Geçmiş olsun (6)

Birinci lig futbol maçlarının 2001 yılında Digitürk'e geçmesi, seyirci açısından vaziyetin vahametini değiştirmedi: Yüklü abonelik masraflarının yanı sıra...

Birinci lig futbol maçlarının 2001 yılında Digitürk'e geçmesi, seyirci açısından vaziyetin vahametini değiştirmedi: Yüklü abonelik masraflarının yanı sıra, federasyon yayın hakkı ihalesinden ötesine karışmazken, Cine5 ve Teleon'un ardında 'dekoder mağdurları' bırakan sistem, görüntü tekeline yine engel olamadı! Digitürk'ün kardeş kuruluşu Show TV'nin Maraton'unda maç görüntüleri döne döne kullanılırken, yüksek ücret yüzünden görüntü alamaz duruma gelen diğer kanalların haber bültenleri ve futbol programları yine saha kenarı manzaraları ve arşiv derlemeleriyle yetinmek zorunda kaldı! (Digitürk, ikinci ligden özetler aldığı TRT'ye ve tanıtım karşılığı anlaştığı NTV'ye maçlardan görüntüler vermeye başladı, bu iki kanal da birkaç kapsamlı ve kaliteli programlarla malzemeleri gayet iyi değerlendirdi, ama istisnalar 'umumi manzara'yı düzeltmedi!)
Sonuç olarak, yaygın kanallar bağlamında, futbol ekranlardan çekildi, meydan atışmalara kaldı!
Maçlardan görüntü alamayan kanalların futbol programları, iddialar ve dedikodular etrafında dönen hararetli kapışmalardan medet ummaya başladı. Futbol karşılaşmaları gözden ırak olunca, futbol çekişmeleri öne çıktı! atv'de Bizim Stadyum röportajlarla ısıtılan bol konuklu çekişmelerle, Kanal D'de Futbol Mahkemesi'nden sonra Üçüncü Devre de düşük yoğunluklu çatışmalarla idare etmeye çalışırken, Star'ın Telegol kadrosu seviye ve zaviye kaybının iyice dibe vurduğu itişmelerle dikkat çekmeye girişti!
Maç görüntülerini ellerinde tutanlara,
'Bırakın da heyecanlı ve keyifli bir oyun olarak futbol manzaraları ekrana kaplasın' diye seslenmenin, görüntü olmayınca gerilim yükseltmeyi marifet sananlara 'Tarafların ve taraftarların birbirine diş bilediği kavgalar futbolun tadını iyice kaçırıyor' diye 'itidal' çağrısı yapmanın yine faydası olmadı...

YAZARIN DİĞER YAZILARI