Mülteciler hangi telefonları kullanıyor?

Elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlar, özellikle su geçirmeyenler, Ege Denizi'nin ortasında hayat kurtarıyor. Akdeniz'i, Ege'yi aşmaya çalışan mültecilerin en önemli varlıkları, cep telefonları. Kamplarda internet için kara borsalar kurulmuş.

EGE
Bazı varlıklı afacan çocuklar akıllı telefonlarını kolaya daldırıp buzluğa attıktan sonra çıkarıp nasıl çalışmaya devam ettiğini test ededursun, su geçirmeyen telefonlar Ege Denizi'nin ortasında başka bir işe yarıyor.
Telefonları çoğu mültecinin en kıymetli varlığı. Geride bıraktıklarının halini telefonla öğreniyorlar. Fırsat bulurlarsa “iyiyim” diyorlar. Kendilerini umutlarına taşıyacak kaçakçıları internetten buluyorlar. Ve an geliyor, yardım çığlıklarını bu telefonlarla gönderiyorlar.


Son bir yıl içinde sayısız mülteci fotoğrafı geçti gözümüzün önünden. Kaçakçılara verecekleri euroları ucu ucuna denkleştiren mağdurların ellerinde sık sık pahalı “akıllı” telefonlar görüyoruz. Özellikle su geçirmeyen belirli iki markayı kullanıyorlar.
Ege'nin öte yakasına geçerken ve karaya vardıklarında o telefonun çalışması lazım.Varsın eşyaları kaybolsun, botları batsın.

YUNANİSTAN
Yunan fotoğrafçı Georgios Makkas, ricamızı kırmadı, Midilli adasındaki Karatepe Kampı'nda çektiği bir dizi fotoğrafı kullanmamıza izin verdi. İçlerinden bir kare, mülteciler için cep telefonunun ne kadar hayati olduğunu anlatıyor. Piriz bile bulamadıkları kampta kalanlar, bir aydınlatma direğinden elektrik çekerek cep telefonlarını şarj ediyor.
“Suriyeli mültecilerin çoğu Avrupa'daki, Suriye'deki ve Türkiye'deki akrabalarıyla iletişim kurmak, kurtarılmak üzere konumlarını sahil güvenliğe göndermek, kıymetli verileri ve akrabalarının fotoğraflarını saklamak ve yolculuklarının belgesini tutmak için akıllı telefon kullanıyor.
Bir kez şuna şahit oldum: Karaya varır varmaz ıslak kıyafetlerini değiştirdikten sonra yaptıkları ilk iş nerede olduklarını tespit etmek ve akrabalarını aramak için cep telefonlarını açmak oldu. Yunan adaları Türkiye'ye bu kadar yakın olduğundan Türk hatlarını burada da kullanabiliyorlar.”
İşte bu yüzden su geçirmeyen telefonlara ihtiyaçları var.
Bakın şu aşağıdaki ekran görüntüsü, Makkas'a Almanya'ya ulaşmayı başarmış bir mülteciden gelmiş. Fotoğrafçıdan yakınlarının botunun bulunduğu yeri gösteren haritayı sahil güvenliğe iletmesini istiyor.

TÜRKİYE
Türkiye hatları...artı 90...
Facebook'ta insan tacirlerinin mültecilerle buluşma siteleri hala online.
Hemen her iletinin altında bir Türkiye hattı telefonu var.
Google translate doğru çeviriyorsa, ki fotoğraflar da bunu kanıtlıyor, mültecilere kişi başı 2 bin euroya yedi kişilik lüks kotralarla karşıya geçmeyi vaat ediyorlar.
Bir de çoğunun yalan olduğunu tahmin edebileceğiniz “zafer öyküleri” var bu sitelerde.

LÜBNAN
Muhammed Talaş, 2012 yılından bu yana Lübnan'daki dev Zaataria mülteci kampında yaşıyor. El Cezire'ye anlattığına göre kampta gizlediği laptoplarla ve cep telefonlarıyla elindeki uydu modemi sayesinde insanlara internet kiralıyor ve telefonlarını şarj ediyor. Bu işi yapan tek kişi o değil. Pensilvanya Devlet Üniversitesi'nin Mart ayındaki araştırmasına göre kamptaki gençlerin yüzde 86'sının cep telefonu, yüzde 83'ünün SIM kartı var. Bu yüzden yer yer sim kartlarını paylaşıyorlar. Ailelerinden de SIM kartlarını ödünç alıyorlar. Gençlerin yarısı günde bir ya da birkaç kez internete giriyor.
İnternet onların en çok ne işine yarıyor peki? BM'nin eğitim programlarına katılmalarına ve Türkiye gibi ülkelerden ufak tefek çeviri işleri almalarına.

NOT: Bu yazıda yer verdiğim bazı bilgelere ulaşmama ve bazılarını doğrulamama yardımcı olan Georgios Makkas, Türkiye'ye hiç de yabancı değil.
Kurtuluş'tan Tatavla'ya adlı bir belgesel üzerine çalışıyor. Buradaki Rum okullarını, belki de ülkenin en eski spor kulübü olan Herakles'i anlatıyor. Umarız, tez zamanda tamamlar. 6- 7 Eylül olaylarının yıl dönümünde, hazırladığı teaser'a bir göz atın derim.
https://vimeo.com/50555050