Müstahak mı?

Aslına bakılırsa, seyirciye saygı göstermek, zaten memleket ekranlarında pek sık rastlanan bir tavır değil

Aslına bakılırsa, seyirciye saygı göstermek, zaten memleket ekranlarında pek sık rastlanan bir tavır değil, ama ne desek boş diye peşini bırakmamakta, arada bir yeni örneklerle bu vahameti yeniden hatırlatmakta fayda var: Mesela filmler kesip biçerek yayımlanabiliyor, muhtemel resmi-sivil tepkilere karşı sansür işgüzarlığı ya da yayın akışına uydurmak için kısaltma densizliği yüzünden, mesela 140 dakikalık bir yabancı filmin 120 dakikalık bir 'yerli televizyon versiyonu' bile yapılabiliyor, hatta öyle uzmanlaşmış makas ustaları var ki, neresini kırptıklarını anlamak da kolay olmuyor! Ayrıca reklam kuşakları, bazen sıklığı, bazen de arada bazı sahnelerin kaynaması yüzünden, filmlerin ya da programların canına okunmasına yol açabiliyor!
Ama bir de filmleri orta yerinden 'cart' diye bölmek var ki, insanı hakikaten çileden çıkarıyor, üstelik öyle böyle değil, araya basbayağı bir program giriyor: Salı gecesi saat 02:15'te, Star'da Kıyamet Günü adlı bir film başladı, açılışı ilginçti, aksiyon soslu bir fantastik-gerilim filmi gibi görünüyordu, ama ne yazık ki anlamak mümkün olmadı, çünkü film başladıktan 15 dakika sonra aniden kesildi, Star Ana Haber bülteninin tekrar yayını başladı, yani filme bir saat ara verildi! Böyle bir saygısızlık, haber bülteni tekrarı mutlaka 02:30'da yayımlansın diye yapıldıysa, en azından bülten biraz daha öne alınabilirdi, belki o zaman da film gecikirdi, ama hiç değilse tam merak ve heyecan yükselirken, Ali Kırca'nın 'İyi akşamlar efendim!' anonsu karşımıza çıkıvermezdi! Gerçi, gecenin
o vaktinde film seyretmeye kalkan adama her şey müstahak denilebilir, ama onun takdiri de Star'ın yayın yönetimine kalmamalı!

YAZARIN DİĞER YAZILARI