'Ak Saray' ve Erdoğan...

Dünya basınında 'Ak Saray' üzerinde birçok yazı yayınlandı, birçok yorum yapıldı. Türkiye'de ise konunun tartışılması, Maliye Bakanı'nın açıklamasıyla başladı.

İyi ki, Meclis’in Bütçe Komisyonu var... Ve çalışmalarını basına açık olarak sürdürebiliyor. Yoksa, hâlâ öğrenemeyecektik ‘Ak Saray’ımızla ilgili resmi bilgileri...

Oysa, çoktandır, ‘Ak Saray’ niçin yapılmış, nasıl yapılmış, maliyeti nedir, anlamı nedir?.. Bu ve benzeri sorular tüm dünya basınının manşetlerden verdiği fotoğraflı haberlerde de, yorumlarda da, uzun uzun anlatılıyordu. Bizde ise, o konudaki haberlerde genellikle, fazla bir ayrıntıya rastlanmıyordu.

Bunun bir sakıncası şuydu: Dış basındaki haberlerde maliyet rakamları birbirini tutmuyordu. Mesela International New York Times, binanın 350 milyon dolara mal olduğunu yazarken, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung, o maliyet fiyatını 340 milyon avro olarak bildiriyordu.

Binanın yapılış nedeni hakkındaki yorumlar da çeşitliydi. Birazdan o yayınlardan birkaç özet vereceğim. Bazısında ‘Ak Saray’ın, Erdoğan’ın geleceğe yönelik tutkularının göstergesi olduğu öne sürülüyordu, bazısında da bunun Selçuklu ve Osmanlı tarihine olan duygusal bağlarının sonucu olduğu...

Ayrıca, dış basına, binanın yapılış sürecindeki gelişmelerle ilgili çeşitli bilgiler yansımıştı. Bunlar üzerinde de farklı yorumlar vardı.

Şimdi Meclis’in Bütçe Komisyonu’nda yeni yıl bütçesi görüşülürken, muhalefet milletvekilleri Maliye Bakanı'na soru sorma hakkını kullandılar ve ‘Ak Saray’la ilgili konuların en az bir kısmı hakkında hükümetin yetkili kişisi tarafından açıklama yapıldı. Bazı çelişkiler giderilmiş oldu. Mesela ‘saray’ın proje bedelinin toplam 1 milyar 370 milyon lira olduğu, bunun için şimdiye kadar Başbakanlık bütçesinden 963.4 milyon lira harcandığı, 2015 yılı içinde harcanmak üzere de bütçeye 300 milyon lira ödenek konulduğu bildirildi.

Maliye Bakanı ayrıca, Başbakanlık için yeni satın alınan ve bedeli THY tarafından ödenecek olan uçağın fiyatının 185 milyon dolar tuttuğunu bildirdi. Örtülü ödenekten harcanan ve harcanacak olan paralar hakkında da bilgi verdi.

Bunlar, bütçenin komisyondan sonra Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi sırasında da herhalde tartışma konusu olacak.

Kısacası: ‘Ak Saray’la ilgili olarak Maliye Bakanı’nın yaptığı açıklamalar faydalı oldu ve konunun geç de olsa Meclis’te enine boyuna tartışılmasının yolunu açtı. Dileriz, o tartışmalar sırasında, ‘saray’la ve benzeri alanlardaki harcamalarla ilgili rakamların yanında, o ‘saray’ın yapılışının amacı, usulü ve bu gidişin arkasının nasıl geleceği konusundaki yorumlar da ele alınır.

Biz burada, son bir-iki hafta içinde dış basında yapılan yayınlardan birkaç özet verelim:

New York Tımes’in birinci ve üçüncü sayfalarındaki ‘Ak Saray’ ve Erdoğan.

 

NYT: “OTORİTERLİK VE DUYGUSALLIK”

International New York Times’in geçen haftaki hem birinci, hem üçüncü sayfa manşetleri ‘Ak Saray’ konusuna ayrılmıştı.

Başlıklarda Erdoğan’ın ‘büyük ihtirasları’nı ortaya koyduğu ifade ediliyor.

Yayınlanan fotoğraflardan birinde ‘Ak Saray’ın ışıklar içindeki gece manzarası yer alıyor. Bir başka fotoğraf da Erdoğan’ın, ‘Ak Saray’ın içindeki merdivenlerin başında poz verişini gösteriyor.

Fotoğraflarla ilgili yazılarda, ‘Ak Saray’ın, gerek Amerikan Başkanı’nın –bizim ‘Beyaz Saray’ dediğimiz- ‘beyaz ev'i ile Rusya Başkanı’nın Kremlin’inden, gerek İngiliz Kraliçesi’nin Buckingham Sarayı’ndan daha büyük olduğu belirtiliyor. ‘Ak Saray’ın 350 milyon dolara mal olduğu, yaklaşık bin odası bulunduğuna değiniliyor.

Yazıda imzası bulunan gazetecinin adı Tim Arango. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Ak Saray’ını, devleti idare etme biçiminin göstergelerinden biri olarak anlattıktan sonra, onun otoriter eğilimlerinin iç politikadaki örneklerini sıralıyor. Dış politikasında ‘Müslüman kardeşler’e olan sempatisi ile Batı’ya olan antipatisi gibi, duygusal etkenlerin rolü olduğunu öne sürüyor.

