Rober Hatemo: Düz duvara takmışım tırnağımı bıraksam düşeceğim...

Bir dizide "Yabancı müzik dinler misin?" sorusuna "Rober Hatemo dinlerim" diye cevap verilince dedesi ve kendisinin TC kimliklerini sosyal medyaya koyan Rober Hatemo, "Sen kalkıp bana 'yabancı' diyemezsin! Çünkü onu gerçekten öyle sananlar var. Ben zaten bu gibi konulardan dolayı 'ötelenmiş' durumdayım senelerdir. 2007'den beri hiçbir konsere çağırılmıyorum. TRT ve Power'da yasaklıyım! Çabalamaktan şiştim. Çok yoruldum. Ailem de yoruldu. Düz duvara takmışım tırnağımı, bıraksam düşeceğim gibiyim" diyor.
Rober Hatemo: Düz duvara takmışım tırnağımı bıraksam düşeceğim...

Siz neye kızdınız da nüfus kağıdınızı sosyal medyaya koydunuz?

Twitter’a koydum, Facebook’a da koydum. Facebook’ta çok ses getirdi. Aslına bakacak olursan bu bir durumun patlaması. Bunun konuşulup uzamasını hiç istemiyorum aslında. Seni de kıramam, son bir kez daha söyleyeyim kapansın bitsin. Yılların birikimi. Yani bu benim başıma hep gelen bir şey. Bir yerde benim lafım geçtiği zaman, ya cinsel bir konu, ya belden aşağımla, ya da adımla, soyumla falan filan anılıyorum. Çok sıkıldım bundan! Ben 2006-2007’den beri hiçbir konsere, hiç bir projeye çağırılmıyorum. Bir sürü kanalda yasaklıyım!

Nasıl yani?

Zaten şiştim. Çabalamaktan şiştim. Çok yoruldum. Bunu hak etmiyorum. Hiç kimseyle benim alıp veremediğim bir durumum olmadı. Kavgam gürültüm de olmadı, bilirsin beni yani. Bu dizideki olayı da bana fanlarım yolladı. Böyle böyle diye. Tamam “yabancı” derken makara yapıyorlar, anlıyorum. Diyor “Yabancı müzik dinler misin?” öbürü “Rober Hatemo dinlerim” diyor. Yabancı, yabancı, yabancı üst üste! Anlıyorum bu komedi dizisi, eğlenceli falan filan ama! Hepimiz konuştuklarımıza dikkat ediyoruz. Sen de dikkat et yani. Sen çünkü milyonlara hitap eden bir kanalda bir dizi yapıyorsun. 50 kere onu kontrol etmelisin. Bu kadar profesyonel, işin mutfağından gelen insanların zoru ne? Ben yabancı olsam da, orada bana “yabancı” dediğinde komik olmuyor zaten. O zaman sen de bunun altında başka bir şey arıyorsun. Bazıları demiş ki “O bir komedi, sen alındın” . Ben içime atacağım atacağım da nereye kadar? Olmuyor!

İsmin üstünden bir komedi yapıyorlar.

Aynen. Özellikle bu zamanda doğru bir şey değil bu. Şimdi benim gibi hassas düşünen insanlar çoğu da böyle bir klip çekerken bile bazı renkleri yan yana getirmeye çekiniyoruz mesela! Hepimiz böyleyiz. Cümle kurarken 50 kere düşünüyoruz. Özellikle canlı yayınlarda “gak guk” olup duruyoruz. Rahat değiliz sonuçta, bu bir gerçek. Sen de kalkıp bana “Yabancı” diyemezsin! Çünkü onu gerçekten öyle sananlar var. Ben zaten bu gibi konulardan dolayı “ötelenmiş “durumdayım senelerdir. Benim rahatsızlıklarım var, aile bakıyorum, para kazanmak zorundayım. Senelerdir cepten yiyorum. Artı bunun psikolojisi de kötü bir şey. Benim atalarıma hakaret bu. Benimde o an aklıma geldi. Ben biraz ailemin geçmişini araştırmaya, bir şeylerini saklamaya meraklı biriyim. Dedemin kimliğini saklamıştım. Bir asırlık kimlik. Üstünde gördüysen TC var. Ben yabancı değilim dedim. Kötü bir şey de demedim. Onu başka türlü algılayabilirler. Kim ne derse desin. Şu an da toplumumuz o durumda. Bunu kaldırabilecek günlük gülistanlık bir durumda değil yani memleket. Ayrıca bunu yeni yetmeler yapıyor. Saçma saçma şeylerden komediler.
Bütün dedemin dedesinin dedesine kadar TC. Kırşehir anne tarafı, Sinop-Kastamonu baba tarafı. Tam da Anadolu’dan gelme bir çocuğum ben. Yani yabancı diye makara yapılmasının bir anlamı yok. Bu hep böyle olduğu için benim hayatımda. Ben yarım trilyonluk bir albüm yaptım. Pantolon delik diye konuşuluyorum! Tamam bunlar magazinsel olaylar, bunlar da olacak. Yasak olduğum televizyonu da söyleyebilirim benim için hiç sorun yok.

