İlk hedefler hükümeti

Bugüne kadarki muhalefet partilerimiz 'kuvvetler ayrılığı', 'toplantı özgürlüğü' gibi demokratik ilkeleri yeniden gerçekleştirmek, yüzde 10 barajını kaldırıp 'temsilde adalet'i yeniden sağlamak için bir program üzerinde anlaşmalıdırlar. Yeni hükümeti kurmak için gerçekçi bir görüşme sürecini başlatmalıdırlar.

Bu seçimler üzerine söylenecek, yazılacak çok şey var. Önümüzdeki zaman içinde bunların hepsi gündeme gelir. Ama hepsinden önemli olan şey, seçimi kazanan muhalefet partilerinin yeni bir hükümet projesi üzerinde görüş alışverişine başlamaları gereğidir.

CHP, MHP, HDP... Bu üç siyasi parti, seçimi kaybeden iktidar partisi sözcülerinin ‘üçlü çete’, altılı çete’, ‘vatan hainleri’ diye sabah akşam hakaret etmeyi marifet saydığı tüzel kişilerdir. Halkımızın yarısını temsil ediyorlardı. Artık yüzde 60’ına yakınını temsil ediyorlar.

Hükümet görevini üstlenme sorumluluğu artık onların üzerindedir. Aralarında bazı konularda görüş ayrılıkları bulunduğu malûmdur. Ama en azından belirli konularda aynı şeyleri düşündükleri, bu seçim kampanyası sırasında bir kere daha anlaşılmıştır.

Aynı şekilde değerlendirdikleri belirli konuların ortak paydası demokratik ilkelerdir. Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hükümetlerin siyasi ve hukuki denetime tabi olması, temsilde adalet, toplantı özgürlüğü, gösteri özgürlüğü, basın özgürlüğü...

Demokratik haklar ve özgürlükler alanında hangi haklar, hangi özgürlükler varsa, hepsi, bugüne kadarki iktidarın özellikle son zamanlarında tamamen rafa kaldırılmıştır.

Bununla da yetinilmemiştir. Parlamenter sistemin yerine ‘bize özgü’ bir ‘başkanlık sistemi’ modeli icat edilerek ülkenin Anayasal açıdan da bir ‘tek adam yönetimi’ altına sokulması, hedef haline getirilmiştir.

İç politika, dış politika, ekonomi, kültür, sanat, akla gelebilecek her alanda o hedefe yönelik uygulamalar birbirini izlemiştir.

***

Dün geceki seçim sonucundan sonra artık, ülkemizin, her geçen gün daha da tehlikeli hale gelen bu gidişten kurtulması olanağı doğdu.

Şimdiye kadar muhalefette bulunan siyasi partilerimiz, bu olanağı değerlendirmek için birbirleriyle gerçekçi görüşmeler yapmaya başlamalıdır. Ülkemizin yönetimini ‘yeniden demokratikleştirecek’ bir ‘ilk hedefler programı’ üzerinde anlaşmalıdırlar. O programın gerçekleştirilebileceği belirli bir süre için de olsa, bir koalisyon hükümeti kurmanın olanakları üzerinde görüş alışverişi sürecine girmelidirler.