, füze isimlerine farklı bir gözle baktım.
Füzeler mi daha korkunç, yoksa isimleri mi?
***
‘Hangi füzenin daha üstün’ olduğunu anlamak için, mukayeseli balistik silah kursuna gitmemiz gerek.
Oysa, hangi ismin daha vurucu olduğuna hükmetmek çok kolay.
İsimde kodlanan mesajlara bakmanız yeterli.
İran’la İsrail arasındaki ‘silahlanma’ yarışı, ritmik bir şekilde tırmanıyor.
Şimdilik, birbirlerinin gözlerini korkutmaya çalışıyorlar.
Onun için ben, silah rekabetini, ‘korku salma’ yarışı olarak görmekten yanayım.
Karşılıklı olarak dikleniyorlar, tehditler savurup gövde gösterisi yapıyorlar.
Ama biri, o silahı belinden çekmeye kalkışırsa, işte o zaman ‘çılgınlık’ kaçınılmaz...
İşler o raddeye varmadan, birinin cayması ve geri çekilmesi şart.
Bu da, restleşmede kimin daha korkutucu göründüğüne bağlı.
En ürkütücü tehditleri kullanarak, ağız dalaşını sürdürüyorlar.
Yakıp yıkmaktan, topyekûn yok etmekten, haritalardan bile silmekten söz ediyorlar.
Füzelerinin boylarını yarıştırmakla yetinmiyorlar.
Onlara dehşetengiz isimler buluyorlar.
İsimler, kararlılıklarının göstergesi...
Düşman, ne kadar gözü kara olduklarını ordan hesap etsin diye seçilmiş isimler...
***
İran, kısa menzilli yeni füzelerini denedi.
İki füzenin isimlerine dikkat ettiniz mi?
Karadan karaya bu füzelerin adları, ‘Fetih’  ve ‘Zelzele’.
Dün de, uzun menzilli ‘Şahap-3’ füzelerini test ettiler.
Şahap, ‘ateş topu’ demek.
Balistik füze programında ürettikleri son nesil füzelere, bu ismi takmışlar.
Füzelerin teknik özellikleri, menzilleri, imha güçleri, nükleer başlık almaları bir yana...
İsimleri, hepsinden daha etkili
bence.
***
Meseleye, şu tarafından bakın;
Silahlanmanın birincil amacı, caydırıcılıktır.
Kimse, bir gün kullanmak istemez.
Ama mecbur kalırsa, kullanmaktan çekinmeyeceği de bilinsin ister.
Bunu gerçekten yapabilirler mi?
Cevap, füzelerin isimlerinde gizli.
‘Fetih’, savunma amaçlı bir silahın ismi olamaz.
Taarruzun adıdır; ele geçirme ve yayılma silahıdır.
Bir silaha ‘Zelzele’ adı, tahrip gücü yüksek değilse, imhayı amaçlamıyorsa konmaz.
Öyle bir isim ki, anca büyük yıkımların, yok edici bir
saldırının silahına
yakışır.
Hakeza ‘Ateş topu’, önce yüreklere korku ateşini düşürür.
Bu isimlerin işaret ettiği bir hedef var.
Ve biliyoruz ki, İran’ın ‘fetih objesi’ İsrail’dir.
***
İran’a karşı İsrail’in en büyük kozu ise, ‘Jeriko’ füzeleri.
Peki onlar, savunma silahı mı, saldırı silahı mı?
Jeriko (Eriha); İsrailoğulları, vaat
edilmiş topraklara geldiklerinde karşılarına çıkan aşılmaz duvarların şehridir.
Yiğit savaşçıları olan düşman bir ülkedir, Jeriko. 
İsrailoğulları,
6 gün şehrin duvarlarını aşamaz.
7. gün, tanrıdan buyruk gelir; kahinler, Jeriko’nun kıyametini haber vermek için borulara üfler.
İsrail halkı, çığlıklar atmaya başlar.
Öyle çıldırtıcı bir sestir ki bu, Jeriko’nun aşılmaz duvarları çatlar ve yıkılır.
İsrailoğulları, nefes alan her canlıyı kılıçtan geçirir...
Ganimetleri yanlarına alıp, şehri, içindekilerle birlikte ateşe verirler.
İsrail’in, balistik füze serisine neden bu ismi koyduğunu sanırım anladınız.
Çünkü İsrail’in modern ‘Jeriko’su, İrandır.
Aşılmaz, diz çökmez, savaşkan bir düşman...
İsrail için ‘Jeriko’, İran’ı düşürüp yok edecek silahın kodudur.
İran’a, Jeriko’nun ve savaşçılarının acı sonunu hatırlatan bir isim...
Hangi füzenin adı diğerini yener, bilmem.
Ama hepsi, seçilmiş ve vaat edilmiş isimler.