Bana hep şımarık kız rolleri geliyor

Şu sıralar kendi tasarladığı mayo koleksiyonu satışa sunulan model oyuncu Özge Ulusoy, "Güzel kadınlara komik rolleri vermiyorlar. Komedi oynamak istiyorum, insanları güldürmek istiyorum artık" diyor.
Bana hep şımarık kız rolleri geliyor

Sizin hayatınızı survivor değiştirdi aslında. Bir prodüktör gözüyle söylüyorum, böyle reality şovlarına katılmak aslında insanı biraz aşağı çeken şeyler olarak görülüyor, giderken aklınızda bu var mıydı?

Ben Acun Bey’le konuştuğumda aslında Survivor’a çağırıldığımı anlamamıştım, ‘Yok Böyle Dans’a çağırıldığımı düşünüyordum, bale geçmişimden dolayı. Sonra toplantıda Survivor olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Ama o zamanlar ilk kez yapılıyordu ‘Ünlüler ve Gönüllüler’ ve gittiğimde oradaki en az ünlü insandım. Acun Bey’e ve yaptığı çalışmanın iyi olacağına güveniyordum. Bunun dışında da kendimle ilgili anlatmam gereken şeylerin olduğu bir dönemdi. 24 saat beni görebilecekleri bir ortamda insanlara kendimi anlatmanın daha iyi bir yeri yok. Üstelik, bu benim için büyük bir deneyim olacaktı, buradan uzaklaşacaktım, kafamı dinleyecektim. Hayatımdaki en iyi deneyimlerden biriydi.

Hiç oradayken “Keşke buraya gelmeseydim” dediniz mi?
Hayır hiç demedim. Ben zaten çok sağlıklı beslenen, az yemek yiyen bir insandım. Yemek kısmı beni çok rahatsız etmedi. Beni daha çok pislik ve yalnızlık rahatsız etti. Ben orada çok arındım mesela. Evet, bu bir şov, orada oyun oynuyoruz ve insanları eğlendirmek için oradayız. Ama size hayatla ilgili pek çok şey öğretiyor. Mesela ben daha çok şükreden bir insan oldum; çünkü orada tek sığındığım şey Allah’tı. Ben artık manevi tarafı daha kuvvetli bir insanım. Bu program hem kariyer hem de manevi açıdan bana bir şeyler kattı. Allah, insan vücudunu öyle bir yaratmış ki 10-15 gün içinde her şeye adapte oluyorsun. Mesela arıya basıyordum, sonra ayağımdan iğneyi çıkarıp, yürüyüp gidiyordum, o kadar.

Size çok yaramış.
Döndüğümde fiziksel olarak da çok sağlıklıydım. Saçım, cildim çok sağlıklı oldu. Bir taraftan da muhakeme yaptım, ne yaptım, nerede hata yaptım, kimi kırdım, ne yapmamalıyım diye düşündüm. Çünkü bazı günler konsey ya da oyun olmuyor ve tek yapabildiğiniz şey oturup denizi izlemek oluyor.

Sıkıcı değil mi?
Sıkıcı ama o sırada insan kendi içine dönüyor. Müzik, kitap, TV, internet, telefon yok, hiçbir şey yok. Bence çok güzel bir dönemdi benim için.

Herkesin yapabileceği bir şey değil.
Sinir açısından zor bir şey ama ben normal hayatımda da sorunsuz bir insanım. Çok iş yapıyor olmamın sebebi de bu bence. Ukalalık, kapris yapmam. O yüzden de Özge neden bu kadar çok iş yapıyor dendiğinde, neden insanlar beni seçiyor diye düşünmek lazım.

Dışarıdan çok soğuk gözüküyorsun.
Bence güzel bir şey bu. Aslında içimde de bir o kadar komik ve samimiyimdir.

Ama bizim dışarıdan gördüğümüz son derece mesafeli bir insan...
Herkesle samimi bir insan olsaydım, çok daha antipatik olurdu. Benim, herkes beni sevsin gibi bir iddiam yok, ben de herkesi sevmiyorum ki.

