Geçmiş olsun (5)

Geçen yıl, Üzeyir Garih cinayeti de, habercilik alanındaki bazı sorunların ayyuka çıkmasına vesile oldu.

Geçen yıl, Üzeyir Garih cinayeti de, habercilik alanındaki bazı sorunların ayyuka çıkmasına vesile oldu. Zanlı olarak gözaltına alınan küçük bir çocuğun alelacele 'tinerci katil' ilan edilmesiyle başlayan süreç, çeşitli 'etik' meselelerin yanı sıra polis-medya ilişkilerindeki
'araz'ları da hatırlatırken, canlı yayın için 'konuk kaçırma' gayretine soyunanların giriştiği 'medya muharebeleri', yıllardır seviyenin giderek düşmesi pahasına 'reyting rekabeti'nin rüzgârına kapılarak çekişe çekişe varılan aşamada vuruşa vuruşa çalışmanın bile söz konusu olabileceğini gösterdi. Ama bu rezalet üzerine ekranlarda ve sayfalarda bir nevi 'medya eleştirisi' rüzgârı eserken bile, aslında rakiplere yüklenmekten öteye pek gidilmedi, hakiki bir özeleştiri için üzerinde durulması gereken soruları kimse kendine sormadı: Elimizde malzeme olmayınca 'yanlış' bulduklarımız, imkân ve fırsat olmayınca 'etik dışı' saydıklarımız, elimize benzer bir malzeme geçince neden doğru gibi görünüyor? 'İlke'ler neden sadece yapamadıklarımız için geçerli oluyor?
2001 yılında, habercilik alanında transferler de görüldü: Uğur Dündar'ın bıraktığı Star Haber'in başına Ali Kırca geçti, atv Haber koltuğuna Murat Birsel oturdu. (Uğur Dündar, uzunca bir aradan sonra atv'de Arena'ya başlarken, yıl sonuna doğru Star'dan ayrılan Ali Kırca'dan henüz ses seda çıkmadı.)
Yıl sonuna doğru üst düzey transferler de dikkat çekti: Bizzat kurduğu NTV'den ayrılan Nuri Çolakoğlu, CNN Türk'ün; yıllardır Kanal D'yi yöneten Faruk Bayhan, Star'ın; Show TV'yi yöneten Murat Saygı da Kanal D'nin başına geçti...
2001'de yeni bir haber kanalı da yayına başladı: Ufuk Güldemir'in kurduğu Haber Türk'te, daha önce Star Haber'de birlikte çalıştığı Deniz Erman ve Hakan Aygün'ün yanı sıra, Cengiz Çandar ve Can Ataklı da yer aldı...

YAZARIN DİĞER YAZILARI