Nereden yasaklısınız?

TRT’de yasaklıyım. Power’da yasaklıyım.

Power’da niye yasaklısınız?

Bilmiyorum.

Bu sizle mi ilgili yoksa yaptığınız müzikle mi ilgili?

Yaptığım müzikle ilgili olamaz. Benim yaptığım müzik gibi yapanları yayınlıyorlar. Serdar Ortaç gibi. Yanlış anlamasın hiçbir sanatçı arkadaşım. Bir de kendi kendilerine yaftalarda bulunuyorlar. Arabesk diyorlar. Hayır arabesk değil. Arabeski Emrah yapıyor, İbrahim Abi yapıyor. Arabesk değil benimkisi, Türk pop müziği. Benim yaptığım müzik ‘Pabucumun dünyası’ etnik müziktir. İçinde her şey var. Arabesk değil, içinde Arap motifleri var, rock var, hip hop var.

Sırf isminiz Rober diye başınıza bu kadar şey geliyor olamaz!

Peki neden? Birisi söylesin bunu bana? Çünkü ben albüm yaptığımda ortaya çıkan bir tipim. Ben de böyle seçtim, zaten düzen de bana bunu getirdi. Üzülüyorum kardeşim bu duruma. İnsanlarda bir ayrımcılık merakı bir bilmem ne!

Başka bir dine inanmanız mı buna sebep oluyor?

O da var! Ben başka bir dine inanmıyorum. Ben Allah’a inanıyorum. İslamiyet’e de inanıyorum. Öyle doğmuşum yapacak bir şey yok. Alevi doğmuş, Laz doğmuş, Hristiyan doğmuş, Kürt doğmuş, Sünni doğmuş… İnsanım ve TC kimliğim var. Bu TC kimliğini de bana geçen sene vermediler. Benim dedem 74’te Kıbrıs Harekatı’na gitmiş , annem bana gebeyken. Hamile kadını bırakıp beş sene askerde taş kırmış. Ben 18 ay askerliğimi yaptım, vergilerimizi veriyoruz. Bunlarla övünmüyorum, yanlış anlaşılmasın. Berbat bir haldeyiz yani. Bunun altında ne dini, ne politik ne reklama dair hiçbir şey yok. Bana yabancı dediler ve ben de bu konulardan dolayı zaten sıkıntılıydım, ben de kimliklerimi koydum.

Siz yeni yeni mi bunu hissetmeye başladınız? Yoksa çocukluğunuzdan beri böyle şeyler oluyor mu?

Ben askere gittim, adımı söyledim. Rober Hatemo İstanbul deyince, komutan benim ağzıma bir tokat çakınca yere düştüm. Bu ne biçim isim lan diye!

Gerçekten mi?

Niye yalan söyleyeyim. Ben onların hepsini yuttum. Cahilliğe veriyorum bunları. Ama 2007’den beri çok şey oldu. Yaklaşık 8 senedir falan, fazla yoruldum. Ben 40 bin, 50 bin kişilere konser veren insan, bir tane konsere gidemiyorum. Beni ite ite klüp sanatçısı yaptılar çıktılar işin içinden. Yoksa para kazanabileceğim bir yer yok. Yani hiç mi bir insanın hakkında hoş bir şey konuşulmaz, yazılmaz. Bu kadar da olur mu?

Klipte pantolonunun yırtık olma mevzusu?

Hiç dikkat etmemiştim. Dans ederken pantolonun dikişi açılmış, kamera da bunu yakalamış. Eyvallah. Hiç kimse reklam olsun diye pantolonunu delmez. Kimse böyle bir şeyi akıl etmez. Öyle benim bahtıma olan bir şeydi. Eğri oturup doğru konuşalım bir de dönüşü oldu bunun. Bunlar sana reklam olarak dönüyor.

Ben sizi bir buçuk yıldır falan görmüyorum. Ama söyleyeyim. Böyle bir elleriniz titriyor, gözlerinizi kırpmaya başlamasınız, garip garip tikler gelmiş!

