CHP'yi suçlama taktiği

BDP CHP'ye hücum etsin, AKP kavgayı seyretsin, kendi işine bakmaya, kendi hesabını kollamaya devam etsin...

Sinop olayının sorumluları kim? Veya kimler?

Bu sorunun cevabı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a göre basitti:

“CHP’liler ve MHP’liler.”

Başbakan Sinop olayları üzerine konuşurken şunları söyledi:

“Dün BDP’li milletvekilleri Sinop’a geçiyorlar. CHP ve MHP’den oluşan gruplar orada, provokasyonun içinde yer alıyor.”

Bir başka cevap, Sinop’a giden BDP’li grupta yer alan milletvekili ve yazar arkadaşım Sırrı Süreyya Önder’den geldi. Önder‘e göre olayın sorumluları arasında MHP’liler yoktu ama CHP’liler vardı. Dedi ki:

“Sinop Belediye Başkanı bu meselenin vebalini omuzunda taşıyan isimlerden birisidir. Tahrikkâr, gelenleri hedef gösterecek demeçleri var çarşaf çarşaf ...”

Bu iddiaya BDP’li Altan Tan da katıldı. CHP’li Belediye Başkanı’nı olaya zemin hazırlamakla suçladı.

* * *

CHP’nin Sinop Belediye Başkanı Engün Gürel, bu suçlamaları, hemen cevapladı.

Olay gününden önceki günlerde ve olay günü Sinop’ta bile değildi. Kanser olan eşinin ameliyatında hazır bulunmak için Samsun’daydı.
Hakkındaki iddia kanıtlanırsa, sadece belediye başkanlığını değil, Sinop’u bile bırakıp gideceğini söylüyordu. Kendisi, ‘çarşaf çarşaf demeçler’ bir yana, hiçbir yerde iddia edilen içerikte tek bir demeç bile vermemişti.

* * *

Başbakan ise, Sinop Belediye Başkanı’nın söylediklerini görmezlikten geldi. CHP’yi suçlamaya devam etti. Sinop Belediye Başkanı’nın söylediklerini gördükten sonra tutumunu düzeltip özür dileme erdemini gösteren politikacı, Sırrı Süreyya Önder’di. Önder, başkanın, Sinop’a gelen milletvekillerini hedef alan bir demecini kendilerinin de bulamadığını bildirdi.

Ancak, o aşamaya gelininceye kadar iş, Meclis’in de konusu olmuş, orada da tartışmalar çıkmıştı. Genel Kurul’daki görüşmeler sırasında Sinop Milletvekili CHP’li Engin Altay’ın Belediye Başkanı’na yönelik suçlamanın yanlış olduğunu anlatmak için yaptığı konuşma sırasında BDP sıralarından yapılan müdaheleler, BDP’lilerle CHP’liler arasında gergin bir ortamın doğmasına neden olmuştu. Tutanaklardan bir bölümünü buraya alalım:

“ENGİN ALTAY (CHP-Sinop)- Başbakan diyor ki: ‘Sinop’taki olaylarda MHP’liler ve CHP’liler var.’ Sayın Başbakan, bu bilgiyi sana kim verdi bilmiyorum, ama olaylarda sen adam arıyorsan... Açın bana telefon. AKP gençlik kollarında il başkanlığı yapmış ve dün olayların en önünde yürüyen insanın ismini Başbakan’a vereceğim. (...) Orada bir tane Cumhuriyet Halk Partili de yoktu.

PERVİN BULDAN (BDP-Iğdır)- Belediye Başkanınız var.

SIRRI SAKIK (BDP-Muş)- Belediye Başkanınız var.

ENGİN ALTAY (Devamla)- Belediye başkanımızın yerel basında, internet medyasında böyle bir demecini bulun, milletvekilliğinden istifa edeceğim.

PERVİN BULDAN (BDP-Iğdır)- Tamam, yarın gelsin milletvekili arkadaşlarımız, getirsinler size.”

BDP’nin Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, anlaşılıyor ki, Sinop Belediye Başkanı hakkındaki suçlamalara inanmaya devam ediyor. Milletvekili arkadaşlarının, Altay’ın istediği kanıtı ona hemen ‘yarın’ götüreceklerini bildiriyor. (Not: Altay, dün akşama kadar kendisine o konuda herhangi bir belge veya bilgi ulaşmadığını söyledi.)

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay’ın konuşmasına yapılan müdahalelere bir ara AKP’li Grup Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı da katılıyor. Altay’ın Sivas olaylarına asıl AKP’lilerin karıştığını söylemesi üzerine “Niye bizi bulaştırıyorsunuz?” diye itiraz ediyor...
İşin özü de galiba Bahçekapılı’-nın o cümlesinde...

Başbakan daha olayın başlangıcında kararını vermiş. Olayları CHP’nin üzerine yıkacak.

BDP’li Sırrı Süreyya Önder’e kim söylemişse söylemiş, o da sorumluluğun CHP’li Belediye Başkanı’nda olduğuna inanmış. Sonradan bunun yanlışlığını görüp özür dilemiş ama, arkadaşları o tavırlarını hemen değiştirmemiş.

Bu yüzden iş, bir CHP-BDP kavgası haline gelmiş. AKP Grup Başkan Vekili de onlara “Bu kavgaya bizi bulaştırmayın” diyor.

Yani, AKP CHP’yi suçlayacak BDP o suçlamanın üstüne gidip CHP’yle kavgayı sürdürecek. AKP de kendi işine bakacak...