Beşiktaş?ı kimler yönetiyor?

Güldürmüştür, omuzlarda karşılanan futbolcuların sessiz sedasız gidişleri, oldum olası beni. Şaşalı karşılama törenlerinin ardından gerisin geriye postalanan futbolcuların hallerine değil de,onları transfer ederken mangalda kül bırakmayanların düştükleri durumlar güldürmüştür genelde! Beşiktaş, Yıldırım Demirören yönetimi ile bu konuda rekora koşuyor. Karıştırmaya başladım; Kimler geldi, kimler geçti... Bir tanesi için de; “Hiç birisi senin kadar sevilmedi...” yorumu yapılabilse, neyse!.. Son örneğimiz Panathinaikos’tan bonservis bedeli olmaksızın transfer edilen
Hırvat oyuncu Anthony Seriç... Panathinaikos yandaşlarının Seriç için internet ortamında yazdıklarından kısa bir alıntı: “Onu havaalanında vurun! Böylece iyi bir sezon geçirirsiniz...” Güler misiniz, ağlar mısınız? “Seriç, futbolcu değil. Onu takımınıza katmanız, ya sol tarafınızda büyük bir deliğe ya da bir kişi eksik oynamanıza neden olur. Seriç dünyanın en iyi futbolcusu. Ama karşı takımlar için...” Ne demeli bilinmez ki!x
Menajer Sinan Engin, Panathinaikos yandaşlarının yorumlarına nasıl yanıt vermişti? “Gordon’a göre Maradona’yı transfer ettik. Aldığımız oyuncunun arkasındayız. Ona sallayanlar önce Seriç’in kariyerine baksınlar. İtalya’da ne kadar oynamış, kaç kere milli
olmuş onu bir araştırsınlar. Seri A’da bu kadar oynayıp, bu kadar milli olan böyle bir oyuncunun, daha Beşiktaş’ta oynamadan bu şekilde eleştirilere maruz kalması doğru değil...” Anthony Seriç bir kez daha neden gündeme geldi? Büyük umutlarla geçen sezonun ortasında transfer edilen Gordon Sciheldenfeld’in ‘Gitmeyeceğim’ şeklindeki kendince ‘haklı’ çıkışının ardındın Seriç’in sözleşmesinin zorunlu olarak askıya alması nedeni ile...
Gordon Sciheldenfeld bizden çok daha iyi biliyor, Beşiktaş’tan başka hiç bir kulübün bu parayı kendisine ödemeyeceğini. Bu durumda da gitmemek için direnmesine kızmak anlamsız. Üstelik, Beşiktaş’a durduk yerde transfer de olmadı ki, birileri talip oldu ve o da kırmadı, geliverdi! Görünen o ki, Gordon büyük olasılıkla 2 milyon dolar tutarındaki bonservis bedeline karşın, elini kolunu sallayarak serbest kalacak ardından da ‘bedava’ transfer edilen Seriç kadroya dahil olacak. ‘Bedava’ Anthony Seriç’in bedeli de Beşiktaş için 2.5 milyon avro ihtiva edecek. Bu yadırganası durum mudur? Belki kabul edilebilir, ancak ilk kez yaşandığında. Her transfer döneminde yanılgılar yinelenince, istem dışı ‘düşündürücü’ olup çıkıyor! Diğer transferleri de mercek altına alırsak daha ciddi ‘sorunların’ gözler önüne serileceği ‘sır’ değil! Sünnet düğünlerindeki gibi birer dolarlık banknotlar değil ki havaya savrulanlar, milyon avrolar! Beşiktaş’ın geleceği ipotek altında, Yıldırım Demirören’in değil, Beşiktaş’ın milyarları kimlere, hangi şartlarda, nasıl dağıtılıyor? Ben kongre üyesi değilim, bunun hesabını sorma olanağım yok! Yansız irdeleme yapmakla yükümlüyüm. Peki kongre üyeleri ne düşünüyor bu konuda? Oturdukları yerden ahkam keserek kulübün batışını mı izleyecekler? Beşiktaş’ın geleceği için bir platform oluşturamayacaklar mı? Mevcut yönetime, ‘Ne yapıyorsunuz?’ diyemeyecekler mi?
‘Beşiktaş’ı kimler yönetiyor?’ sorunu yöneltemeyecekler mi? Merak ettim sadece!