Sinirlerim bozuk, rahatsızım. Sanki hiç yokmuşum gibi davranılmasından sıkıldım. Ben bir iş yaparım, hiç ses getirmez, seyredilmez. O zaman kırarım kıçımı otururum, hiç ses çıkarmam. Ama öyle bir durum yok. Ben yayınlanmayan kliple, sağ olsun Kral Pop yayınladı. Orada listeye girmedi. Ama 7 milyon tıklanmış. Sadece Youtube. Bunun TTNet’i milyon milyon da orada var. Demek ki bir şey var. Dinleniyorum. Ama beni zorla “başarısızlık sendromuna” sokuyorlar. Ama yok öyle bir şey. Ben de ne yapacağımı şaşırdım. Power Türk yayınlamıyor, tamam. Onu anladık. 2007’den beri bunu kabul ettim. “Senden çok var”dan kaç ödül aldım? Satış ödülleri, tıklanma ödülleri. En çok tıklanan ödülü aldım. Bandrol ödülü aldım. Bir Tarkan aldı, bir de ben aldım sanıyorum. Kendim gittim CD’yi ellerimle vermeme rağmen yayınlamadılar. Power’ı anladım da TRT’ye ne oluyor? Ayrıca niye Türk kültürünü yansıtan motiflerin olduğu şarkıları yayınlamak istemiyor kanallar. Böyle bir şey var. Ben anlamadım yani.

Peki var mı bir çözüm ürettiğin?

Hakkımı arayacağım. Sustum sustum sustum bir şekilde, kimliklerle patlama noktası oldu benim için. Olay dizi değil!

Diziye patladım diyorsun? O da son nokta oldu.

Mahalle komedyenleri. Bence komedyen falan değiller!

Ama oynayanın suçu yok, yazana bakmak lazım.

Aynen öyle. Ben tiyatro yapmış adamım. Komedinin ne olduğunu biliyorum. Zeki Alasya ve Metin Akpınar’larla büyümüş adamım. Hepsiyle sohbetim olmuştur. Az çok bilirim ben de komediyi. İnsanı aşağılayarak komedi olmaz!

Hepimizin bir “kullanım süresi” var, popüler kültür çabuk tüketiyor. Belki de sen bunlara bağlıyorsun?

Ama miadım dolmuş olsa 7 milyon tıklanmaz klibim değil mi? Onu diyorum işte. Susacağım, kıracağım kıçımı oturacağım. Yaşlındın diyeceğim, yaşlı da değilim. Bittin diyeceğim, dinlenmiyorsun diyeceğim. Ama öyle bir durumda yok.

Belki halkın beğenisi değişti?

Yok hayatım beğeniyorlar beni.

Yaptığınız müzik anlamında söylüyorum. Mesela siz müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Ben etnik pop yapıyorum. ‘Esmer’le çıktım. Anonim etnik müzik. Ben öyle çıktım, öyle devam ediyorum. Her yerden motifler var. Etnik iş yapıyorum, fantezi ya da arabesk değil.

Ben de diyorum ki siz çıktığınızdan beri etnik pop yapıyorsunuz belki de dinleyici artık etnik poptan sıkıldı?

Etnik poptan sıkılacak bir durum yok! Bir kere ben 3 ayda bir şarkı yapan biri değilim.

En son 3 sene oldu herhalde.

Tabi. Artı bunu satışlarım ve dinlenme oranlarım ortada gösteriliyor zaten. Yani bu dediğin bence geçerli bir sebep değil. İnan böyle bir durum olsa ben çeker giderim. Ben zaten kendimi biliyorum. İleride de yaşlanınca saçım dökülünce sahneye çıkıp dans etmem. Ama o durumda değilim şu an ve dinleniyorum. Daha 40 bile olmadım ben.

Siz bu iş sıkıntılarından dolayı mı kendinizi spora verdiniz?

Ben hep çelimsiz bir çocuktum. Çocukluğumda da askerliğimde de bu çelimsizlik beni çok sıktı. Biraz görsel olarak hacim istiyordum. Uzun sürede oldu. Başardım bunu. Biraz da zamanın da denk geldi. Spor salonu bile yaptım. Ben yarışmalara katılıyorum. Benim partnerim vardı Türkiye dördüncüsü oldu. Ben baya ciddi girdim bu mevzuya.

Sonra girdin mi yarışmaya?

Ben girmedim. Bir rahatsızlık geçirdim o senelerde. Bütün yaptığım her şey gitti. Birkaç sene rahatsızlık yaşadım. Mide, bağırsak hastalıklarım oldu. Yaralar maralar bir şeyler oldu. 58 kiloya kadar düştüm. Sonra toparladım. Doktor bana “Spor yaptığın için çabuk toparlandın” dedi.

Niye olmuş?

