Bir annenin mektubu

Yıllarca tutuklu kalmak da kolay değil, ilk mahkeme kararından sonra Yargıtay kararını beklemek de... Hele anneler için hiç kolay değil.

Birçok meslektaşımın yeni yılını kutlama fırsatını buldum. ‘Tutuklu’ olanlar hariç... Bu yıldaki bu ilk yazımda onlara selamlarımı ileteyim.

Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Yalçın Küçük, aynı yayın organlarında birlikte çalışma fırsatını bulduklarım. Onlarla birlikte, Ergenekon, KCK davaları ve benzeri davaların tutuklusu olan -tanıdığım tanımadığım- tüm meslektaşlarıma en iyi dileklerimi sunarım.

Tutuklu olmak, kolay iş değil. Hele süreleri artık aylarla değil, iki yıllık, üç yıllık, dört yıllık diye hesaplanan tutuklulardan olmak... Ve hele, bayramlar gibi yılbaşı gibi, insanın yakınlarıyla birlikte iyi vakit geçirebileceği, özel günlerde tutuklu bırakılmaya devam etmek...

Dilerim artık, bu işin sonu, bu 2013 yılında daha fazla uzamadan gelir. Ülkemiz, dünyadaki demokratik ülkeler içinde en uzun tutukluluk süreleri yaşanan bir ülke olmaktan kurtulur.

Tabii, ülkemizde, tutukluluk sürelerinin uzun olmasının yanında, adil yargılanma ilkesi açısından da tartışmalı olan konular var. Gerçi o konular, ilk mahkemelerin kararlarına yapılan itirazlarla üst mahkemelerce ele alındıktan başka, gerektiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de götürülebiliyor. Ama o sürecin sonunda bazı kararların düzeltilmesi mümkün olsa bile, aradan geçen zaman uzadıkça, haksızlığa uğrayanların gördüğü zararlar daha da artıyor.

Dilerim, bu 2013 yılında, adalet mekanizması içindeki yanlışlıkların, haksızlıkların düzeltilmesi de fazla vakit almaz...
Evet, uzun tutukluluk süresi içinde mahkeme kararını beklemek de kolay değil, ilk mahkemenin kararından sonra karara itirazların sonucunu beklemek de...

Bu yazıyı bir tutuklu annesinin mektubundan bölümlerle bitiriyorum. Sayın Kadriye Türker’in bana gönderdiği bir mektup bu:

“Sevgili Altan Bey, ben 65 yaşında bir anneyim. Ankara’nın Sincan kazası Peçenek Köyü’nde doğdum. 6 çocuklu bir anne-babanın en büyük evladıyım. Ancak 4. sınıfa kadar okudum. 5. sınıfı okumadan öğretmenim bana diploma verdi. 16 yaşımda evlenince Ankara’yla tanıştım.

Ben Balyoz davası tutuklusu Doktor Deniz Kurmay Albay Ali Yasin Türker’in annesiyim. Benim oğlum darbeye teşebbüsten yargılanıyor. (...)

Benim oğlum 2003-2006 arası İspanya’da görevliydi, eşi Sibel Hanım da Deniz Subayı. O da ücretsiz izin alıp eşinin yanına gitti. Orada bir dünya tatlısı Elif doğdu.

Biz hukuku, çocuğumuzun yurtdışında olduğuna inandıramadık. Yurtdışından darbeye teşebbüs nasıl olur? Benim oğlum Harp Okulu’nu dereceyle, Harp Akademisi’ni dereceyle bitirdi. Amerika’da mastır, Boğaziçi Üniversitesi’nde endüstri mühendisi olarak doktora yaptı. 3 tane yabancı dili var. Bu çocuk, bu eğitimi memlekete hizmet için yaptı. Ama şimdi darbeye teşebbüsten tutuklu. Bu benim canımı çok yakıyor.

Benim eşim, çocuklarının rızkını 26 sene mahallede seyyar satıcı olarak kazandı. 20 sene de taksi işletti. 3 tane evladına yüksekokul okuttu. Benim kızım Orta Doğu’da iktisat okudu, 9 sene Başbakanlık Devlet Planlama’da görev yaptı. Küçük oğlum 9 sene Maliye Bakanlığı’nda hesap uzmanı olarak çalıştı. O da Hacettepe İngilizce işletme mezunu. (...)

Biz dünyanın en mutlu anne-babasıydık. 15 ay önce ama. Şimdi hayatımız bir kâbus oldu. Sadece yavrumuzun özgürlüğü için dua ediyoruz. Ben Cumartesi Annelerini televizyon ve gazetede görünce, çok üzülürdüm. Kaderin tecellisi. Şimdi ben de oğlumun resmini alıp Sakarya Caddesi’nde oturuyorum. Biri görüp sesimizi duysun diye.
Kaderin insana ne getireceği hiç bilinmiyor. Ben oğlumun tutuklu olduğunu söyleyemiyorum.

Sevgili Altan Bey, benim oğlum tutuklanmadan önce Gölcük Deniz Üssü Kurmay Başkanı’ydı ama sadece 30 gün sürdü. Şimdi sadece 75 yaşında babası, 65 yaşında ben annesi, sadece yavrumuzun özgür olması için Rabbime dua ediyoruz. Rabbime inanıyorum, Türk adaletine güveniyorum. Bir gün adalet yerini bulur. Sizi üzmek için yazmadım, dertler paylaştıkça azalır. Ben de bir anne olarak sizin beni anlayacağınız için sıkıntılarımı paylaşmak istedim. Hoşça kalın. Kadriye Türker/Dışkapı-Ankara”

Not: Dr. Kurmay Albay Ali Yasin Türker’e, Balyoz’da verilen ceza: 16 yıl.