Alman gazetesi FAZ’ın üçüncü sayfasındaki AK SARAY ve Erdoğan... Başlık: “Sultan için yeni bir ev”

FAZ: "SULTAN'A YENİ BİR EV"

Almanya’nın en ünlü ve ciddi gazetelerinden FAZ’ın (Frankfurter Allgemeine Zeitung’un) 30 Ekim günkü sayısında, Erdoğan’ın Ak Saray’ı hakkındaki yazısının başlığı da şu: “Sultan’a yeni bir ev”.
Yazının içinde Erdoğan’ın evinin merdivenlerinde çekilmiş bir fotoğrafı var. Altyazısı şu:
“Evinin efendisi. Erdoğan sarayında”

Ve sarayı anlatıyor yazıyı yazan Rainer Hermann:

“İçine altı tane Beyaz Saray (ev) sığar. Fransız Cumhurbaşkanı’nın sarayından ise 27 tanesi sığar... (Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk kendi resmi konutunu bir bağevinin yanına yaptırmıştı. Atatürk’ün villası iki katlı bir villaydı. Zaman içinde ek inşaat yoluyla genişletildi.) 10 cumhurbaşkanına da layık görülen bir resmi bina olarak kullanıldı. Tayyip Erdoğan için ise bu artık münasip değildi. O öyle bir saray yaptırdı ki, Burunei Sultanı’nın –büyüklüğü Guinnes Rekorlar Kitabı’na geçmiş olan- saray kompleksini geri sıraya itip, onun yerine geçti.”

Yazarın bu sonuca getirdiği yorum şöyle: “Erdoğan artık Atatürk’ün tevazuu içinde kalmaktan hoşlanmıyor. Kendine sultanlar sosyetesinde yer arıyor. (...) Bu amaçla mimarları Selçuklular stilinde bir bina yapmakla görevlendirdi. Selçuklular 1071’de Anadolu’nun doğusundaki Malazgirt’teki zaferi kazanarak bugünkü Türkiye topraklarının Türk boyları tarafından fethedilmesini sağlayan hanedanın adı.”
Yazar, 340 milyon avroya mal olduğunu bildirdiği binanın, çevre koruması kurallarına rağmen ve mahkeme kararlarına da uyulmaksızın yapıldığını da ifade ediyor. Yazısının son cümleleri de şöyle:

“Cumhuriyetin yıldönümü günü Türkiye, bir ‘Erdoğan Sultanlığı’ haline gelmedi. Ama o (Erdoğan), her yerde bir sultan gibi ikamet ediyor. Ankara’da bir Selçuklu gibi, İstanbul’da (orada da bir resmi yeri var) Dolmabahçe Sarayı’nda bir Osmanlı gibi...”

 'Ak Saray' konusuna Fransız basınında da geniş yer verildi. Le Monde, Erdoğan'ın, kendisine "Yeni Türkiye'nin sembolü' bir saray armağan ettiği"ni belirtti. Le Figaro, Erdoğan'ın adını, yanına tırnak içinde büyük sıfatını koyarak kullandı. 'Saray'daki ve Türkiye'deki 'büyüklük' göstergelerinden söz etti.

LE MONDE VE LE FIGARO...

‘Ak Saray’ konusu, Fransız basınında da fotoğraflar ve makalelerle yerini aldı. En ünlü Fransız gazetelerinden Le Monde’un o konuyla ilgili bir yazısının başlığı şu:
“M. Erdoğan kendisine yeni Türkiye'nin sembolü bir saray hediye etti.”

Yazıda, Ak Saray’ın fiziki özellikleri, NYT ve FAZ’daki gibi ayrıntılarıyla anlatılıyor. Özellikle de, binanın çevre kurallarına aykırı olarak inşa edildiği, bunun çevrecilerin protestolarına neden olduğu belirtiliyor. Ama iktidarın, mahkeme kararlarına uymayıp inşaatı devam ettirdiği vurgulanıyor.

Le Figaro’daki yazının başlığında Erdoğan’a tırnak içinde yeni bir sıfat takılmış 'Büyük' sıfatı.

“Büyük” Erdoğan’ın yeni başkanlık sarayı” (Le nouveau palais présidentiel d’Erdoğan <le grand>).

Yazıda da bu ‘büyük’lük sıfatının, binanın mimarisine yansıyan örnekleri sıralanıyor. 200.000 metrekarelik bir alan... Selçuklulara kadar giden bir tarihin yansıtılması ve bunun modern mimariyle birleştirilmeye çalışılması... 1000 oda... vb.


Bunlar anlatıldıktan sonra o iddianın başka alanlara yansımalarından da örnekler veriliyor. Erdoğan’ın adını taşıyan ve taşıyacak olan üniversite binası, futbol sahası, Çamlıca Camii gibi yapıların da o eğilimin göstergeleri olduğu yazılıyor.

***

Dileriz, Meclis'in Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde, yukarıda değindiğimiz dış basındaki yazılarda yer alan, ama Türkiye'de de akıllara takılan yorumlar ve kaygılar üzerinde de tartışılır.