Üzüntüden.

Bir tek CD zamanları piyasaya çıkıp sonra kapanmak bir taktik mi?

Yok niye taktik olsun. Her yerde yasaklıyım. Konser veremiyorum. Albüm çıktığında biraz işte ortaya çıkıyorum. Öyle denk geliyor. Sizlere anormal geliyor bu. İnsan bir iş yaptığında ortada olur zaten. Bütün dünyada bu böyle. Bütün sanatçılar bir şey yaptığında ortada olur sonra kendini nadasa alır ve toparlar. Her dakika benim televizyonda olmama gerek yok ki. Ben sunucu değilim, dizi oyuncusu da değilim her gün televizyonda olayım. Ama maalesef her gün televizyonda olmak gerekiyor artık! Hiçbir vasfı olmayan adam bir iki hafta televizyonda görünüyor diye 100 bin 200 bin takipçisi oluyor sosyal medyada! Sonra ne olacak o? Bitecek ve psikolojisi berbat olacak.

Yorgun mu hissediyorsun kendini?

Evet, yorgunum ve hiçbir şey istemiyorum aslında. Bir dönem şarkı söylemek de istemiyordum.

İstemiyordun?

İstemiyordum. Albüm ile birlikte kendimi motive ettim ve tekrar normale döndüm. Fakat her koşulda ve her yerde aşağıya çekmeye çalışanlar maalesef bir değil iki değil üç değil.

Neden şarkı söylemek istemiyordun?

İstemiyordum. Soğudum. Hakkını alamıyorsun ve hakkını alamayan bir kişi buna kaç yıl dayanabilir?

Ticaret mi yapacaksın, ne yapacaksın?

Ticaretten de hiç anlamıyorum ama bir şey yapacağım. Göz önünde olan herkesin uğraşanı çoktur. Eyvallah. Ama benimki ekstra çok. Bu böyle katlana katlana gidiyor. Ailem de yoruldu. Benim üzülmeme onlar da üzülüyorlar. Düz duvara takmışım tırnağımı, bıraksam düşeceğim gibiyim.

O kadar?

O kadar. Sen hiç duydun mu bana destek olan birini? Yok, yani benim bir destekçim. Her şeyi kendim yaptım. Yaptığım iş sevilmese iyi kötü hiç konuşmayacağım ve bundan dolayı diyeceğim. Konuşma, konuşma, konuşunca da “bu bitmiş, ondan konuşuyor” diyecekler, diyorlar. Bunu yaptırtmak istemiyorum çünkü öyle bir şey yok. Sus, sus, sus o da olmuyor. Ortamdan ikiye ayrıldım yani!

Keşke annem ve babam bana başka bir isim koysaydı diye düşünüyor musunuz? Bir şey değişir miydi yani?

Daha kolay olurdu.

Yani biz o kadar ayrımcı insanlarız?

Halk beni sever. Sosyal medyada binlerce yorum geliyor. Bana böyle yazan hiç olmadı. Zaten ben bu kadar ayrımcılığa maruz kalsaydım 18 sene ayakta kalamazdım. Halkın beni dinlemesi, sevmesi ile ayakta kalabildim. Benim bir evim, arabam varsa bundan oldu. Çok şükür, hepsinden Allah razı olsun. Başka şeyler bunlar. Bu işler böyledir biliyorsun. Şimdi hiçbir gayrimüslim benim kadar popüler olmadı Türkiye’de!

Öyle demeyin. Hayko Cepkin var. Fedon var.

Rober dediğin zaman sana 10 tane şarkımı sayarlar ama Hayko dediğin zaman sayamazlar. Fedon hadi tamam. Fedon niye yok yıllardır? Hadi konuşalım.

Yaşlandı.

Fedon 18 yaşında mı meşhur oldu? Zaten yaşlıydı adamcağız.

Peki, tüm bu olanları “tutucu” bir ortamda olmamıza mı bağlıyorsunuz?

Bence tutucu ortam yok. Zorla öyleymiş gibi gösteriyorlar. Öyle olsa ben bunu halktan da görürüm!

Siz kulüplerde çıkıyorsunuz ve bundan mutsuzsunuz öyle mi?

Kluplerde, ekstralarda, özel gecelerde, düğünlerde, Kıbrıs’ta çıkıyorum sahneye. Zaten İstanbul’da bir tane klüp var, birinci sınıf iş yapan!

Sizi her şeye karşı çok negatif gördüm. Niye öylesiniz?

Yok, her şeye negatif değilim.

Sinirli gördüm sizi?

Evet, sinirliyim!

Piyasaya, her şeye?

