Portre: Gerhard Schröder

Sosyal Demokrat Parti'nin lideri Gerhard Schröder çocukluk ve gençliğinde yoksullukla boğuşan bir aileden geliyor. Doğumu İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde, yani 1944'te.

Sosyal Demokrat Parti'nin lideri Gerhard Schröder çocukluk ve gençliğinde yoksullukla boğuşan bir aileden geliyor. Doğumu İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde, yani 1944'te. Aşağı Saksonya'nın Mossenberg kasabasında dünyaya geldi. Doğumundan hemen sonra babasının ölüm haberi geldi. Babası Fritz Schröder düşük gelirli bir işçiydi. Askere alınmıştı. Alman ordusunun Romanya'dan çekilişi sırasındaki son çarpışmalarda ölmüştü. Schröder hiç görmediği babasının mezarını uzun araştırmalardan sonra ancak 2001'de bulabilecekti.
Annesi Erika iki çocuğuna bakabilmek için bir çiftlikte tek başına çalışmaya başladı. Oldukça güç koşullar altındaydılar. Annesi, 1947'de ikinci evliliğini yaptı. Ardından, Gerhard ile ablası Gunhild'in biri erkek ve ikisi kız üç üvey kardeşi oldu. Üvey babası bir süre sonra veremden öldü. Daha da zor bir duruma düştüler. Annesinin temizlikçilikten kazandığı parayla ve devletten aldıkları sosyal destek parasıyla geçinmeye çalıştılar.
Gerhard Schröder, zor şartlar altında bitirdiği ilk öğreniminden sonra, perakende satış stajı yaptı. İşçilik ve satıcılık gibi işlerle ailesinin geçimini üstlendi. Ortaöğrenimini gündüzleri çalışıp, akşamları okula giderek sürdürdü. 1963 yılında da, yani 19 yaşındayken, SPD'ye katıldı. Ona hayalini kurduğu üniversiteye gitme şansını da SPD verdi.
1966 ile 1971 arasında, partisinin burs desteğiyle Göttingen'de hukuk eğitimi gördü. Bütçesini dengelemek için yaz tatillerinde de çalıştı. O sırada annesine bir söz verdi: "Şimdi bu haldeyiz ama, merak etme, ben seni bir gün gelecek limuzine bindireceğim."
1972'den 1976'ya kadar Göttingen Üniversitesi'nde asistanlık yaptı. 1976'da avukatlık yapmaya hak kazandı ve Hannover'e yerleşerek avukatlık yaptı.
'Kohl'ü deviren adam'
O sırada siyasetin basamaklarında da yükseliyordu. 1978'de SPD'ye bağlı Genç Sosyalistler Federasyonu'nun başkanı oldu. Dönemin başbakanı Schmidt'e karşı takındığı muhalif tutum ile sivrildi. Schmidt'in Sovyet'lere karşı NATO'nun Avrupa'ya füze yığmasını destekleyen dış politikasına karşı çıktı. Siyasette örnek saydığı lider Willy Brant'tı.
1980'de Bundestag'a (Alman Parlamentosu) girdi ve Hannover'de parti başkanlığına seçildi. 1990'da Aşağı Saksonya Eyaleti'nin başbakanı oldu. Bu arada annesine verdiği sözü tuttu ve onu limuzinle gezmeye çıkardı.
Rudolf Scharping'in kurduğu gölge kabinede ekonomiden, ulaşımdan ve enerji politikalarından sorumlu bakan olarak görev aldı. Scharping ve Oskar Lafontaine ile birlikte SPD'nin en etkili üç lideri arasına girdi.
1998'de ise 16 yıllık Hıristiyan Demokrat Birlik lideri ve Almanya'nın yeniden birleşmesinin mimarlarından olan Helmut Kohl'ün iktidarını devirerek Alman Şansölyesi oldu. 2002 seçimlerinde partisi oy yitirmesine rağmen, küçük bir farkla da olsa yeniden iktidara gelmeyi başardı.
Schröder iç politikada Yeşiller ile koalisyon yaptı. Yenilenebilir enerji kaynakları politikası, homoseksüellere cinsel haklarının tanınması gibi yeni politikalara imzasını attı. Fakat ilan ettiği sosyal devleti yeniden yapılandırmayı ve sosyal harcamaları kesmeyi içeren 'Gündem 2010 Reform Paketi', 'İş Yasası' (Hartz IV) ve giderek şiddetlenen işsizlik sorununa çözüm bulamaması, gerek SPD içinden, gerekse Yeşiller'den büyük tepki topladı.
Türkiye'nin AB'ye üyeliğini savunan politikasıyla tanınmasına karşın, Almanlar arasında Schröder, Almanlara eski özgüven ve saygısını kazandıran bir lider olarak da görülüyor. Amerika'nın Irak politikasına karşı çıktı. Irak'a asker göndermeyi zaten hiçbir zaman düşünmemişti. Ama Almanya'yı dış güvenlik alanında daha aktif bir hale getirdi. Kosova'ya, Makedonya'ya ve Afganistan'a yapılan müdahalelere katıldı. Şu anda 60.000 Alman askeri Almanya dışında görev yapıyor.
Hızlı bir özel hayat
Gerhard Schröder'in özel yaşamı ise oldukça hareketli. Bugüne kadar dört evlilik yaptı. 1968'de evlendiği Eva Schubach'tan 1972'de boşandı. İkinci eşinden 1984'te, üçüncü eşinden de 1997'de ayrıldıktan sonra, aynı yıl, 7 yaşında bir kızı olan 34 yaşındaki gazeteci Doris-Köpf ile evlendi. Schröder çifti geçen yıl St. Petersburg'tan Viktoria adında bir yetim çocuğu da evlat edindi.
'Medyanın Şansölyesi'
Schröder Almanlar arasında esprili, canlı, karizmatik, sempatik ve genç bir imaja sahip bir lider olarak görülüyor. Bu özellikleriyle, kamuoyu yoklamalarında daima partisinin 15-20 puan önünde yer alıyor. Televizyon programlarını iyi değerlendirdiği için kamuoyu onu medyanın şansöylesi ilan etti.
Bu avantajını son televizyon tartışmalarında da Merkel'e karşı kullandı. SPD Almanya'nın ekonomik sorunları, işsizlik, büyümenin yavaşlaması gibi nedenlerle büyük oy kaybına uğrarken, Schröder'in televizyondaki başarısı SPD'nin puanını artırdı. Ancak, anketlerdeki durum Hıristiyan Demokratları gene de epey önde gösteriyor.