Ve çapulcular Lice'de uyanır

Kürtleri barış masasından kaldırıp sokağa çekmek isteyenler neyin peşinde? Kürtlerin iyiliğinin mi?

Gezi Parkı’ndaki gençlere, 28 Şubat’ta neredeydiniz diye sormak abesti.

Haklı olmanın verdiği rahatlıkla altından kalktılar.

“O zamanlar kreşteydik” deyip çıktılar işin içinden.

Peki ya son 10 yıldır neredeydiler?

Cunta planları yapılırken, askerlere darbe zemini hazırlanırken, demokrasinin başına çoraplar örülürken, Danıştay saldırısı gibi kanlı kumpaslar kurulurken mezun olmamışlar mıydı kreşten?

O zaman da mı bu filmi seyredememişlerdi?

Askeri vesayete karşı onca mücadele verilirken ortalarda görünmediler.

Demokrasiyi destekleyecek kadar büyümemişlerdi demek.

Hadi onlar misket oynuyordu...

Onların itiraz enerjisini kullanan arka taraftaki ablaları ve ağabeyleri de mi oyunda, oynaştaydı?

2010’daki anayasa referandumunu hatırlayın. Kenan Evren ve arkadaşlarına yargıda hesap sorma yolu açılırken meydanda ya yoktular ya da karşı saftaydılar.

Aralarından “Yetmez ama evet” diyenleri linç etmekle meşguldüler.

Gezi gençliğini mazur görelim, tamam.

Ama ablalarıyla ağabeylerine de mi sorulmayacak demokrasi için kavga üstüne kavga verilirken neredeydiniz diye?

Onlar da mı aynı muziplikle sıyrılacak bu sorudan? Kreşte olduklarını mı söyleyecekler?

Genç ‘çapulcular’, son 10 yıldaki film ve fırıldakların hepsini birden kaçırdılar diyelim.

‘Çapulcu’ büyüklerinin çoğunlukla o filmlerde iyi adamlardan yana olmadığını da mı duymadılar?

Dahası var. Şimdi o eski filmleri yeniden çevirmeye yelteniyorlar.

Bunu da Gezi gençliğinin sırtından yapıyorlar.

Meşru ve masum taleplerle sokağa çıkan arkadaşların kreşten mezuniyet vakti geldi.

Kendilerini, ‘Diren Lice’ pankartlarıyla yürüyüşlere çağıran büyüklerine sadece şunu sorsunlar:

Son 10 yılda destekledikleri tek bir demokratikleşme reformu oldu mu?

Demokrasi taleplerinde samimi olduklarına dair yakın tarihten bir tek örnek getirebilirler mi?

Derin devlet çeteleriyle mücadelede doğru tarafta durduklarına dair herhangi bir kanıt gösterebilirler mi?

Hepsini koyun bir kenara. Kürtleri de sokağa dökmeye çalışanlar, daha düne kadar ‘Çözüm Süreci’ne neden karşı çıktıklarını izah etsinler yeter.

Geçmiş demokrasi günahları için iki satırlık bir özeleştiri verdilerse o da kabul.

Ama nerede!

Düne kadar PKK’nın siyasallaşmasını en büyük tehlike sayanlar, Kürtlerin siyasal talepleri için Öcalan’dan da BDP’den de önde yürüyor.
Öcalan’dan, Demirtaş’tan, Kışanak’tan daha ateşli ve sabırsız birer Kürt hakları savunucusuna dönüşen bu insanlar gerçekte ne istiyor?
Onları Kürt’ten fazla Kürtçü yapan, Karayılan’dan fazla çatışmacı yapan ne?

Kürtleri ‘Çözüm Süreci’ne karşı kışkırtmaları, çözümü ne çok istediklerini mi gösterir, yoksa çözüm masasını dağıtmaya yeminli birer fırsatçı olduklarını mı?

Gözünüzü açın ve iyi bakın olanlara.

Kürtleri barış masasından kaldırıp sokağa çekmek isteyenler neyin peşinde? Kürtlerin iyiliğinin mi?

Peşinde koştukları o şey her ne ise Kürtlerin hayrına olmadığı kesin.

Kürt sorununu, silah yerine konuşarak çözmeye direnenler, bugün ‘Diren Lice’ pankartları açıyor. Ne iş! Yok mudur altında bir hinlik?

Gezi olayı boyut değiştiriyor ve siz hâlâ kreşte mi okuyorsunuz?