IŞİD'in iki yüzü

Irak ve Suriye'deki topraklarını birbirine bağlayan IŞİD, Ramadi'de işsize iş, ekmek bulamayana ekmek vermek iddiasında. Her şey sınırlarla birlikte ölüm tehdidi altında yaşayan halkı da konsolide etmek için
IŞİD'in iki yüzü

Tek elli, tek gözlü bir adam, geçtiğimiz çarşamba akşamı namaz kılmak için Irak’ın Anbar eyaletinin başkenti Ramadi’deki en merkezi camiden içeri girdi. Namazdan sonra da cemaate konuşmaya başladı.

“Allah'ın izniyle Rakka’dan Ramadi’ye bir yol açtık” dedi.

"Artık oraya gidip ticaret yapabilirsiniz. Biz de her şekilde size yardımcı olacağız."

IŞİD, bundan iki yüzyıldan önce Napolyon’a düzenlenen suikast girişimindekine benzer taktiklerle, kamyonlara bindirdiği intihar bombacılarıyla Irak’ın Anbar eyaletinin başkenti Ramadi’yi de aldı ve irili ufaklı birkaç kazanımla sınırlarını ve hakimiyet kurduğu toprakları konsolide etti. Irak*tan Halep’e uzanan geniş bir lojistik hattına sahipler artık.

"Kör hakim" adıyla da bilinen ve nadiren görünen IŞID lideri Ali Attiya al-Jubouri anlattığı da buydu.
Ve sınırlarını çizdikleri bu topraklarda farklı bir propaganda savaşı yürütüyorlar. Amaçları, özgürlüklerini ellerinden aldıkları insanları kendilerine her açıdan bağlamak. Bu, her zaman zor kullanarak, kafa keserek, çoluk çocuk kırbaçlayarak ya da çoluk çocuğa ateş ettirerek, kadın ticareti yaparak olmuyor.
Irak ordusu kuvvetleri ve Şii milisler Ramadi’nin önlerinde şehri nasıl geri alacaklarını tartışadursun, Reuters’ın içerideki kaynaklarla yaptığı telefon görüşmelerinden yola çıkarak anlattıkları IŞİD’in gündeminde tutsak tebalarının gönlünü almak da olduğunu gösteriyor.

Elektrik jeneratörü olan evlere, dükkanlara mazot dağıtıyorlar.

İşsizlere aylık 270 dolar maaşla belediyede iş verdiler, savaşta yıkılan şehri yeniden inşa ediyorlar.
Askeri kaynaklara göre IŞID militanlarının pek çoğu şehir merkezini terk etti, kent dışındaki savunma hattına katıldılar.

Gidenlerden bazıları Ramadililerden "istemeden verdikleri zararlar” için özür diledi.
Yerlerini ahlak polisine bıraktılar.

Camilere kendi imamlarını atadılar, anlaşmazlıkları onlar çözüyor.

Kadın kıyafeti satan dükkan sahiplerine eşlerini, kız kardeşlerini ya da annelerini de yanlarında çalıştırma zorunluğu getirdiler. Kadın doktorları, kadınlara hizmet vermek üzere hastanelere çağırıyorlar.

Sigara satan bir kişi, bu işi bırakması için kibarca uyarıldığını, gerekirse kendisine yeni bir iş bulunabileceğinin söylendiğini aktarıyor.

Ramadililer, şehrin dışında çok gezmemeleri, bu bölgelerin mayın dolu olduğu hakkında da uyarılmış…
Halk yaşadığı şeyin iki savaş arası bir rahatlama dönemi olduğunun farkında. Ama bir süredir silah sesi duymamaktan memnun olduklarını da söylüyorlar.

IŞİD'in bu tür "kalp çalma” hamleleri Ramadi’den önce de vardı.

Bugün fiilen Suriye’deki başkentleri olan Rakka’da sahte ilaçları yok ettiler. Giderleri tamir ettiler. İnsanları kendi bölgeleri içinde otobüsle seyahat ettirdiler. Hasada yardım ettiler. Postane açtılar. Baraj  çalıştırdılar. Yemek dağıttılar. Fırınlara yardım ettiler. Çocuklar için balonlu, dondurmalı eğlence günleri bile düzenlediler. Aşıya karşı olan pek çok köktenci örgütün aksine çocuk felci aşısı kampanyaları düzenliyorlar. Pazar yerleri kurdular. Ticareti yapılacak malların kriterlerini belirlediler. Yer yer tüketici mahkemesi gibi davrandılar.

IŞİD’in taktikleri, Taliban’ın Afganistan’da yaptıklarından pek çok açıdan çok farklı, yıllar sonra El Fetih’i devirecek olan Hamas’ın ve İslami Cihad’ın Filistin’de kök salma öyküsüne ise yer yer benziyor. Sosyal hayata hakim olmaya çalışıyorlar.

Amacımız IŞİD propagandası yapmak değil elbette. Ama bu korkunç örgütün hemen burnumuzun dibinde nasıl kök çalmaya çalıştığını gözlemekte yarar var. Hoş, IŞİD gibi bir tehlike kilometrelerce uzakta olsa ne fark eder? Taze uluslararası istihbarat raporları Asya’da ve Afrika’da da yaygınlaştıklarını anlatıyor.


MİLLİ İRADE 7 YIL CUMHURBAŞKANLIĞI, ÖMÜR BOYU YETKİ DİYOR

Türkmenistan kilit öneme sahip bir anayasa değişikliğini tartışıyor. Meclis, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov’un beş yılık görev süresinin yediye çıkmasını, 70 yaş limitinin de kaldırılmasını öneriyor.

Meclis başkanı, "Bu teklif, devletin başının olumlu politikalarına halkın evrensel desteğinin ve Türkmen halkının ulusun lideri Gurbanguli Berdimuhammedov’un etrafında daha da ileriye gitmeye hazır olduğunun göstergesidir” diyor.  

Berdimuhammedov halkın bu iradesine karşı gelmeyecektir.

Daha pazartesi günü açılan 21 metrelik altın-bronz heykeli de böyle bir tevazunun bir kanıtı. Heykel biraz pahalıya mal oldu ama olsun, halkın liderini at üstünde hatırlaması gerek. İki sene önce olduğu gibi attan düştüğü halini değil.



BOŞ KOVANLARINIZI ATMAYIN, İŞE YARAR

Elinize 8,890 mermi kovanı geçse ne yaparsınız? Manchesterlı mozaik sanatçı Ed Chapman, Clint Eastwood’un dünkü doğum gününü kutlamak için 85 yaşına giren oyuncunun 1971 tarihli Dirty Harry - Kirli Harry filmindeki halini resmetti. 87x140 cm’lik işe şimdiden 10 bin dolar veren alıcılar var. Çok kritik bir anı anlatıyor mozaik. Harry’nin tabancasını doğrulttuğu banka soyguncusuna “Ne düşündüğünü biliyorum. Altı kurşunumu da harcadım mı, beş tane mi sıktım?” diye sorduğu ikonik sahneyi.