Röntgen filmlerinde rock 'n' roll

Ruslar birçok eski şarkının adını neden yanlış biliyor? Rock 'n' roll Sovyetler Birliği'ne korsan plaklarda nasıl sızdı? Yanıtlar bir Soğuk Savaş öyküsünde saklı.

Soğuk Savaş rüzgarlarının sert estiği şu günlerde İngiliz Real Tuesday Weld grubunun lideri Stephen Coates düşmanlık günlerinden harika bir hikayeyle sesini duyurdu.

Coates, St Petersburg'da bir bit pazarına gezerken ilginç bir malzemeyle karşılaştı: Plak ebatında ve plak gibi yuvarlak kesilmiş röntgen filmleri. Satıcıya bunlar plak mı film mi diye sorduğunda “ikisi de” yanıtını aldı.


1932'den sonra Rusya'da Batı müziğinin büyük oranda yasaklandığı biliniyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise birilerinin eline bir plak kayıt cihazı geçmesiyle devletten gizli bir piyasa oluştu. Röntgen filmleri bir yıl hastanelerde saklandıktan sonra çöpe atılıyordu. İşte bu malzeme aynı zamanda plak gibi üzerine müzik kaydetmek için de uygundu. Karaborsacılar filmelere caz, rock 'n' roll veya mambo şarkıları kaydeder, alıcılar ise eve gelip plak gibi yuvarlak kestikleri ve üzerinde hastalanmış ya da kaza geçirmiş, hata belki de artık yaşamayan vatandaşlarının kol, bacak, kafatası kemiklerinin göründüğü röntgenleri dinlerdi. Filmlerin ses kalitesi genellikle çok kötüydü ve sadece bir yüzlerine kayıt yapılabiliyordu. Bu piyasa, arada Sovyet hapishanelerine birkaç kurban verse de 1964'e kadar yaşadı.


Daha sonra Rusya'dan topladığı bu plakları geçen hafta yayınlanan bir kitapta anlatan Coates, plakların kenarına köşesine yazılmış olan şarkı ya da sanatçı isimlerinin de bazen yanlış olduğunu söylüyor. Yani bir kuşak, umduğunu değil, bulduğunu dinlemiş ama kaçak müzik dinlemenin de apayrı bir keyfi olsa gerek. Kayıtlar arasında Charlie Parker ve Ella Fitzgerald gibi cazcılar da var, en yaygın olan 78'lik plak ise Bill Haley and His Comets'in dev “Rock Around the Clock” şarkısı.

Trump'ın aklı kalbiyle çelişiyor
ABD
Amerikalı Cumhuriyetçi aday adayı Donald Trump, 8 Kasım seçimlerinde hangi Demokrat adayla karşılaşacağı sorulduğunda aklının Hillary Clinton, kalbinin ise solcu aday Bernie Sanders dediğini söyledi. Kalbinin sesi haklı çıkacak olursa -ki anketlere göre bu küçük bir ihtimal- Trump karşısında bire bir zıttı bir aday bulacak.
Sanders vergi sisteminde zenginden alıp fakire vermeyi öngörüyor, Wall Street'i küçültmeyi planlıyor, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli bir çözüm öneriyor, göçmenlere kucak açıyor, cinsiyet eşitliği ve LGBT hakları konusunda tavizsiz, nükleer enerjiye karşıt değilse bile mesafeli, İran ile yapılan anlaşmayı destekliyor, IŞİD'e karşı savaşa ABD'nin liderlik etmemesinden yana, Küba ile ilişkileri düzeltmek istiyor ve gizli servislerin yasadışı dinlemelerine çok tepkili.
Kısacası Sanders'in rüyası Trump'ın kabusu.
Fakat Cumhuriyetçi aday aklının galip geleceğini düşünüyor olmalı ki kampanyasının merkezine Sanders'i değil Hillary Clinton'u koydu.
Geçen hafta yayınladığı bir kampanya videosu, Hillary Clinton'ın kadın haklarıyla ilgili kısa bir demeci aslında. Clinton konuşurken adı kocası Bill Clinton ile birlikte görünen Monica Lewinsky ve tecavüzden yargılanan komedyen Bill Cosby görünüyor. Bu saldırgan video epey tepki çekti.

Alkolde cinsiyet eşitliği
İNGİLTERE
İngiliz Sağlık Kurumu geçen hafta beklendik bir karara imza attı ve önerilen haftalık alkol tüketim limitlerini düşürdü. İlginç olanı, ilk defa kadınlar ve erkekler için aynı limit açıkladı. Aslında erkekleri de eskiden kadınlar için belirlemiş limitlere çekerek cinsiyet eşitliği sağladı. Meraklısı için limitleri not edelim: Haftada altı bira ya da yedi kadeh şarap.


Kazadan sonra
ABD
Fotoğraf aslında söze yer bırakmadan derdini anlatıyor. Tennessee'de genç bir çift, geçirdikleri büyük bir kazadan sonra birbirlerinin iyi olup olmadığını kontrol ediyor. Sanırız samimiyetinden ötürü, fotoğraf geçen hafta sosyal medyada küçük bir fenomene dönüştü.