Votka-enerji, Spielberg, İncirlik...

Soğuk Savaş rüzgarları sert eserken Rusların 1950'lerden bu yana nefret ettiği İncirlik Üssü'nü IŞİD'e yönelik operasyonlara açan Türkiye için denge politikaları yürütmek, votka-kola formülüyle iki devi idare etmek pek mümkün değil. Artık votka-enerji moda ve ikisi de Rusya'dan geliyor.

Önce birkaç Soğuk Savaş hikayesi. Hepsi de bugüne değiyor.

Ruslar, İncirlik Hava Üssü'nü asla sevmedi. İncirlik'ten kalkan Amerikan U-2 uçakları, 1960 yılının Mayıs ayına kadar yıllarca CIA adına Rus toprağının üzerinde uçup fotoğraflar çekti.
Uçakları düşer de yakalanırlarsa kendilerini öldürmeleri emredilen pilotların güvendiği en önemli şey, Rusların elinde U-2'nin çıktığı irtifalara çıkacak füze bulunmamasıydı.


Ruslar uçağın üç dört yıldır tepelerinde dolaştığını biliyorlardı ama ellerinden gelen bir şey yoktu.
Nisan ayının son günlerinde yine İncirlik'ten kalkan uçaklar Pakistan'ın Peşaver kentine kritik bir U-2 operasyonunun kadrosunu taşıdı. 30 Nisan'da hava bozunca operasyon bir gün ertelendi. 1 Mayıs günü, Rus lider Nikita Kuruşev hem Sovyetlere bir bayram hediyesi verecek hem de ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower'a asırlık bir dert yaratacaktı.
Uçak karadan atılan füzelerle vuruldu, pilot Francis Gary Powers paraşütle kurtuldu, esir düştü, iki yıl sonra bir takasla serbest bırakıldı. Uçağın parçaları ve Powers'ın üniforması, Rusya'nın Monina kentindeki bir müzede hala sergileniyor. 1962'de benzer bir şekilde Küba'da kaybolan U-2 uçağının pilotundansa hiç haber alınamadı.


Bakalım yakında vizona girecek “Bridge of Spies” – “Casuslar Köprüsü” filminin başrolünde Tom Hanks'i oynatan Steven Spielberg, bu heyecan verici casusluk ve ABD-Rusya gerilimi hikayesini nasıl anlatacak?
***
Aslında Ruslar, Casuslar Köprüsü'nü Amerikalılardan önce, geçen hafta gösterdi! Ajanslara düşen habere, fotoğraflara göre Rusya ve Estonya, iki ülke arasındaki sınırı çizen Piusa Nehri üzerinde birer casuslarını takas etti. Tıpkı eski günlerdeki gibi! Bölünmüş Berlin'de Glienicke Köprüsü, casus takası için en sık kullanılan yerlerden biriydi.
***


Geçen haftasonu, Almanya, Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25. yılını andı, Soğuk Savaş'ın etkilerinden sıyrılmış olmayı umarak. Ama gelin şu hale bir bakın:
En zengin 500 Almanya vatandaşının arasında sadece 21 Doğu'lu var. Bunların da 14'ü Berlin'de.
En varlıklı 20 Alman kentinden sadece 1'i Doğu'da.
Eski Doğu Almanya'da yaşayanlar hala Batı'dakilerin üçte ikisi kadar maaş alıyor.
Doğu'da kadınların işgücüne katılımı hala daha yüksek.
Bir eski Doğu Almanyalı ile bir Batı Almanyalının oluşturduğu birliktelikler, toplamın yüzde 10'u kadar. Bu da bir Alman ve bir mülteci beraberliği oranına yakın.
***
Mülteciler demişken... İsviçre Savunma Bakanı Ueli Maurer, ülkenin 50,000 mülteci alabileceğini söyledi geçen hafta. Böyle bir açıklama neden Savunma Bakanlığı'ndan gelir diye sorabilirsiniz. Soğuk Savaş döneminde Batı ile Rusya'nın nükleer bir savaşa girmesinden haklı olarak korkan İsviçre, yerin altına tüm ülkeyi sığdıracak kadar korunaklı konutlar yapmaya karar vermiş. Zamanla bu tesisler ya evsizlere tashih edilmiş ya da otele dönüştürülmüş. Şimdi uygun olanları kullanmak istiyorlar.
***
Güncel Soğuk Savaş öyküleri böyle. Tam da Rusya'nın Suriye müdahalesiyle yeni bir Soğuk Savaş'ın başlayıp başlamadığı tartışılıyorken. ABD Başkanı Barack Obama, bu görüşü kesinlikle reddediyor. Vladimir Putin, ülkesinin dünya liderliğinde gözü olmadığını söylüyor. Ancak belki de bunlar sıcak çatışmalarla gelen bir Soğuk Savaş döneminin cicim ayları henüz. Nitekim Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da “Eski alışkanlıklardan çok zor kurtulunduğunun ve dünya arenasında tek kutuplu üstünlükten vazgeçilmesinin zor olduğunun farkındayız” ve “Bu süreç zor ve uzun olacak” diyor.
ABD'li Cumhuriyetçi başkan aday adayı senatör ülkesinin hızla Soğuk Savaş'a gittiğini açıkça ifade ediyor.
Brookings Enstitüsü'nün web sitesine iki Moskovalı akademisyenin yazdığı makale ise şöyle diyor:
“Yeni bir Soğuk Savaş... Avrupa dışındaki hayati meselelerde -İran, IŞİD ve Suriye dahil olmak üzere – işbirliğini sürdürülemez hale getirecektir.”
Gerilimin ardında bu kez kapitalizm-komünizm gibi bir ideolojik ayrım yok. Fakat yine de gelişmeler geriye kalan pek çok ülkeyi tarafını seçmeye zorluyor. Denge politikaları gütmek isteyen ülkeler için votka-kola formülleri çok geride kaldı, yerini votka-enerji dönemine bıraktı. Votkayı da enerjiyi de pahalıya alan bir ülke için denge, iyice zor. Özelikle ABD ile aynı kampta yer alıp enerjisinin büyük kısmını Rusya'dan, olmadı İran'dan tedarik ediyorken mesela.