114 imzalı bildiri...

'Barış süreci'ne, 'tekelcilik' ve 'kavgacılık' görüntüleri yerine, 'çoğulculuk' ve 'barışçılık' kazandırma girişimi...

Bildirinin adı ‘Barış İçin Özgürlükçü Demokrasi’... İmzacıları 114 kişi... Aralarında, CHP’li, BDP’li, eski TİP’li, DEP’li siyasetçiler de var, yazarlar, sanatçılar da var.

Onlar da herkes gibi ‘barış’ı istiyorlar. Ama kimseyi “Biz barış istiyoruz. Onlar istemiyor” diye suçlamıyorlar. ‘Barış süreci’ için önerilerini sunuyorlar.

Ayrıca, sürecin sağlıklı olarak devam edip sonuca ulaşması için, tüm ilgililer arasında yapıcı bir tartışma ortamının oluşmasını istiyorlar.
Dünkü gazetelere adları yansıyan imzacılar arasında, bildirinin yazarı olan Dr. Mehmet Karlı ile birlikte Prof. İbrahim Kaboğlu, Prof. Filiz Ali, Prof. Ayşe Buğra gibi akademisyenler var. Hem akademisyen, hem siyasetçi olanlar da var: CHP’nin Parti Meclisi üyesi Profesör Burhan Şenatalar, BDP’nin Parti Meclisi üyesi Profesör Büşra Ersanlı gibi...

CHP’nin Parti Meclisi’nden ayrıca, Ercan Karakaş, Gülseren Onanç, Fikri Sağlar, Sezgin Tanrıkulu (aynı zamanda Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekili), milletvekillerinden Rıza Türmen, Binnaz Toprak, Veli Ağbaba, Melda Onur, Alaattin Yüksel, Hüseyin Aygün, Aykan Erdemir, İlhan Cihaner de imza listesinde...

Onlar gibi, BDP’nin önceki milletvekillerinden Akın Birdal, önceki DEP milletvekili Sedat Yurdtaş ve TİP milletvekili Tarık Ziya Ekinci, yazar arkadaşlarımız Pınar Kür, Can Dündar, Ahmet Şık, Özgür Mumcu, Ayşenur Arslan, Koray Çalışkan, Ece Temelkuran... Sanatçılar: Mert Fırat, Müjde Ar, Şevval Şam... Yayıncılar: Can Öz, Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink...

Aktif insan hakları savunucularından daha birçok isim: Osman Kavala, Ahmet İsvan, Eşber Yağmurdereli...

Görüp yazdığım isimler, gazetelere yansıyanlar... Büyük kısmını tanıyorum. Toplumumuzun değerli insanları olduğunu biliyorum. 114 kişilik listenin öteki kısmında da elbette birçok değerli isim vardır. Değerleri zaten, imzalarını taşıyan bildiri okununca, bir kere daha anlaşılıyor.

Bildirinin tamamına internetten ulaşılabiliyor. Buradaki özetine ise bence şu noktalar girmelidir:

1 ] “Çatışmazlık kararı ve silahların bırakılması niyeti, Kürt sorununun artık tüm boyutları ile demokratik ve sivil şekilde tartışılmasının önünü açmıştır.”

2 ] Bu tartışmayla birlikte atılacak adımlar, “sadece Kürt sorununun değil, Türkiye’nin genel demokrasi sorununun çözümü” için de hayati önemdedir.

3 ] O yönde, Meclis’te bir yandan anayasayla ilgili uzlaşma çalışmaları sürdürülmeli, bir yandan da onları kolaylaştıracak yasa değişiklikleri yapılmalıdır.

* Seçim barajının düşürülmesi.
* Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve şimdiye kadar aldıkları kararlara karşı yeniden yargılama süreçlerinin işletilmesi.
* Terörle Mücadele Yasası’nın kaldırılması.
* Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’ndaki demokratik değişiklikler onlar arasında yer almalıdır.

Bunlar, çok kısa zamanda gerçekleştirilmeli ve ‘süreç’in şimdiye kadar sadece ‘çatışmazlığa yönelik taktik adımlar’dan oluştuğu izlenimi giderilmelidir.

4 ] Bugünkü ‘süreç’le bir ilişkisi olmadığı gibi, ‘geniş toplum kesimlerinde haklı otoriterleşme kaygıları yaratan başkanlık sistemi tartışmalarının bu sürece dahil edilmesi’, anayasa konusundaki uzlaşma olanaklarını ‘tıkayıcı bir unsur’dur. Bununla, Kürt sorununun çözümü için atılan adımların ‘başkanlık sistemiyle birleştirilerek tek bir anayasal paket halinde referanduma’ sunulacağı izlenimi uyanmaktadır ki, bu, ‘barış ile demokrasiyi karşı karşıya’ getirme sonucunu verir. ‘Başkanlık sistemi’, sürecin içinden çıkarılmalıdır.

5 ] Kürt sorununun çözümü için gereken ‘barış dili’, herkese uygulanmalıdır. Hiçbir inanç grubunu, etnik grubunu ve düşünce grubunu dışlamamalıdır. ‘Yurtta barış, bölgede barışla beraber düşünülmelidir.’

Şu unutulmamalıdır: “Çatışmazlığın kalıcı barışa evrilmesi için bizlere gereken, daha fazla demokrasidir. ”

* * *

Dilerim, tüm ilgililer, bu bildiride belirtilen yapıcı ve gerçekçi görüşlerden faydalanırlar. Bu süreci ‘tekelci’ ve ‘kavgacı’ görüntülerinden kurtarıp, ‘çoğulcu’ ve -adındaki gibi- ‘barışçı’ niteliklere kavuşturmaya yönelirler.