Geçmiş olsun (2)

Ekranlarda iyi ya da kötü, birçok dizi vardı, ama 2001 en çok 'yarışma'larla hatırlanacak bir yıl oldu.

Ekranlarda iyi ya da kötü, birçok dizi vardı, ama 2001 en çok 'yarışma'larla hatırlanacak bir yıl oldu. Asıl yarışma
ise, o programlara katılanlar arasında değil, o programları hazırlarken bir nevi vicdansızlık çekişmesine giren yapımcılar arasında gerçekleşti.
Başarılı çizgisini sürdüren 'Kim 500 Milyar İster' ya da onu takip ederken bekleneni veremeyen 'Fırsat Bu Fırsat' gibi 'bilgi'yi öne çıkaran yarışmaların karşısına, nihayet 'En Zayıf Halka' ve 'Kim Gitsin' gibi aşağılamanın 'eğlence' yöntemi sayıldığı örneklerin çıkmasını da sağlayan eğilim ortaya çıktı. Bu eğilim, küçük bir servet ya da geçici şöhret için 'denek' olmaya gönüllü yazılan kifayetsiz muhteris birtakım gençler ile onları seyredip oy vererek ya da taksilerine binip kapışmaları kışkırtarak sınırlı bir kudretin sapkın keyfini sürmeye meraklı birtakım seyircileri buluşturan 'Biri Bizi Gözetliyor' rezaletiyle başladı. Durum, asgari ücrete bağlı olarak '102 Milyon'dan '122 Milyon'a geçerken benzer bir yapıda gelişerek katılanlar arasında meraklı seyircilerin oyları için dedikodu ve kapışmaların öne çıkarıldığı laboratuvar tipi geçinme yarışmasıyla devam etti. Bir araba kazanmak ya da birkaç saat ekranda görünmek için yorgunluk ve uykusuzluktan kendini kaybetmeyi göze alacak hale düş(ürül)enlerin 'Atları da Vururlar' misali arenaya çıkarıldığı 'Dokun Bana' ve 'Uçur Beni' gibi 'insanlık ayıbı' haline gelen acımasızlık gösterileriyle dibe vurdu. Mahremiyetin yıkılması yetmedi, haysiyet ayaklar altında kaldı, merhamet ortadan kalktı, ruhlar ve bedenler hırpalandı, içler acısı anlar 'seçmece görüntüler' olarak kullanıldı...
2001 yılında, işsizlik, yoksulluk ve ümitsizliğin büyüdüğü Türkiye'nin ekranları, birilerinin 'kazanmak' uğruna ne kadar zavallılaşabileceğinin görüldüğü, akıl ve vicdan sahibi herkesin içinin burkulduğu
'yarışma'lara da sahne oldu!..

YAZARIN DİĞER YAZILARI