Sana söylüyorum. 2007’den beri ben bunu çekiyorum. 3 tane albüm var bunun içinde. Niye az albüm yapıyorsun? Yapıyoruz da ne oluyor? Bir sanatçıyı ödül kamçılar. Ben bunu hiç yaşamadım. Kim sattı 500 binleri? Bakkal Mehmet efendi mi sattı? Ben niye hiç ödül alamıyorum ki? Bir tane alır insan 18 sene içerisinde değil mi? Ben biliyordum bu zorluğu ve kabullenmiştim, ama biraz fazla oldu. Para kazanmak çok zor oldu, yaptığını göstermek zor oldu. Bir de kulp takıyorlar. Yayınlamıyorum çünkü “seni sevmiyorum” de abi. Play tuşunu, bir de bilgisayarı biliyor diye DJ olmuş ya da televizyonda bilmem nesi var diye DJ olmuş insan senin müziğini eleştiriyor! Yapsana işini. Sen kimsin ki benim müziğimi eleştiriyorsun? Herkes her şeyi eleştiriyor ama yapamazsın. Ben yapıyor muyum?

Hatırlarsın. Eskiden TRT denetleme kurulu vardı. Şarkıcılar şarkı geçti mi geçmedi mi diye denetlerdi.

Evet, ben ilk albümü yaptığımı yaptığımda bu dönemdeydik. Atilla Taş abiyle şarkı geçsin diye kaç defa söz değiştirdik.

Hiç gitmeyi düşündünüz mü?

Kim düşünmüyor? Şöyle bir gece vakti üzerime montumu atıp yağmurun altında yürümeye hasret kaldım. Anca yurtdışında yapabiliyoruz!

Temelli gitmekten bahsediyordum.

Temelli gidemem. Ben ailesine, atalarına çok bağlı biriyim. İçimde öyle birisi var, biliyorum. Bayramda seyranda anneanneme gitmeden rahat edemem. Doğduğum sokakları görmeden rahat edemem. Nasıl yapacağım yani? Ama arada kaçıp gideceğim bir yer olsun istiyorum!

Profesyonel destek alıyor musun?

Rahatsızlığım dönemimde birkaç kere gittim. İlaca bağlı yaşamak istemiyorum. Kendimi motive etmeyi biliyorum. Ben biliyorum kendimi. Birdenbire rahatlayacağım ve o döneme de girdiğimi düşünüyorum.

Ne yapıyorsun rahatlamak için?

Bu dönemlerde yapacak hiçbir şey bulamıyorum. Ya film izlerim, ya da belgesel. ‘Bu Stil Benim’i 2 sezon gece gündüz izledim.

Çok seviyorsunuz?

Sevdim. Hem eğlenceli hem de yeni geldi. Hem de ben anlarım bu işlerden doğru şeyler gösterdiler ve Türk halkı doğru şeyler öğrendi.

Nur’u sevdiniz mi orada?

Hepsi zaten eski tanıdığım insanlar. Kemal ile ben Bakırköy Meydan’da klip çektik. Nur zaten yıllardır bu piyasa da ortak arkadaşlarımız, merhabamız var. Nur’un ben bu kadar konuşkan, tatlı olduğunu bilmiyordum. İvana’yı da idealist buluyorum.

İsmim Rober diye iş vermiyorlar diyorsunuz , kadının adı İvana ve iş yapıyor. O nasıl olacak?

Bilmiyorum. Ona bakarsan bir tane futbolcu var!

Pascal.

Bilmiyorum da her yerde o var! Yani bu dediğin şeyler bir tane, iki tane çok az. Bilmiyorum, bana patladı herhalde. O dönemlerde Türkiye’de en çok satan gazete Hürriyet ve Sabah’tı. Kelleme 50 bin dolar konuldu.

50 bin dolar mı? Ne diye?

Öldürmek için.

Ne zaman oldu?

2006.

Kim koydu kellene?

Ergenekon olaylarının patladığı dönem. Benimle ne alakası varsa artık.

Ergenekon’da?

Evet. Bir tane yazar ve bir de benim. Araştır bak.

Rober’i öldürün diye mi?

Gittim 3 ay filan yurtdışında kaldım. Abuk sabuk şeyler hep benim başıma geldi. Normal değil bu. Bir sayfa haber oldum kellesine 50 bin dolar konuldu diye. Ee benim anam var, babam var, kardeşim var ve ben varım. Politikadan da hiç anlamam. Hiçbir yerde hiçbir şey de konuşmamışımdır. Buna kadar yaşadım ben. Nasıl elim ayağım titremesin.

Ruh sağlığım nasıl normal olsun diyorsunuz?

Nasıl olsun yani!