Baros?a gereksiz kart!

Penaltı mıydı, değil miydi? Kararsız kaldım ancak hakem Selçuk Dereli tereddüt dahi etmedi, sarı kartını Baros?a gösterirken. Hakemleri ?yerme?, kimi zaman da ?yerden yere...

Penaltı mıydı, değil miydi? Kararsız kaldım ancak hakem Selçuk Dereli tereddüt dahi etmedi, sarı kartını Baros’a gösterirken. Hakemleri ‘yerme’, kimi zaman da ‘yerden yere vurma’ eylemi ve de söylemi ‘sıcak’ gelmedi bana hiçbir zaman ancak bu kez ‘nedenim’ var!
Mahmut Tekdemir’in ceza alanı içinde Baros’un dengesini bozduğunu anlayabilmek için ne spor yazarı ne de eski hakem olmaya gerek var. Pozisyon ‘penaltı’ olarak değerlendirilir ya da değerlendirilmez ancak Baros’a o pozisyon nedeni ile kart gösterilemez. Selçuk Dereli, önyargılıydı dün gece sahada, Milan Baros’a karşı! Bunun nedeni de Çek futbolcunun karşılaşmanın hemen başında Dereli’nin düdük çalmadığı faul sonrası elleri ile yaptığı itirazdı. Selçuk Dereli, Milan  Baros’a kart göstermeyi kafasına koymuştu, zira sıkışmıştı.
Bunu da yaptı ve beni fazlası ile rahatsız etti. Dün gecenin güldüreni Servet’ti! Ayağını araya soktu top ağlarla buluşmak üzere kalenin yolu tutarken Servet ellerini açtı, yüzündeki maskesinin altında gülücükler belirdi, o kısa anda sevinç gösterisinin başlangıcına start verdi ama talih bu ya, top üst direğe takılıverdi. Köşe atışından gelen topu kafasıyla ağlara gönderen Harry Kawell oldu, ilk yarının bitimine altı dakika kala. Savunma bloğunun önündeki Ayhan ile Meira durgundu, belki de yorgun.
Lincoln ise derbinin ikinci yarısından bu yana ortada yok. Brezilyalı futbolcu bir süredir ‘saklanıyor’ sahanın ve oyunun içinde. Sadece ‘oynuyormuş’ gibi yapıyor. Baros ise top alamamaktan yakınırken, rakiplerinin sıkı markajından yılıyor. Dün gücü oyunun yükü diğerlerine oranla daha çok Arda ile Kewell’ın üzerindeydi, ‘hırçın’ Sabri’yi de unutmamak gerekli. Öyle görünüyor ki, Sabri edepsizliğinin faturasını fazla mesai yaparak ödemeye niyetli!
Kewell’ın yerine alan genç Aydın Yılmaz da çalışkanların asına katıldı. Baros kırmızı kart görmeden yerini Ümit Karan’a bıraktı ve biraz daha hareket geldi. Rakibi göz ardı etmek olası değil, Abdullah Avcı’nın öğrencileri derslerini çalışmışlar ama kaleci De Sanctis ile karşı karşıya kalan Erman Kılıç kaytarmış belli ki! Yoksa son vuruşu yapar ve eşitliği sağlardı. Bebbe ya da yeni adıyla Alper Aydın epey çabaladı ama bireysel çabası çok şey ihtiva etmedi.
Saklanan Lincoln karşılaşmanın sonlarında ortaya çıktı ve attığı golle yengiyi pekiştirdi. Galatasaray çok mu iyi oynadı? Tabii ki ‘hayır.’ Attı ve kazandı, üç önemli puanı. Zaten son haftalarda ‘iyi oynayan’ yok. Takımların hemen hemen hepsi ‘günü’, teknik
adamlar da ‘paçayı’ kurtarma çabasında. Bizlerde aralarında idare edip duruyoruz!