Anlamlı rastlantı

Programı yapanlar, muhtemelen yüzleri tutmadığı için pek üstünde durmadılar, ama teknik ekibinden sunucularına kadar feci bir fiyaskolar zinciriyle gerçekleşen Biri Bizi Gözetliyor finali 19 Mayıs gecesine denk düştü.

Programı yapanlar, muhtemelen yüzleri tutmadığı için pek üstünde durmadılar, ama teknik ekibinden sunucularına kadar feci bir fiyaskolar zinciriyle gerçekleşen Biri Bizi Gözetliyor finali 19 Mayıs gecesine denk düştü. Ve yarışmacıların yanı sıra, partiye katılan seyirciler de, anlamlı bir manzara yarattı: Gençlik Bayramı'nda memleket gençliğinin acınası durumu bir kez daha görüldü!Bütün vasatlıklarıyla kameralar önünde kendilerini sergileyecekleri bir eve kapatılmayı kabul ederek büyük bir iş başardıkları havasına kapılan gençler ve gündelik hayat içinde aldırmayacakları bu çocuklara yalnızca televizyonda gördükleri için hayran olarak kendilerini paralayan yaşıtları! Daha önce birkaç kez BBG hakkındaki eleştirilerimi yazdım, ama yarışmacılardan bahsetmedim, çünkü ortada vahim bir 'deney' varken, deneyi yapanlar yerine tek tek 'denek'lerle uğraşmayı gerekli görmüyorum. Üstelik yıllardır sığlıktan iktidar, acımasızlıktan başarı, kurnazlıktan saygınlık, basitlikten hasılat, rezaletten şöhret çıkarmanın çok kolay olduğu bir 'iklim' yaratılmışken, şimdi bu 'iklim'de yetişen gençlerin seviyelerine yüklenmek, hele 'rol modelleri' halen dimdik ayakta tutulurken, hakkaniyetli de sayılmaz. Ayrıca, bu deneye dışardan dahil olanlar, evin içindekilerden daha berbat bir sınav verdi: İçi boş 'doğallık' ve 'mantık' gerekçeleriyle hem stüdyoda hem yollarda sevgilerini haykıran, program taksisinde acımasızca dedikodu yapan ya da ekrana çıkmak uğruna arka koltukta şaklabanlaşan, parasına acımadan oy vermek için telefon eden, onları seyretmek için televizyonun karşısına mıhlanan milyonlar varken, o evdeki on beş gencin lafı mı olur?

YAZARIN DİĞER YAZILARI