Bombalı mesaja ambargolu yanıt

Ruslar biraz Paris, biraz bölgesel güç, biraz da silah satışlarını artırmak için Rakka'yı vuruyorken, Antalya'da bir araya geldiği "dostları" ticaret ambargosunu uzatmayı konuşuyormuş. Üstelik Fransız bakan da içerideymiş. Neresinden baksanız tutarsızlık!

Düşmana yollanan merminin üzerine bir de sinir bozucu notlar ekleme geleneği antik Yunan ve Roma dönemlerinden kalma. İsa’dan 9 bin sene önce, sapan mermisi taşların üzerine “al bakalım” yazılırmış. Romalılar taşlara sapan birliklerinin başının ismini kazırmış, havalı olsun diye.

Amerikan askerleri II. Dünya Savaşı sırasında bombalarının üzerine “Paskalyan mutlu olsun Hitler” gibi sözler yazdılar.
Vietnam Savaşı’nda dünya, barış mesajları taşıyan bombalar gibi gördü.

ABD’nin Irak bombardımanları sırasında Ramazan kutlayan mesajlar yazıldı sivilleri de vuran bombalara.

USS Enterprise uçak gemisinde bir denizci, Usame bin Ladin’e “Gel bunu kaçır” mesajı taşıyan bir bombanın yanında poz verdi.

2006 yılında İsrailli kız çocuklarının Güney Lübnan’a atılacak bir füzenin üzerine “sevgilerle” gibi saçmalıklar yazarken çekilmiş fotoğrafı büyük tepki yaratmıştı.

IŞİD’e mesaj gönderme geleneğini Ürdünlüler başlatmış olabilir.

Paris saldırılarının rövanşında füzelerin üzerinde “Paris’ten sevgilerle“ yazıları görüldü. Sosyal medya çağında mesajları bombaların kendileri değil ama fotoğrafları taşıyor elbette.

Ruslar ise bombalarının üzerine “Paris için” yazdı.

MESAJ BAHANE, TİCARET ŞAHANE

Dostu mu düşmanı mı, askeri mi sivili mi, masumu mu suçluyu mu vuracağı pek de bilinmeyen bombaların üzerine buz gibi şakalar yazmak ne kadar hoş görülebilir, bilinmez. Ama Rusların bombalarının üzerine biraz daha eğilirsek, asıl amaçlarının Amerikalılarla kötü espri konusunda yarışmak olmadığını görebiliriz.

Geçen hafta ajanslara düşen küçük bir haber:

Rusya, Çin’e 24 adet Sukhoi-34 uçağı satacak. 2 milyar doları aşan bir anlaşma bu. Aslında görüşmeler 2012’de başlamıştı ama Rusya’nın Suriye’deki şovu süreci hızlandırmış olmalı.

Bir yandan kendi ordusunu yenileyen eden Rusya, oyuncaklarını sergilemek için ideal bir ortam buldu.

Defense News dergisinden Matthew Bodner şöyle yazıyor:

“Rusya’nın Suriye’de dört buçuk yıldır süren iç savaşa sürpriz hava müdahalesi üçüncü haftasına girerken Moskova sadece erken bir zafer ilan etmekle kalmadı, ordusunu modernize etme çabalarının sonuç verdiğini ve kaybettiği kapasitelerini geri kazandığını da gösterdi.”

Bu aralar ortalıkta o kadar çok Rus ordusu propaganda videosu dolaşıyor ki…

Hazar Denizi’nden Suriye’ye 20’ye yakın füze atıldı, saniye saniye seyrettik. Propaganda dili itibariyle Körfez Savaşı’nı hatırlamayan oldu mu?

Rusya, bakın tankerlerini, petrol tesislerini nasıl da nokta nokta vuruyorum diyor.

Uçaklar günde 126 sortiye kadar çıktı.

Rusların bir amacı da Amerikan savunma ihracatını yakalamak.

Rusya 2013 ve 2014’te 13 milyar dolar civarında savunma ihracatı yaptığını söylüyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitusü (SIPRI) verilerine göre gerçek rakamlar daha aşağıda.

SIPRI’ye göre son iki yılda Ruslar 14.4 milyar dolarlık silah sattı.

ABD’nin savunma ihracatı ise 2013’te 7.4 milyar dolardı, geçen sene 10.2 milyar dolara çıktı.

Dünyada sadece 13 ülke, bu iki ülkeden de silah alıyor.

2012-2013 döneminde ABD’de Rusya’nın hiç silah ticareti yapmadığı 59 ülkeyle anlaşma imzaladı. Bu rakam, Rusya için 15.

Belli ki yarış kızışacak. Savaş hiddetlendikçe daha da kızışacak.

ÜSTELİK PUTİN'İN BURNUNUN DİBİNDE,

Batı ambargosu ve doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki düşüş, Rusya ekonomisine darbe vururken, savunma sanayi umut vaat etmeye devam ediyor. Ülkede imalat sanayinde çalışanların yüzde 20’si, yani 3 milyon kişi bu sektöre çalışıyor.

Moskova savunma şovunu yapadursun, diğer alanlarda işler pek de parlak değil. Reuters’ın dünkü haberi doğruysa, G-20 için Antalya’ya gelen liderlerden Barack Obama, Angela Merkel, David Cameron ve Matteo Renzi ile Fransız bakan Laurent Fabius kaşla göz arasında bir araya gelerek Rusya’ya uygulanan Ukrayna ambargosunun Ocak’tan hazirana kadar uzatılmasına karar vermiş. Rusya’nın “Fransa için” IŞİD’i vurduğu günlerde, üstelik kendi burnunun dibinde böyle bir karar alınmış olması, Putin’in pek de hoşuna gitmeyecek gibi. Aslına bakarsanız durum tüm taraflar için absürt.