Kalite çıtası

Digitürk'ün Salon kanallarında gösterilen filmler ücretli olduğuna göre belli bir...

Digitürk'ün Salon kanallarında gösterilen filmler ücretli olduğuna göre belli bir nitelik çıtasının altında kalmamalı, en azından insanı satın aldığına pişman etmemeli, parasının heba olduğunu düşündürtmemeli. Kuşkusuz beğeni görecelidir,
bir film ilgi çekse de başarılı bulunmayabilir, merak uyandırsa da tatmin edici olmayabilir, hatta bazı seyirciler sadece belli türden filmleri sevebilir, velhasıl herkesin hoşuna gidecek bir film bulmak nerdeyse imkânsızdır.
Ama hiç değilse yapım seviyesi açısından
bir ölçü tutturmak mümkündür, hele fazladan para ödenerek seyredilecek filmler sözkonusu olduğunda zorunludur!
Oysa son haftalarda Salon kanallarında gösterilen bazı filmler, ne yazık ki bu
açıdan güven sarsıcı: Antonio Banderas'ın oynadığı 'Vücut' hiç iyi bir film değilse de mazur görülebilir belki, ama mesela Charlie'nin eski meleklerinden Cheryl Ladd'in oynadığı 'Kurtar Beni Anne' ya da tanınmamış bir kadronun yer aldığı 'Küçük Casus', fazlasıyla basit ve yavan filmler, dolayısıyla Digitürk'ün paralı kanallarda göstereceği filmler için farklı bir yapım seviyesi gözetmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var!
Ayrıca yine en azından Salon kanallarındaki filmler için, Türkçe seslendirmenin yanı sıra, altyazı uygulaması da gerekiyor. Malum, seslendirme iyi yapılsa bile, ses ayrıntıları epey fire veriyor, işitsel
efektler zayıflıyor, bu yüzden mesela
İngilizce konuşmaları kusursuz biçimde anlayamayan seyirciler de filmleri özgün sesiyle seyretmek isteyebilir. Aynı gösterimde hem seslendirme hem altyazı seçeneği sunmak teknik açıdan mümkün değilse bile, mesela günde on kez gösterilen bir filmin hiç değilse üç gösterimi altyazılı yapılabilir...

YAZARIN DİĞER YAZILARI