Eğer bir insanı herkes seviyorsa orada star yoktur. Bir kısım sevmeyecek, bir kısım sevecek. Sonra sevenlerle sevmeyenler kavga edecekler ki star olsun. Özel hayatımda da böyle benim. Etrafımdaki insanlara hep söylüyorum; bir duruşun olsun, herkes seni sevmesin, herkese iyi davranıp flört etmek zorunda değilsin, bu hoş bir şey değil. Bırak mesafeli bilsinler. Hele ki benim gibi bir meslekteysen, modelsen, zaten insanlar sana ilk önce başka bir gözle bakarak yaklaşıyorlar, o yüzden bırak domuz desinler, ben daha mutluyum.

Modellik ölmedi mi?
Ölmeye başladı bence ne yazık ki çünkü bazı şeyler değişti. Ekrana çıkamıyoruz defilesini yaptığımız şirketin tişörtü ya da şapkasıyla.

Türkiye’nin muhafazakârlaşmasının bu iş üzerinde bir etkisi var mı?
Bence kesinlikle var. Türkiye zaten her zaman muhafazakâr bir ülkeydi; ama şimdi ekranda yayımlanan şeylere daha çok dikkat edilmeye başlandı, filmler de buna dahil. Bu yüzden reklam vermekle alakalı sorunlar oldu. Ben Özge Ulusoy olarak o firmanın adını geçiremiyorsam adamın defile yapmasına gerek yok ki. Nitekim de yapmıyor. Senede iki kere ‘Fashion Week’ oluyor. Yeni bir model nasıl para kazanacak? Ben 10 yıldır bu piyasadayım, kendi koleksiyonumu bile çıkardım, hep yeni bir kapı açıyorum kendime. Üretmek zorundasın.

Mesela siz kendi mayo koleksiyonunuzu yaparken, bunun göğsü çok açık oldu bunu biraz kapatalım dediğiniz oluyor mu?
Evet oluyor ama basın için değil kendim için yaptım. Benim de hiçbir yerde açık saçık fotoğrafım yok, hiç iç çamaşırı defilesine çıkmadım. Dozunda seksidir benim yaptığım işler. Beni takip eden genç kızlara da örnek olmam lazım. Ben de kendi seksapelime dikkat ediyorum açık çekimlerde.

Ulusoy ailesiyle bir yakınlığınız var mı?
Hayır yok. Biz Ankaralıyız. Hiçbir akrabalığımız yok.

Siz galiba beyaz Türk bir aileden geliyorsunuz.
Benim babam Kırıkkale doğumlu. Kırıkkale de o zaman Ankara’ya bağlıymış. Annem İzmir, Alsancaklı. Annem biraz öyledir ama babam köylü bir aileden geliyor. Dedem 6 evladının hepsini okutmuş. Annem tam bir şehirli kadındır. İkisinin arasında gidip geliyorum ben de. İki tarafı da gördüm o güze bir şey.

Model olduğunda baban “Ne yapıyorsun?” demedi mi?
Demedi. Yıllarca insanlar bana modellik yap dedi ama hiç öyle bir düşüncem yoktu. Sonra yaz tatile ‘Elite Model Look’ denk geliyordu, ablam önerdi. Sonunda katıldım. Hayatımda en çok ağladığım 10 gündü. Herkes ajanstandı benim hiçbir şeyden haberim yoktu. Bale yaptığım için ayağımda tırnak bile yoktu. Orada 3. oldum. Sonra buraya geldim, konservatuvarı bitirdim. Uğurkan Erez’le tanıştım ve o zaman asıl modellik kariyerime başladım.

Size en çok ne zaman kızmıştım biliyor musunuz? Hacı Sabancı’yla gece kulübünden çıkıyorsunuz, magazinciler var. Sonra bir anda sizi bırakıp gidiyor. Siz bekliyorsunuz. Sonra adam geri geliyor sizi alıyor. Ben olsam asla binmezdin o arabaya.

