Kağıttan kale yıkıldı...

'Her' filmini seyredeniniz varsa bilir. Sanal bir sevgiliye aşık olur kahraman, onun sanal olduğunu bile bile.
Kağıttan kale yıkıldı...

Her filminden bir kare...

Bu sabah çok mutsuz uyandım. Nedenini anlayamadığım bir şekilde. Ne olduğunu sordum kendime. İki gündür dış kulak yolu iltihabı yüzünden ağrı çekiyorum, ondan mı acaba? Hayır, bu bir neden olamaz. Sonra birden anımsadım; dün gece kötü bir rüya görmüştüm ve hala onun etkisindeydim aslında.

Rüyada sevgilim beni çok sevdiğim bir dostumla aldatmış ve bunu hiç umursamadan yüzüme söylemişti. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Bu duygusuz itiraftan sonra, sevgilim sahneden çekiliyor, ben intikam fantezilerimle yalnız kalıyorum. Önce sevgilimin suratına filmlerdeki gibi bir tokat vurma fantezisi kuruyorum. Ama sonra rüyadaki ‘ben’in gerçekçi tarafı ağır basıyor ve bir anlık intikam zevki için haksız duruma düşmek istemiyorum. Ne de olsa kadına vurmak, ülkemizde bile kabul edilebilir bir şey değil, en azından biz aydın entelektüeller arasında. O zaman, diyorum, bu çifte ihanetin öbür ayağı olan dostumun ofisine gideyim ve “Ne haber?” dedikten sonra çenesine yumruğu yapıştırayım. Bu fantezinin, onun odasında gözlerden uzak ve çalışanlarının ortasında olmak üzere iki versiyonunu da ayrı ayrı hayal ediyorum. Dostumun çok iyi bir bilişim şirketi var. Web sayfaları hazırlamak, büyük şirketlere sistem kurmak gibi benim anlamadığım işlerle uğraşıyor.

Bir diğer fantezimse hiçbir şey yapmadan her ikisiyle de ilişkimi keserek asil bir suskunluğa bürünmek. Onları suçluluk duygularına gark ederek. Oysa kimsenin suçluluk duymadan hayatına devam edeceğini, 47 yaşımın tecrübesiyle biliyorum.

Peki ama bu rüyayı neden görmüştüm ki? Hiçbir nedeni yoktu. Kendime bir kahve yapmasını söyledim evde çalışan Gül Hanım’a ve Radikal’i alıp pencerenin kenarındaki koltuğuma yerleştim. Kulak ağrıma rağmen, Paganini’nin kemanı eşliğinde son kez gazetemi okumaya hazırlandım ve kafama dank etti!

Radikal benim uzatmalı sevgilim gibiydi ve onu yarından itibaren artık yalnızca dijital ortamda okuyabilecek olmam bana tam bir ihanet gibi geliyordu. Radikal’i bunca önemsediğimi fark etmemiştim bugüne kadar. Sevgilimin beni bilişim sektöründe olan bir dostumla aldatması da birden anlam kazanıyor ve taşlar yavaş yavaş yerine oturuyordu.

Radikal bütün ‘erkek’ gazeteler arasında benim için hep bir kadın duyarlılığında olmuştur ilk çıktığı zamandan beri. Onunla 18 yıl önce tanıştığımızda çok güzel bir dostluk geliştirdik. Ama ben ona başlangıçta ancak İsviçre’den tatil için geldiğim zamanlarda kavuşabiliyordum.

Tek çocuk olanlar bilirler. Anneniz size bir tabak meyve getirmişse, onları hiç acele etmeden, en güzellerini sona bırakarak yavaş yavaş yersiniz. Üç kardeşin önüne konan tabaktan ise herkes baştan en güzellerini kapmaya çalışır. Ben de bir tek çocuk olarak, Türkiye tatillerimde bir sürü gazete alır, hepsini yavaş yavaş okur, Radikal’i en sona bırakırdım.

Sonra ben Türkiye’ye kesin dönüş yaparken Radikal biçim değiştirdi biraz. Yıllar onu da yıpratmıştı ama mihrap hala yerindeydi. Sevgili dostum Çınar Oskay, “Siz çok güzel anlaşıyorsunuz, neden sevgili olmuyorsunuz?” diye sordu. Her ikimizin de aklına yattı bu ve ben Radikal Pazar’da yazmaya başladım.

Harika bir ilişkiydi. Bunca yıllık dostluktan sonra, birbirimizin bambaşka yerlerini keşfediyor, birbirimize daha önce tanımadığımız yanlarımızı gösteriyorduk. Birbirimizin kokusunu içimize çekiyor, çapaklı gözlerini de sevmeyi öğreniyorduk.
Ama bütün ilişkilerde olduğu gibi, hiç bitmeyeceğini sandığımız aşk bir gün nihayete erdi.

Bilişimci dostumla yattığını ve bunun çok da hoşuna gittiğini söyleyiverdi sevgilim. Gidip kimin suratına yumruk ya da tokat atacaktım? Eyüp Can’ın mı, Ezgi Başaran’ın mı, yoksa Aydın Doğan’ın mı? Yoksa bunun ihanetle bir ilgisi olmadığını kabul edip yaşanması gereken bir şey olduğunu mu düşünmeliydim? Sevgilim benim için, ne olursa olsun hala önemli olduğuna ve onu hayatımdan çıkarmak istemediğime göre, yaşananı kabul etmek ve hayatın bana sunabildiğiyle yetinmeyi öğrenmek zorundaydım sanırım.

‘Her’ filmini seyredeniniz varsa bilir. Sanal bir sevgiliye aşık olur kahraman, onun sanal olduğunu bile bile. Dokunmadan, kokusunu içine çekmeden, tenini ellerine bulaştırmadan...

Radikal şimdi öyle, bakalım oluyor mu?