'Seçim sath-ı maili'nde ittifak

Bir sol ittifakın umulanın ötesinde sonuç vermesi, birinci parti olması ve yeni dönemde hükümeti kurması mümkün.

Evet, seçim dönemi başladı. Seçim, 4 Kasım'da da yapılsa, iki ay önceye de alınsa, durum değişmez. Mayısa kadar zaten cumhurbaşkanı seçimi var. O da, partilerin genel seçim kampanyasının bir unsuru. Yani, artık hiç şüphe yok 'seçim dönemi'ndeyiz.
Eskiden buna, biraz da ironiyle, 'Seçim sath-ı maili' denilirdi. Siyasetçiler için güç iş olduğu ima edilerek...
'Sath-ı mail', meyilli, yani eğik -dolayısıyla kaygan- bir düzey demek.
Öyle bir düzeyde yürümek veya koşmak kolay değil. Bazılarının ayağı kayabilir. Aşağı düşebilirler. O sözle anlatılmak istenilen şey buydu.
O 'şey' şimdi, daha da riskli hale geldi. Deyimin kullanıldığı zamanlarda yüzde 10'luk baraj yoktu. Ayağı kayanların düşeceği yer fazla derin değildi. Az sayıda da olsa, gene de milletvekili çıkarabilirlerdi. Meclis'te parti olarak temsil edilebilirlerdi.
Şimdiki 'barajlı dönem'de ise, barajın altında kalırlarsa, tüm kadrolarıyla öyle bir derinliğe düşüyorlar ki, oradan çıkıp Meclis'e ulaşmayı 'deneme'leri için, en az beş yıl geçmesi gerekiyor.
* * *
Seçim dönemine girmek demek, "bugün seçim olsa..." anketlerinin artması demek.
Politikacılar, hoşlarına gitmeyen seçim anketlerini kötülerler. Tabii, bazı anketlerin yanlış sonuçlar verdiği de olur. Ama bu konuda iddialı olan kuruluşlar vardır. Her şeyden önce, kendi firmalarının saygınlığını korumak isterler. Yaptıkları çalışmalarda ellerinden gelen dikkati gösterirler.
Siyasetçiler, bunun gibi faktörleri de göz önünde tutarak, anketleri, yanlış saysalar bile, gene de 'ya doğruysa' diye değerlendirmelidirler.
SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın dün böyle bir değerlendirme yapmış. SONAR'ın önceki gün yayımlanan (Posta gazetesinin manşetindeki şekliyle yukarıda da görülen) son anketini aynı kuruluşun geçen kasım ayındaki anketiyle karşılaştırıyor ve çok çarpıcı bir sonuca varıyor. Özetle diyor ki:
1) 2006 Kasım'ındaki ankete göre, AKP'nin oyu yüzde 24.3'tü. Şimdi yaklaşık 28.2 olmuştur. Yani AKP, oylarını yaklaşık 4 puan artırmıştır.
2) Sol partilerin hepsi puan kaybetmiştir. CHP'nin oyu -yaklaşık 3 puan kaybıyla- 16.1'den 13.2'ye düşmüştür. DSP'ninki 7.8'den 5.9'a, SHP'ninki de -0.6 puan kayıpla- 1.8'den 1.2'ye düşmüştür.
3) Üç sol partinin oylarının toplamındaki düşüş ise 5 puanı bulmaktadır. 2006 Kasım'ındaki toplam oy oranları yüzde 25.8'di. Bu, AKP'nin o zamanki 24.3'lük oyundan 1.5 puan kadar fazlaydı. Yani, bir sol ittifak oluştuğu takdirde, o ittifakın, partiler sıralamasında birinciliğe geçmesi ihtimali vardı.
Bu defa, o ihtimal ortadan kalkmıştır. Sol ittifak, 28.2'ye ulaşan AKP'nin 7.8 puan arkasında kalmıştır. Durum, 'AKP: 28.2, sol partiler: 20.4' olmuştur.'
* * *
Karayalçın'ın bu konuyla ilgili yorumu da şudur:
"Bu anket sonuçlarının gösterdikleri çok açıktır. Seçmen, sol partilere kasım ayında 'ittifak yaparsanız sizi iktidara getiririz' işaretini vermiştir. Ama üç ay sonra CHP'nin ittifaka olan soğuk ve umursamaz tavrı, DSP'nin ise bir türlü kararlılık göstermemesi, seçmen tercihlerini olumsuz etkilemiştir."
Bu durum SHP'nin 'İttifaktan kaçan iktidardan kaçar' tezinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
* * *
