Tahran'da boş oda yok

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklığolu, "Otellerde yer bulabilmek mümkün değil. Biz oradayken, kentte aynı anda İtalya, Romanya ve Avusturya heyetleri vardı. Tüm bu heyetler ekonomik işbirliği ve fırsatların peşinde, rotalarını bu ülkeye çevirmiş durumda'' diyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bugün başlayan iki günlük İran ziyareti öncesinde Tahran’a giden bir TOBB heyeti, alışık olmadığı bir tabloyla karşılaştı: Şehirdeki bütün oteller, yabancı heyetlerle doluydu.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklığolu, “Otellerde yer bulabilmek mümkün değil. Biz oradayken, kentte aynı anda İtalya, Romanya ve Avusturya heyetleri vardı. Tüm bu heyetler ekonomik işbirliği ve fırsatların peşinde, rotalarını bu ülkeye çevirmiş durumda’’ diyor.

Aynı anda şehirde başka ülkelerden ticari heyetler de vardı. 

Bütün dünya İran’a ticaret ve yatırım için hücum ederken hem Türk hem de İranlı iş örgütleri konuya çok hassas ve yapıcı yaklaşıyor.

Hisarcıklıoğlu, “Yaptırımlar dönemindeki siyasi baskılar bizi birbirimizden ayırmadığı gibi,  bölgesel bazı konularda farklı görüşte olmamız da bizi birlikte çalışmaktan alıkoymamalıdır. İran’la Türkiye arasında hiçbir sorun yoktur. Üçüncü tarafların sorunları nedeniyle, ikili ilişkilerimizin zarar görmesini kabul edemeyiz’’diyor.

TOBB’un ziyareti öncesinde bir İran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası (ICCIMA) heyeti Türkiye’ye geldi. TOBB’dan bir grup, başbakanın ziyareti sırasında ve sonrasında orada olacak. Amaçları, karşılıklı ilişkileri geliştirmek için bir yol haritası hazırlamak.

Öğrendiğimize göre Türkiye’de gümrük kapılarını yenileyen TOBB, İran’a da benzer bir projeyi önerdi.

Hisarcıklıoğlu İran’da İran Cumhurbaşkanı Müsteşarı Muhammed Nahavandian ve ICCIMA Başkanı Mohsen Jalalpour ile bir araya geldi.

İran’a uygulanan yaptırımların kalkmasından sonra Tahran’ı ziyaret eden ilk ülke lideri, Çin Cumhurbaşkanı Şi Jinping olmuştu. En büyük işlerden birini, beklendiği üzere Airbus kaptı. Berbat durumda olan filosunu toparlamak isteyen İran, Amerikan seçeneği Boeing’den uzak durarak üç basamaklı uçak siparişini Avrupa şirketine verdi. Yabancılar şimdi İran’a koşuyor çünkü:

İran bölgedeki en zengin enerji kaynağına sahip ülkelerinden biri.

Geçen ay petrol ihracatını yüzde 30 artırdı. Üretimi dondurmayı da reddediyor, bu konuda OPEC üyeleri Suudi Arabistan Venezuela ve Katar’ın yanı sıra yakın dostu Rusya’dan gelen baskılara direniyor. Çünkü ülkeye nakit gerek. Bunu da sırada bekleyen çok sayıda proje için kullanacak.

Önceki gün Enerji Bakanı Hamid Çitçian ülkenin yeni bir ekonomik programla yüzde 8’lik bir büyüme öngördüğünü yazdı. İran ölçeğinde bir ülke için bu önemli bir rakam.

Bir gün önce ise Devlet Başkanı Hasan Ruhani, ülkenin otomotiv endüstrisini geliştirmek için yabancı ortaklar aradıklarını, sektördeki devlet tekelinin sona ereceğini açıkladı. Ülke, yılda 900 bin kadar araç üretiyor. Peugeot-Citroen geçtiğimiz ay İran’ın Khodro’suyla beraber Tahran yakınlarında, yılda 200 bin araç kapasiteli bir üretim tesisi kuracağını ilan etti bile.

Bu haftaki vekil ve dini meclis seçimlerinde önemli rakiplerini saf dışı bırakan Ruhani, başka ekonomik reformlara da hazırlanıyor. Pek çok yorumcu, bir dönem daha ayakta kalabilmesi için bunun şart olduğu görüşünde.

İran, özellikle bölgesel sorunlar nedeniyle yeni pazarlar arayan Türk şirketleri açısından önemli bir potansiyel olarak duruyor. Yeter ki özellikle Suriye konusundaki anlaşmazlıklar, bu ilişkileri zedelemesin.  Bakın Hisarcıklıoğlu iş potansiyeli hakkında neler diyor:

“Tekstilden otomotiv yan sanayine,  gıdadan mobilyaya kadar çok farklı alanlarda İran’da yatırımlarımız var.  Türk firmalarının bu alanlarda iş hacimleri büyüyecek.  Müteahhitlik başta olmak üzere birçok alanda da yeni pazarlar ortaya çıkacak. Lojistik olarak bakıldığında İran’a en hızlı ulaşabilecek ülke Türkiye. Türkiye’nin coğrafi üstünlüğü var. Ayrıca Türk iş dünyasının dinamizmi önemli bir artımız.  Türk sanayicisi İran’a yatırım yapma konusunda daha atak davranacaktır. Türk iş adamları avantajlı olarak bu yarışa başlayacak ve inanıyorum ki başarılarını bu ülkeye de taşıyacak.’’

Tüm bu açılardan Davutoğlu’nun ziyareti çok önemli. Bir yanda siyasi gerginlik, bir yanda ticari ve barışçıl olanaklar duruyor.