Panikten düşünememiş olabilirim. Ya da o şoförü bulmaya gitmiştir. O onu düşünmemiştir, Hacı’yı çok iyi tanıyorum. Biz hiçbir zaman kameralardan kaçmadık. Kötü niyetle yapmadığına eminim. Yoksa binmezdim. Normalde bitmiş gitmiş bir ilişki ama arkasından konuşmak istemem.

Sevgilinin arkasından iyi konuşabilmek çok iyi bir şey.
Hepsinin arkasından değil, beni kıran insanlar hakkında da iyi konuşmuyorum. Özel ilişki gitgide benim için zorlaşmaya başladı. Bir sürü korku oluyor. Beni param için mi şöhretim için mi seviyor diye düşünüyorsun.

Aynı şey senin için de düşünülüyor.
Herkesin ailesi hayırlı bir evlat ister. Hayır demek maddi durumu iyi, düzgün, ahlaklı bir insan demek. Bu böyledir. Benim Hacı hariç o maddi duruma sahip bir insan olmadı. Benim hiçbir erkek arkadaşım ne kiramı ne kredi kartımı ödedi. Ne ev alındı ne araba alındı. Evimi kendim aldım. Herkes kendisi için belli bir maddi durumda insan ister. Ama biz mankenler hep zengin avcısı oluyoruz.

Kaç yaşına kadar model kalınabiliyor? Geçen hafta Yıldırım Mayruk defilesi vardı. Deniz Akkaya ile podyuma çıktım. Tasarımcılar beni istediği ve ben de istediğim sürece podyuma çıkacağım, ne kadar sürer bilmiyorum. Ben kendime yeni işler yaratıyorum, bu yüzden her yerdeyim. Mayo koleksiyonumun çıkması gibi. Annem “Hep kendi ayaklarının üzerinde dur” diye yetiştirdi. Erkekler biraz boynu bükük kız seviyorlar, ilk başta başarı güzel geliyor sonra çekemiyorlar. Ben bunu çok yaşadım. O yüzden bazen anneme kızıyorum! Erkekler ünlüyü taşıyabilecek şekilde olmalı.

Defile için yaş sınırınız var mı?
Hayır yok. 10 yıl önceki fotoğraflarıma bakıyorum, o sıralar hâlâ kendini tanıma var o fotoğraflarda. Kaşımın arasına botoks yaptıracağım. Güzel yaşlanmak elimizde, kimseden de estetik yaptıracağımı saklamayacağım. 10 yıl önceki halimden daha iyiyim. Yaşlanmaktan korkmuyorum, bana yarıyor. Deniz’in (Akkaya) bırakmasına gerek yoktu, Türkiye’ye top modelliği getiren odur.

Hiç Soma’ya gitmeyi aklınızdan geçirdiniz mi?
Evet, ama bu tip durumlarda, afetlerde, ilk etapta bizim gibi insanların oraya gitmesinin bir manası yok. Ben magazin programı yapıyorum çünkü. Kurtarmalar sürerken değil zamanı gelince gideceğim.

Türkiye’nin içinde bulunduğu durum sizi tedirgin ediyor mu?
Evet, ediyor. Hükümetten değil, ülkede sürekli kavga var. 31 Mayıs Gezi’nin yıldönümünde ne olacak mesela. İnsanlar sürekli kin kusuyor Türkiye’de. Az gülüyoruz, herkes mutsuz. Ama her zaman umut var. Türk insanı yeri ve zamanı gelince gerekeni yapar. Üzerimizdeki lanet kalkarsa her şey düzelecek.

Güzellik sırrınız nedir?
Su içmek ve pozitif düşünmek. Eskiden pesimist bir insandım ama artık öğrendim. Mutlu olmak, gülmek. Komik biriyimdir ben. Güzel kadınlara komik rolleri vermiyorlar. Komedi oynamak istiyorum, insanları güldürmek istiyorum artık. Bana hep şımarık kız rolleri geliyor. Kötü kadın da oynamak isterim mesela. Değişik olsun istiyorum.

Mayo defilesine çıkar mısın?
Hayır, çıkmam. Bu yaşta çıkmak istemiyorum o şekilde podyuma. Hiç iç çamaşırı defilesine de çıkmadım.