Karayalçın'ın koyduğu teşhise katılırsınız, katılmazsınız. Ama bir an için varsayalım ki, partilerin o 'ittifak' fikrine, geçen üç ay içinde gösterdiği soğuk tavır, önümüzdeki aylarda değişti. Bu, ittifak partilerinin oy toplamlarını yeniden artırır ve sandığa yansıtır mı?
Diyelim ki, üçü de 2006 Kasımı'ndaki oy oranlarına ulaştılar. İttifak halinde, bu oylar değişmeden bir araya gelir ve sandığa aynı şekilde mi yansır?
İttifakı denemek istemeyenler, bu konuda, "O oylar aynı şekilde yansımaz. Azalır" diyorlar.
Ama, bu soruya 'ittifak' hareketinin bir 'sinerji' yaratacağına inanarak, bunun tam tersine bir yanıt verenler de var. Onlar da diyorlar ki:
"O oylar sandığa aynı şekilde yansımaz. Çoğalarak yansır."
* * *
Bizce, o sorunun yanıtı 'ittifak'ın kuruluş şekline, inandırıcılığına ve ittifakçıların hep birlikte göstereceği performansa bağlıdır.
Eğer o açılardan başarıya ulaşılırsa, bir sol ittifakın umulanın da ötesinde sonuç vermesi, birinci parti olması ve yeni yasama döneminin hükümetini kurması mümkündür.
Diyebilirsiniz ki, bu, sosyal demokrasiye inanan seçmenler açısından çok iyimser bir yorumdur.
Olabilir. Ama bu iyimserlik, mümkün olmayacak bir şeyi söyleme iyimserliği değildir. Anketteki rakamlar da aynı şeyi gösteriyor, bizim edindiğimiz izlenim de:
Bir ittifak hali, muhalefetin sol kesimindekilere, en azından 'umut' verebilecek bir durumdur. Dolayısıyla onlar için, son anketin gösterdiği 'tamamen umutsuz' durumdan çok daha iyi bir durumdur.
Bir seçimde de, 'tamamen umutsuz'ların, sandığa gitmesi bile kolay değildir.
* * *
Bir de, anketteki diğer göstergelere bakalım:
SONAR'ın son anketine göre, CHP'nin oy kaybına karşı, MHP önemli yükseliş göstermeye devam ediyor. Aradaki fark 1 puan dolaylarına kadar inmiştir. Bu, önümüzdeki aylar içinde, MHP'nin CHP'yi geçmesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır.
O ihtimal gerçekleşirse, bunun sonuçları şu olur:
1) Meclis'teki mutlak çoğunluğu gene AKP kazanırsa, CHP'nin 'anamuhalefet partisi' olması sona erer. Yerine MHP geçer.
2) AKP mutlak çoğunluğun altında kalıp da, hükümet kurmak için bir koalisyon ortağı ararsa, biri dînî, öteki milliyetçi konulara ağırlık veren iki 'muhafazakâr' partinin bir 'büyük koalisyon' kurması daha kolay olur.
3) Hükümeti AKP kuramazsa, kurma görevi, CHP'ye değil, MHP'ye geçer. MHP Genel Başkanı, hükümeti kurabilirse, başbakan olur, CHP ve DYP de koalisyon ortağı...
* * *
İlk üç ihtimal bunlardır. Bunların üçü de, -son zamanlardaki politikaları kendi programıyla bağdaşmasa da- resmen 'sosyal demokrat' olan CHP için büyük bir yenilgi olur, büyük bir gerileme olur.
Bu da, ülkemizde sadece CHP içindeki değil, CHP dışındaki sosyal demokratlar için de yeni bir darbe olur.
CHP'de, DSP'de, SHP'de ve bu üç partinin dışında, kendilerini 'sosyal demokrat' olarak gören veya 'demokratik 'solda' veya genellikle 'solda' hissedenler, bu ihtimalleri, ilgili parti liderlerine hatırlatmalıdır.


Büyütmek için tıklayınız
Posta Gazetesi'nin manşetindeki şekliyle Sonar'ın son anketi... Buna göre önümüzdeki seçimde meclis '4 partili'. AKP açık önde. CHP gerilemiş. MHP yükselişte. DYP dördüncü parti. Ötekiler baraj altında. Kararsızlar yüzde 10 civarında.


Büyütmek için tıklayınız
Sonar anketlerine göre sol partilerin durumu... Bundan üç ay önceki ankette (solda) sol partilerin toplam oyları AKP'yi geçiyordu. Şimdiki ankette ise 8 puana yakın bir farkla AKP önde. AKP oylarını yükseltirken, sol partiler gerilemiş.